DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, evde eğitim kararı verilen özel gereksinimli çocukların karşılaştığı sorunların araştırılması ve çözüme kavuşturulması amacıyla Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine soru önergesi sundu.

Sağlık sorunları ve özel gereksinimleri nedeniyle örgün eğitim kurumlarına devam edemeyen çocukların eğitim hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altında olduğunu hatırlatan Koca, uygulamada ciddi aksaklıklar yaşandığını söyledi.

Koca, sağlık kurulu raporu ve ilgili kurumların değerlendirmesi sonucunda “evde eğitim alması uygundur” kararı verilen bazı çocukların, öğretmen görevlendirmesi yapılamaması nedeniyle eğitim hizmetinden yararlanamadığını ifade etti.

Evde eğitim kararı var, öğretmen görevlendirilemiyor

Perihan Koca’nın açıklamasına göre evde eğitim kararı alınması, çocuğun eğitim hizmetine fiilen ulaşmasını her zaman sağlayamıyor.

Evde eğitim hizmetinde görev alacak öğretmenlerin belirlenmesinde gönüllülük esasının uygulanması ve ödenen ek ders ücretlerinin yetersiz kalması nedeniyle bazı öğretmenlerin bu görevi kabul etmediğini belirten Koca, görevlendirme yapılamayan çocukların aylarca, kimi durumlarda ise yıllarca eğitimden uzak kaldığını kaydetti.

Koca, bu durumun özel gereksinimli çocukların eğitim hakkına erişimini öğretmenlerin kişisel tercihine ve görev kabulüne bağlı hâle getirdiğini savundu.

Aileler kurumlar arasında mekik dokuyor

Özel gereksinimli çocukların ailelerinin ağır bir bürokratik süreçle karşı karşıya kaldığını belirten Koca, özellikle yaşamsal cihazlara bağlı yaşayan veya ağır kronik hastalığı bulunan çocuklar için gerekli raporların alınmasının aileler açısından büyük güçlükler yarattığını ifade etti.

Ailelerin önce hastanelerden durum bildirim raporu almak, ardından Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ile ilçe millî eğitim müdürlükleri arasındaki işlemleri takip etmek zorunda kaldığını aktaran Koca, kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğinin süreci daha da uzattığını belirtti.

Koca, ağır sağlık sorunları bulunan çocuklarına bakım veren ailelerin aynı zamanda çok sayıda kurumsal ve bürokratik işlemi tamamlamak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

İki çocuğun eğitim hakkına dikkat çekti

Perihan Koca, önergesinde bu yıl ilkokul birinci sınıfa başlayan 6 yaşındaki Özge Karahan ile okul öncesi eğitim çağındaki 5 yaşındaki Yiğitalp Atakul’un durumuna da dikkat çekti.

Koca’nın verdiği bilgilere göre evde eğitim kapsamına alınmaları gereken iki çocuk, öğretmen görevlendirmelerinde yaşanan sorunlar nedeniyle eğitim hizmetine fiilen ulaşamıyor.

Çocukların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılar paylaşılmazken Koca, kamuoyuna yansıyan bu iki örneğin evde eğitim sistemindeki yapısal sorunları ortaya koyduğunu belirtti.

“Eğitim hakkı öğretmenin gönüllülüğüne bırakılamaz”

Evde eğitim hizmetinin kamusal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Perihan Koca, özel gereksinimli çocukların eğitim hakkının öğretmenlerin gönüllü olarak görevi kabul edip etmemesine bağlı bırakılamayacağını ifade etti.

Öğretmenlerin de ulaşım, çalışma koşulları ve ek ders ücretleri nedeniyle güçlük yaşadığına işaret eden Koca, hem çocukların eğitim hakkını güvence altına alacak hem de görevlendirilen öğretmenlerin emeğinin karşılığını sağlayacak kalıcı bir düzenleme yapılmasını istedi.

Koca, öğretmen görevlendirmelerinin doğrudan ve kesintisiz biçimde yapılabileceği bir sistem kurulması; ek ders ücretleri ile ulaşım giderlerinin de görevin koşulları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye genelindeki öğrenci sayısını sordu

Perihan Koca, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği ilk soruda, Türkiye genelinde sağlık kurulu raporuyla “evde eğitim alması uygundur” kararı verilen özel gereksinimli öğrenci sayısının açıklanmasını istedi.

Bu öğrencilerin kaçına evde eğitim hizmetinin kesintisiz biçimde sağlandığını soran Koca, Bakanlıktan il, yaş ve eğitim kademelerine göre ayrıntılı veri talep etti.

