Fazla Gıda artık Fazla olarak yoluna devam edeceğini, bu kapsamda değişen kurumsal kimliğini, 2023 yılında gıdanın yanı sıra tekstil, ambalaj ve kimyasal ürün dikeylerinde atık yönetimi yapacaklarını, B Corp şirket olduklarını ve yılın ikinci yarısından sonra İspanya’ya açılacaklarını duyurdu. 15 Aralık Perşembe günü Feriye’de gerçekleştirilen ve sektör paydaşlarının katıldığı tanıtım toplantısında aynı zamanda gıda ve gıda dışı alanda iki farklı panel düzenlendi.

Fazla Gıda, yoluna Fazla olarak devam edecek.

2017 yılından bu yana 58 bin tondan fazla gıdanın israfını engelleyerek, 82 bin ton karbon emisyonunun önüne geçen ve Gıda Kurtarma Derneği ile düzenli olarak gerçekleştirdiği bağış operasyonları ile her ay 1.25 milyondan fazla ihtiyaç sahibine dokundu. Bugüne kadar sadece gıda atıklarıyla ilgili hizmet sağlayan Fazla Gıda, artık Fazla olarak gıda dışı sektörler olan tekstil, ambalaj ve kimyasal ürün dikeylerinde de atık yönetimi sağlayarak israfa karşı “dur” diyecek.

2.panel gıda dışı sektörü DSC08725

Toplantıda konuşan Fazla Kurucu Ortağı ve CEO’su Olcay Silahlı, “Bugün benim için çok önemli bir gün. Bugüne kadar gıda atığını nasıl azaltacağımızı ve yöneteceğimizi öğrendik artık daha da fazlasını öğreneceğiz. Bundan böyle sadece gıdada değil tekstil, ambalaj ve kimya sektöründe de yer alacağız. Şu an bu alanlardaki bebek adımlarımızı atıyoruz. 2023 yılı dikeylerde uzmanlığımızı artırdığımız bir yıl olacak. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde çok daha farklı ve gelişmiş projeler içerisinde olacağız. Artık Fazla ismiyle yolumuza devam edeceğiz. 2023 yılında yurtdışı operasyonlarımıza başlıyoruz ve ilk durağımız İspanya olacak. Türkiye’de hayata geçirdiğimiz işimizi böylece yurt dışına da ihraç etmiş olacağız. Öte yandan Türkiye’de atık yönetimi sektöründeki tek B Corp şirket olduk. Sadece dünyanın en iyisi olmayı değil, dünya için en iyi olmayı amaçlayan şirketlerden biri olarak yolumuza devam edeceğiz. Sürdürülebilirliğin sağlanması için sistemlerin dönüşebilmesi şart. Sistemlerin dönüşebilmesi sadece dijitalleşme ile olmuyor. İşleyişlerin de değişmesi gerekiyor. Gıda israfının önlenebilmesi, israfı önleyebilmede bu noktaya gelinebilmesinin nedeni her işletmenin içerisinde bu konuda şampiyonlarının olması. Hep söyledik, tek başına başarmamız mümkün değildi, sektör oyuncuları bu konuyu önemsedi ve hazır hale geldi, biz de hızlandırıcı olduk.” dedi.

Konuşmasında sektörler bazında bazı çarpıcı verilere de değinen Silahlı;

“Her yıl dünya genelinde 2 milyar ton kentsel atık oluşuyor.  Dünya çapında 800 milyondan fazla insan açlıkla mücadele ediyor.  Dünya genelinde her yıl üretilen gıdanın 3'te 1'i çöpe gidiyor.

Ambalaj sektörüne bakıldığında; ambalajlar çöpümüzün 3'te 1'ini oluşturuyor.    Her yıl 8 milyon ton plastik atık denizlere ulaşıyor.  Dünya genelinde her dakika 2 milyon plastik poşet kullanılıyor.  Şimdiye kadar küresel olarak üretilen 7 milyar ton plastik atığın yüzde 10'undan azı geri dönüştürüldü. 

Tekstil sektörü özelinde; bir yılda 100 milyar adet giysi üretiliyor. Bu giysilerin %85’i maalesef çöpe gidiyor. Her yıl 92 milyon ton tekstil atığı oluşuyor.  1 kilogram pamuk üretimi için gereken su miktarı 20 bin litre. Bu sayı bir insanın 900 günde içtiği su miktarı ile aynı. 

olcay silahlı

Melike Ağır: Polen Emre Tetik “Yazgülü” Şarkısı İle Yüzbinlere Ulaşıyor Melike Ağır: Polen Emre Tetik “Yazgülü” Şarkısı İle Yüzbinlere Ulaşıyor

Kimyasalda ise; her saniye 13 ton tehlikeli atık oluşuyor. Bu insan başı her yıl 60 kilogram tehlikeli atık oluşumu demek. 100 milyondan fazla insan yapımı kimyasal madde birbirinden farklı sektörlerde kullanılıyor. 

