ADANA EKOLOJİ PLATFORMU: PLASTİK ATIK İTHALATI YASAKLANMALIDIR!
Adana Ekoloji Platformu, "Atık Plastik İşyerlerinde Çıkan Veya Çıkarılan Yangınları Önlemek Mümkündür!" başlıklı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Platform yaptığı yazılı açıklamada; "17 Nisan 2026 Cuma günü Adana Sarıhamzalı’da bulunan bir plastik atık işyerinde büyük bir yangın çıktı. Adana Büyükşehir İtfaiye Müdürlüğü ekipleri Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile birlikte yangını söndürebilmek için saatlerce çalıştı. Yangından yükselen siyah zehirli duman bütün gün çevreye yayıldı" dedi.
Adana Ekoloji Platformu açıklamanın devamında şunları ifade etti;
Adana Valisi ve Seyhan Kaymakamı olay yerine gidip söndürme çalışmalarına nezaret ederek açıklamalarda bulundular. Ölen ve yaralanan olmadığını, yangını söndürebilmek için itfaiye ekiplerinin yoğun bir çalışma içinde olduğunu olay yerindeki basın mensuplarına söylediler. Plastik atık işyerlerinde neden bu kadar sık yangın çıktığı konusunda ise konuşmadılar.
Bu konuda söylenmeyen gerçekleri kamuoyuna açıklamak gerekiyor. Her yıl yüzbinlerce ton plastik atık Avrupa ülkelerinden “ithalat” adı altında Türkiye’ye getirilmekte, bunların büyük çoğunluğu da Mersin limanına, oradan da Adana’ya gelmektedir. “Geri dönüşüm” adı altında bu plastik çöplerin yarısından daha az kısmı plastik atık işletmelerinde işlenip, tekrar ikinci sınıf plastik üretilmekte, işe yaramayan büyük kısmı ise kanallara, derelere dökülmekte, gelişigüzel atılmakta ve son çare olarak ta yakılmaktadır. Plastik atık işletmelerinde bu kadar sık yangın çıkmasının nedeni budur. Bu söylediğimiz gerçek bütün Adanalılar tarafından bilinmektedir ve kayıtları itfaiye belgelerinde bulunmaktadır.
Bu konuda kamuoyunda konuşulmayan bir gerçeğin daha belirtilmesi gerekiyor. Plastiğin hammaddesi petroldür, ama plastik sadece petrolden ibaret değildir. Plastiğin birçok çeşidi vardır ve istenilen çeşit plastik elde etmek için içine binlerce sayıda olan kimyasallardan uygun olanlar ilave edilir. İçine karıştırılan bu kimyasal maddeler plastiği daha da tehlikeli hale getirir. Plastik atık yangınlarında atmosfere karışan siyah duman, petrol ve kimyasalların zehirleyici etkisini birlikte taşır. Sadece nefes aldığımız havayı kirletmekle kalmaz, bütün canlılara ve doğaya kalıcı zarar verir.
Her yıl defalarca yaşamak zorunda bırakıldığımız bu yangınlar konusunda şu soruların cevaplarını ısrarla almak istiyoruz:
— Plastik atık işyerleri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından aldıkları çalışma lisansıyla faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bakanlığın Adana İl Müdürlüğü yetkilileri bu işyerlerini yeterince denetliyor mudur? Cevap “evet” ise, bu işyerlerinde neden bu kadar sık yangın çıkmaktadır? İki ihtimal var. Ya iyi denetlenmiyor veya yangınlar kasıtlı çıkarılıyor. Hangisi doğrudur?
— Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü her yangından sonra rapor tutmak zorundadır. Plastik atık işyerlerinde defalarca çıkan bu yangınlar için tutulan raporlarda hiç kasıt unsuru bulunmuş mudur? Bulunmuş ise, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş mudur? Sonuç ne olmuştur? Yoksa, bütün yangınlardan sonra tutulan raporlarda yangının kendiliğinden çıktığı mı söylenmiştir? Aynı tür işyerlerinde çıkan bu kadar çok yangın hep “kendiliğinden” mi çıkmıştır? Tesadüfün bu kadarı fazla değil midir?
Anayasada temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı açıkça yazmaktadır. Birleşmiş Milletler ve Yüksek Adalet Divanı da aldıkları birçok karar ile çevre kirliliğinin bir insan hakkı ihlali olduğunu ve bütün insanların çevre kirliliğine karşı korunmasının temel insan haklarından olduğunu belirtmişlerdir. Adana’da plastik atık işyerlerinde çıkan veya çıkarılan yangınlara, neden olduğu zehirleyici kirliliğe artık tahammülümüz kalmamıştır. Avrupa ülkelerinin plastik çöplerinin Adana’ya getirilip, yakılmasına son verilmelidir. Yüzyıllardır devam eden sömürgeciliğin bu şekilde sürdürülmesinin, ülkemizin buna sahne olmasının ayıbı buna izin verenlerin üzerindedir. “Sıfır atık” kampanyası düzenleyen siyasi iktidar konuyu tekrar düşünmelidir. Bu yıl Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan Birleşmiş Milletler COP31 toplantısına Türkiye ev sahipliği yapacaktır. Milyonlarca ton “atık” adı altında çöp ithal eden bir ülke, bu durumu uluslararası camiaya nasıl izah edecektir?
Yetkilileri uyarıyor ve talep ediyoruz:
PLASTİK ATIK İTHALATI YASAKLANMALIDIR!
18 Nisan 2026