Koca ayrıca evde eğitim kararı bulunmasına rağmen öğretmen görevlendirilemediği veya görevlendirilen öğretmenin görevi kabul etmediği gerekçesiyle eğitim alamayan öğrenci sayısının da kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Doğrudan görevlendirme sistemi gündeme getirildi

Koca, öğretmenlerin evde eğitim hizmetinde görevlendirilmesinde uygulanan gönüllülük esasının çocuklar açısından yarattığı hak kayıplarının kalıcı olarak giderilip giderilmeyeceğini sordu.

Millî Eğitim Bakanlığının “doğrudan görevlendirme” sistemine geçilmesi yönünde herhangi bir çalışma yürütüp yürütmediğinin açıklanmasını isteyen Koca, evde eğitim kararının alınmasından sonra öğretmen görevlendirmesinin belirli bir süre içinde tamamlanmasını sağlayacak bağlayıcı bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını da gündeme taşıdı.

Öğretmenlere teşvik edici düzenleme talebi

Evde eğitim görevini üstlenen öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin iyileştirilmesini isteyen Koca, öğretmenlerin karşılaştığı ulaşım ve fiziki güçlüklerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Koca, görev yapılacak evin okula uzaklığı, ulaşım olanakları ve öğrencinin ihtiyaçları değerlendirilerek öğretmenlere ulaşım desteği sağlanması veya teşvik edici bir ücret düzenlemesi yapılmasının planlanıp planlanmadığını sordu.

Bürokratik işlemler sadeleştirilecek mi?

Önergenin bir diğer bölümünde ağır engelli veya kronik hastalığı bulunan çocukların ailelerinin karşılaştığı bürokratik işlemler yer aldı.

Koca, yaşamsal cihazlara bağlı çocukların ailelerinin hastaneler, rehberlik ve araştırma merkezleri ile millî eğitim müdürlükleri arasında yürütmek zorunda kaldığı işlemlerin azaltılmasını istedi.

Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili diğer kamu kurumları arasında ortak bir sistem kurulup kurulmayacağını soran Koca, sağlık raporları ile eğitim değerlendirmelerinin aileleri tekrar tekrar kuruma gitmek zorunda bırakmayacak şekilde elektronik ortamda paylaşılması için çalışma yapılması çağrısında bulundu.

Perihan Koca’nın Bakan Tekin’e yönelttiği sorular

DEM Partili Perihan Koca, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den şu sorulara yanıt istedi:

  1. Türkiye genelinde sağlık kurulu raporuyla “evde eğitim alması uygundur” kararı verilen özel gereksinimli öğrenci sayısı kaçtır? Bu öğrencilerin kaçına evde eğitim hizmeti kesintisiz olarak sağlanmaktadır?
  2. Evde eğitim kararı bulunmasına rağmen öğretmen görevlendirmesi yapılamadığı veya görevlendirilen öğretmenin görevi kabul etmediği gerekçesiyle hâlen eğitim alamayan öğrenci sayısı kaçtır?
  3. Evde eğitim hizmetinde görev alacak öğretmenlerin belirlenmesinde uygulanan gönüllülük esasının yol açtığı hak kayıplarını kalıcı olarak gidermek ve doğrudan görevlendirme sistemine geçmek için Bakanlık tarafından yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?
  4. Evde eğitim görevini üstlenen öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin iyileştirilmesi ve ulaşım başta olmak üzere karşılaştıkları fiziki güçlüklerin giderilmesi amacıyla teşvik edici bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
  5. Yaşamsal cihazlara bağlı olan ağır engelli veya kronik hastalığı bulunan çocukların ailelerinin hastane, RAM ve millî eğitim müdürlükleri arasında yürüttüğü bürokratik işlemleri azaltmak ve süreci hızlandırmak amacıyla ilgili bakanlıklarla birlikte hangi adımlar atılacaktır?
  6. Kamuoyuna yansıyan ve evde eğitim hizmetine erişemediği belirtilen çocukların eğitim hakkının gecikmeden sağlanması için Bakanlık tarafından girişimde bulunulacak mıdır?

“Evde eğitim bir tercih değil, kamusal sorumluluktur”

Özel gereksinimli çocukların eğitim hakkının ertelenemeyeceğini vurgulayan Perihan Koca, evde eğitimin isteğe bağlı bir sosyal yardım değil, devletin yerine getirmesi gereken anayasal bir yükümlülük olduğunu belirtti.

Koca, öğretmen görevlendirmelerinin zamanında yapılmasını, ailelerin karşılaştığı bürokrasinin azaltılmasını ve hiçbir çocuğun sağlık durumu nedeniyle eğitim hakkından yoksun bırakılmamasını istedi.