İşte tüm bu verileri de dikkate alarak Fazla olarak 2023 yılında gıdanın yanı sıra, tekstil, ambalaj ve kimyasal ürün atıklarında da israfa dur deme kararı aldık.” diyerek sözlerini tamamladı.

Toplantıda aynı zamanda moderatörlüğünü Gazeteci Elif Ergu’nun gerçekleştirdiği iki panel de düzenlendi. Gıda panelinde; Metro Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Betül Bildik, Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü Hülya Günay, CarrefourSA  İSG, Kalite Güvence, Çevre ve Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Tayfun Akusta, Divan Çevre ve Sürdürülebilirlik Müdürü Nur Çelik, Anadolu Efes Sürdürülebilirlik Müdürü Neriman Eralp Kalyoncuoğlu, Gıda Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berat İnci panelist olarak yer alırken, gıda dışı panelde ise; Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Avon Türkiye Genel Müdürü Orkun Gül, Latro Kimya Ortağı Ayrin İbiş, Sun Tekstil Genel Müdür Yardımcısı Berna Adıgüzel konuşmacı olarak yer aldı.

2.859 ton gıdayı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık

Gıda panelinde söz alan Metro Türkiye Sürdürülebilirlik Müdürü Betül Bildik, sürdürebilirlik bizim DNA’mızda var. Çevreyi düşünerek projelerimizi çalışıyoruz. İklim değişikliğinde gıdanın etkisini biliyoruz. Değişimin bir parçasıyız. Etki alanımızdaki paydaşlarımızla bir dönüşüm içerisindeyiz. Fazla da bu paydaşlarımızın en önemlilerinden biri. Bir tabak ile yarını değiştirebiliriz diyoruz. Bu şekilde yaklaşırsak ürünleri de geleceğe taşıyabiliriz. Müşterilerimiz için de çalışmalar sürdürürken, onları da bu yola dahil etmek istiyoruz. 2022 Ekim ayı sonu itibariye 2.859 ton gıdayı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık.” derken,

Türkiye’de 400 Migros şubemizle bağışta bulunuyoruz

Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü Hülya Günay da “Fazla ile işbirliğimiz çok güzel ve uzun bir yolculuk. 2016 yılından bu yana birlikte çok çalıştık. Neyi nasıl yapmamız gerektiğini çok konuştuk. Şu an tüm Türkiye’de 400 Migros şubemizle bağışta bulunuyoruz. En çok bağış Beylikdüzü ve Ataşehir Migros şubelerimizden yapılıyor. Bağış operasyonlarımızla 10 bin tondan fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık, 18 bin ton karbon salınımını engelledik. 2030’a kadar gıda israfını yüzde 50 azaltma hedefimiz var. Atık yönetimi çok önemli. Ancak atığın yüzde 16’sı hasattan mağazalara gelen kesimde oluşuyor. Atılacak adımlarda bu yöne de dikkat çekilmeli.” şeklinde konuştu.

DSC08626

“Görünüşüne aldanma, tadına şans ver” diyoruz

CarrefourSA İSG, Kalite Güvence, Çevre ve Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Tayfun Akusta, CarrefourSA içerisinde mottomuz doğru üreticiden doğru üretimi alıp müşteriye ulaştırmak. En büyük sorunlarımızdan biri müşterilerimizin son kullanma tarihi ile ilgili eksiklikleri. Diğer bir sorun ise alışveriş sırasında hep en güzelini seçmeye çalışmamız. “Görünüşüne aldanma, tadına şans ver” çalışmasıyla gıdaların sadece görüntüsüne göre alınmaması gerektiğini anlatmaya çalıştık. Bu sayede 632 bin TL’lik yani 10 ton gıdayı atık olmaktan kurtardık.” şeklinde görüşlerini dile getirirken, Fazla ile birlikte bağış miktarını hızlı bir şekilde artırdıklarını ve Cumhuriyet Seferberliği kapsamında, Gıda Kurtarma Derneği ve Fazla ile yaptıkları iş birlikleriyle tarlada kalan gıdaları kurtardıklarını belirtti.

