ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısı küresel güney ülkelerinde sert tepkiyle karşılandı. Birçok ülke saldırıyı uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirirken, Çin “egemen bir devletin liderinin açıkça öldürülmesinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı. Analistler ise savaşın arkasında “emperyalist güç gösterisi” olduğunu savunuyor.

Küresel Güney’den savaş karşıtı sert açıklamalar
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki birçok ülke tarafından uluslararası hukuka aykırı ve tehlikeli bir tırmanış olarak değerlendirildi.
Birçok hükümet, Washington ile Tahran arasında yürütülen nükleer program ve füze kapasitesi konulu müzakerelerin sonuçlanması için yeterli zaman tanınmadan saldırının başlatıldığını belirtti. Analistler de çatışmayı, “kolonyal dönemleri hatırlatan bir güç gösterisi” olarak yorumladı.
Çin: “Egemen bir devletin liderini öldürmek kabul edilemez”
Çin yönetimi, saldırılara en sert tepki gösteren ülkelerden biri oldu. Pekin, egemen bir devletin liderinin hedef alınmasını uluslararası hukukun ağır ihlali olarak nitelendirdi.
Birçok ülke de benzer şekilde, devlet başkanlarının hedef alınmasının uluslararası hukuk tarafından yasaklandığını hatırlattı.

Pakistan ve Güney Afrika’dan hukuki eleştiriler
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi nedeniyle taziye mesajı yayımladı ve uluslararası hukukun devlet liderlerini hedef almayı yasakladığını vurguladı.
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ise saldırıların “önleyici savaş” gerekçesine dayandırılmasını sorguladı. Ramaphosa, meşru müdafaanın yalnızca silahlı bir saldırıya karşı mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Temelde siyasi olan sorunların askeri bir çözümü olamaz.”
Brezilya: “Müzakere süreci varken saldırı kabul edilemez”
Brezilya hükümeti, saldırıların taraflar arasında yürütülen müzakereler sırasında gerçekleştiğini hatırlatarak ciddi endişe duyduklarını açıkladı.
Brasilia yönetimi, barışa giden tek yolun diplomasi olduğunu belirtti.
Türkiye ve bölge ülkelerinden tepki
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da saldırıları kınadı. Erdoğan, saldırıların İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından “kışkırtıldığını” söyledi.
Umman Dışişleri Bakanı Bedr Albusaidi ise saldırıdan bir gün önce taraflar arasında anlaşmaya çok yaklaşıldığını belirterek ABD’ye şu çağrıyı yaptı:
“Bu savaşa daha fazla çekilmeyin. Bu sizin savaşınız değil.”
Umman hava savunma sistemlerinin iki insansız hava aracını düşürdüğü, bir diğerinin ise Salalah Limanı yakınlarında düştüğü bildirildi.
Küba ve Malezya: “Barış için diplomasi şart”
Küba yönetimi yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in bölgesel ve küresel barışı bir kez daha ciddi biçimde tehlikeye attığını belirtti.
Malezya ise uluslararası anlaşmazlıkların yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Endonezya yönetimi de İran ile yürütülen müzakerelerin başarısız olmasından “derin üzüntü duyduğunu” açıkladı. Endonezya Cumhurbaşkanı, diyaloğu yeniden başlatmak için Tahran’a gitmeye hazır olduğunu bildirdi.
“Savaşın arkasında emperyalist motivasyon var”
Johannesburg Üniversitesi siyaset profesörü Siphamandla Zondi, Batı’da savaşların çoğu zaman “ahlaki amaçlar” üzerinden meşrulaştırıldığını ancak küresel güney ülkelerinde savaşın bir başarısızlık olarak görüldüğünü söyledi.
Zondi’ye göre bu savaş, küresel güç ilişkilerinin bir yansıması:
“Bu bir tahakküm ve boyun eğdirme savaşıdır. Bu nedenle emperyalist tonlar ve motivasyonlar taşıyor. Böyle bir yaklaşım dünyayı herkes için daha güvensiz hale getiriyor.”
Avrupa’ya “çifte standart” eleştirisi
Bazı yorumcular Avrupa’nın uluslararası hukuk konusundaki tutumunu da eleştirdi. Avrupa ülkelerinin, ABD’nin Grönland’ı ilhak girişimi karşısında hukuku güçlü şekilde savunduğunu ancak İran savaşında sessiz kaldığını belirtti.
“ABD artık meşruiyet değil zor kullanıyor”
“The Once and Future Global Order” kitabının yazarı Amitav Acharya’ya göre ABD geçmişte küresel sistemde meşruiyet ararken artık daha çok zorlayıcı güç kullanıyor.
Acharya, Çin’in gelişmekte olan ülkelere yatırım ve ekonomik işbirliği teklif ederek “yumuşak gücünü” artırdığını da belirtti.
“Küresel güneyde birçok ülke ABD’ye karşı denge oluşturacak yeni bir güç koalisyonu arayışına girecek.”
Latin Amerika’da yeni müdahale korkusu
São Paulo’daki Fundação Getulio Vargas Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler profesörü Oliver Stuenkel ise Latin Amerika’da yeni müdahaleler konusunda ciddi endişe olduğunu söyledi.
Stuenkel’e göre Trump yönetiminin Venezuela ve İran’daki adımlarından güç alarak Küba’yı da hedef alabileceği konuşuluyor.
“Uluslararası hukukun sistematik biçimde aşındırıldığı yönünde güçlü bir algı var. Bu durum özellikle askeri açıdan zayıf, doğal kaynakları zengin olan küresel güney ülkeleri için ciddi sonuçlar doğurabilir.”
“Bu savaş uluslararası hukuku yok sayıyor”
Şili’nin eski dışişleri bakanı Heraldo Muñoz, İran’daki teokratik rejimi eleştirdiğini ancak saldırıların uluslararası hukukun ihlali olduğunu söyledi.
Pakistan’ın eski ABD büyükelçisi Maleeha Lodhi ise Washington yönetimini sert sözlerle eleştirdi:
“Trump yönetimine artık kim güvenebilir? Uluslararası hukuka ve diplomasi kurallarına tamamen meydan okuyarak tek taraflı hareket ediyorlar. Bunun sonuçları geri dönecektir.”