2030 hedeflerimizi belirledik

Anadolu Efes Sürdürülebilirlik Müdürü Neriman Eralp Kalyoncuoğlu da Anadolu Efes olarak iş modelimizin temeli sürdürülebilirlik. 2010 yılından beri sürdürülebilirlik çalışmalarımızı neyi nasıl yaptığımızı göstererek en şeffaf şeklide paylaşıyoruz. Yönetim kurulumuzdan çalışanlarımıza kadar herkesin içerisinde olduğu bir komiteyle ilerliyoruz. 2030 hedeflerimizi belirledik. Çevre, cinsiyet eşitsizliği, sosyal etki, girişimcilik konusunda atacağımız adımlarla hedeflerimize ulaşmak için koşuyoruz. Sıfır atık konusunda çalışmalarımızı belgelendirmek de hedeflerimiz arasında. 2,5 yıl önce Fazla ile birlikte bir yolculuğa çıktık. Fazla malt ürünlerinden protein değeri çok yüksek olan bir yan maddenin hayvan yemi sektöründe kullanılmasını sağladık. Şimdi de bu ürünün tüketici ürünlerinde kullanılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Üretirken fazla olarak gördüğümüz şeyler aslında çok değerli.” dedi.

DSC08649

Sürdürülebilirlik raporumuzu 2023’te yayınlayacağız

Divan Çevre ve Sürdürülebilirlik Müdürü Nur Çelik de, “Divan grubunun çok geniş bir hizmet alanı var. Sürdürülebilirlik bizim için olmazsa olmaz bir alan. Çalışmalarımızı hızlandırdık ve ilk sürdürülebilirlik raporumuzu 2023’te yayınlayacağız. Günümüzde evde tüketim azalırken, dışarıda tüketim arttı. Yeme içme sektöründe sadece gıdayı değil, suyu da, enerjiyi de israf ediyoruz. Fazla ile bu noktada yollarımız kesişti. Dünyanın en büyük sorunu gıda israfı. Biz de tüm gruplarımızda Fazla’nın desteğiyle israfı azaltıyoruz ve çalışmalarımız da hızla sürüyor. Akıllı tartıyı da restoran ve kafeteryalarımızda kullanıyoruz ve çıkan sonuçlardan anladık ki en büyük silahımız menü. Menülerimizi değiştirdik ve israfı azalttık. 2023’te de akıllı tartı ölçümlerine otellerimizde de başlayacağız.” şeklinde konuşurken,

Gıda Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berat İnci de “Yola çıkarken Türkiye’de gıda israfı konusunda önce farkındalığı artırmamız gerektiğini tespit ettik. Yaptığımız iletişimlerde atık kaynaklı cebimizden çıkan parayı paylaştığımızda çok büyük bir etki yarattığını gördük. Bugün 4 kişilik ortalama bir aile her yıl 2 asgari ücrete denk gelen gıdayı çöpe atıyor. Bu çok yüksek bir tutar. Farkındalıkla beraber gereken alt yapının kurulması ve yönetmeliklerin hazırlanması konusunda ciddi yol kat ettik. Yapılacak daha çok iş var. Gıda Kurtarma Derneği ve Fazla’nın iş birliği kurum ve derneklerin birlikte nasıl bir etki yaratabileceği konusunda çok güzel bir örnek. Ortak çalışmalarımız çarpan etkisi yarattı.” dedi.

Tekstilde izlenebilirliği sağlamak atığı sektöre yeniden kazandırıyor

Oturumun 2.yarısında gerçekleşen gıda dışı panelinde söz alan Sun Tekstil Genel Müdür Yardımcısı Berna Adıgüzel, “Tekstilde çok ciddi bir atık oluşuyor. Tekstil sektörünün en büyük sorunlarından biri dönüşüm oranlarının çok düşük olması. Tekstilden tekstile dönüşüm oranı sadece yüzde bir. Tekstil atıklarımızın ise yaklaşık yüzde 17’si keçe ve dolguluk malzemesi olarak tanımladığımız aslında katma değeri çok düşük olan malzemelere dönüştürülüyor. Maalesef yüzde 70-80 oranında bir atık ise enerji için yakılıyor veya toprak altına gömülerek imha ediliyor. Tekstilde bu oranları artırmanın önündeki en büyük engel ise izlenebilirlik. Tasarım aşamasından üretime kadar olan kısmı izlemek şu an çok mümkün değil. Fazla ile atık yönetimi konusunda bir çalışmaya imza attık. Üretimlerimiz sonrası oluşan kumaş atıklarımız var. Bir kumaşı kestiğimizde bunun ortalama yüzde 80-85’ini ürün haline getirebiliyoruz. Kalan kısım atık olarak tamamen istifleniyor, poşetleniyor. Şu an izlenebilirliği sağlayabildiğimiz için atıkların nereye kullanabileceğini artık biliyoruz. Atıkların bazıları tekrar pamuğa veya elyafa dönüşebiliyor. Fazla ile iş birliğimizde hedefimiz; atıkların ham maddeye dönüşebilmesi ve sektöre dahil olabilmesini sağlayabilmek. Sürdürülebilirlik konusunda 2025 yılı tüm sektörler için büyük değişimlerin yaşanacağı bir yıl olacak” dedi.

Sürdürülebilirlik konusunda gençleri de harekete geçireceğiz

Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz da sürdürülebilirlik adına oluşturdukları tekstil ürünleriyle ödül aldıklarını belirterek, “Sürdürülebilirlik konusunda artık hızla yol alıyoruz, bu çok sevindirici. Bugün buradaki panellerde gördüm ki, artık bu konuda hazırız, herkes bir ajandaya sahip ve ne yapması gerektiğini biliyor. Fazla özelinde önümüzdeki dönemde aktif olarak çalışıp fazla ürünleri nasıl tekrar sektöre kazandırabiliriz bunun özelinde çalışacağız. Sürdürülebilirlik raporumuzu hazırlıyoruz. Çevre, toplum ve insan konuları üzerine odaklanıyoruz. Mavi’nin çok genç takipçileri de var. Sürdürülebilirlik konusunda gençleri de harekete geçirmeyi planlıyoruz. Toplumumuz buna hazır. Gençler sürdürülebilirlik konusunda çok hevesli.” şeklinde konuştu.

Sınırların ortadan kaldırıldığı bir yönetim sistemini benimsiyoruz

Latro Kimya Ortağı Ayrin İbiş de “Yaptığımız iş gereği çok fazla farklı sektörle iç içeyiz. Bu da bizim birçok sektörü gözlemlememizi sağlıyor. Kolektif bilincin faydalarına inanıyoruz. Atık olarak değerlendirilen ürünlerin katma değerli ürünler olduğunu düşünüyoruz. Latro Kimya olarak bütün sınırların ortadan kaldırıldığı bir yönetim sistemini benimsiyoruz. Doğadan gelen bir ürünle ithal ettiğimiz bir ürünün yer değişebileceğini fark ettik ve bu çok heyecan verici. Fazla ile zaten bir süredir farklı projeler yaratıyoruz. Bu alanda gerçekleştirebileceğimiz sinerji fırsatı sonsuz. Atıkların hepsi bir inovasyon projesi.” dedi.

Avon Türkiye Genel Müdürü Orkun Gül de “Kozmetik sektöründe ürünler son kullanma tarihi gelmeden genellikle tüketiliyor. Ancak ambalaj atığı çok fazla. Bu noktada Fazla sektöre çok fayda sağlayacak. Biz Dünya’nın en büyük kozmetik şirketi olmak için değil Dünya’ya en çok faydayı sağlayan kozmetik şirketi olmak çalışıyoruz. Fazla bugün B Corp sertifikası aldığını paylaştı, biz de önümüzdeki yıl bu sertifikayı alacağız. Hedeflerimizden biri de ürünlerimizin yüzde 79 olan biyo çözünürlüğünü en az yüzde 95’e çıkarabilmek. Ayrıca ambalajlarımızın da yüzde 100’ünün geri dönüştürülebilir olmasını sağlayacağız.” dedi.

 

 

Fazla Hakkında: Fazla 2016 yılında kurucuları Olcay Silahlı ve Arda Eren’in İklim Eylemi’ne yönelik teknoloji tabanlı bir girişim ile çözüm bulma amacı ile fikir olarak ortaya çıkmıştır. Gıda atığı kaynaklı oluşan karbon salımı İklim Değişikliğine sebep olan karbon salımının %8’ini oluşturmaktadır. Gıda tedarik zincirinde oluşan gıda atığı kaynaklı karbon salımının 2030 yılına kadar %50 azaltılması için teknoloji tabanlı çözümler oluşturmak amacı ile yola çıkan kurucular, 2016 yılında Fazla Gıda’yı resmi olarak kurarak özel sektörde konu üzerinde farkındalık yaratma çalışmalarına başlamış ve etki odaklı bir girişim olarak 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na dikkat çekmek ve yeni girişimlerin oluşması konusunda örnek oluşturmayı hedeflemiştir. Gıda Atığını önlerken diğer iki önemli Küresel Hedef olan Sorumlu Üretim ve Tüketim ile birlikte Açlığa Son hedeflerini de çözerek dönüşüm ekonomisi oluşturma konusunda niyetini ve sağladığı altyapı ile başarılı örnekleri ortaya çıkartan Fazla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP) tarafından desteklenen Accelerate 2030 Hızlandırma Programı’na seçilen ilk Türk etki odaklı girişim olmuştur ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından organize edilen 2017 Cenevre Sosyal Fayda Zirvesi’nde Türkiye’den tek temsilci olarak yer almıştır. Günümüzde sosyal sorunların çözümü için Devlet Kurumları ya da Dernek ve Vakıfların tek başına tüm sorunlar ile başa çıkmasının mümkün olmadığı görüşü ve kar amacı güden işletmelerin de en az dernek ve vakıflar kadar sorumlu olduğu düşüncesi ile iş yapış şekillerini sosyal sorumlu şekilde değiştirmeleri ya da kurmaları gerektiğini düşünen Fazla bu konuda örnek olmak misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir.