ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığına dikkat çekerek faizlerin yeniden artırılabileceğinin sinyalini verdi. Warsh’ın 28 Ağustos’ta Wyoming’de düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yaptığı açıklamalar, yatırımcıların faiz beklentilerini yeniden şekillendirdi.

Fed faiz artıracak mı?

Warsh, ABD’de enflasyonun Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiğine dikkat çekti. Temmuz ayında kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,7 arttığı, son altı aylık fiyat hareketlerinin yıllıklandırılmış oranının ise yüzde 4,1 olduğu belirtildi.

Fed Başkanı, belirli bir toplantıyı işaret ederek faiz artışı sözü vermedi. Ancak fiyat artışlarının temel eğiliminde yeterli iyileşme görülmemesi halinde para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceği mesajını verdi.

Piyasaların gözü Eylül toplantısında

Warsh’ın açıklamalarının ardından yatırımcıların Fed’in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırabileceğine ilişkin beklentisi yükseldi. Piyasa fiyatlamalarında faiz artışı ihtimali yüzde 50 seviyesinin üzerine çıktı. Aralık ayına kadar en az bir faiz artışı yapılacağı beklentisi ise yüzde 90’ın üzerine taşındı.

Fed’in bir sonraki faiz kararı öncesinde açıklanacak istihdam, işsizlik ve enflasyon verileri kritik önem taşıyor. Bu verilerin, merkez bankasının eylül ayında izleyeceği politikada belirleyici olması bekleniyor.

ABD ekonomisi güçlü kalmaya devam ediyor

Fed’in yüksek faiz politikasına rağmen ABD ekonomisinde belirgin bir yavaşlama işareti görülmemesi de faiz artışı ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.

Warsh, şirketlerin donanım ve fikrî mülkiyet yatırımlarının son dört çeyrekte yaklaşık yüzde 9 arttığını belirtti. Söz konusu artışın önemli bölümünün yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımlardan kaynaklandığı ifade edildi. Büyük Amerikan şirketlerinin toplam kârlarının da son bir yılda yüzde 20’den fazla arttığı kaydedildi.

ABD’de işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde bulunması da ekonominin güçlü görünümünü destekliyor. Warsh, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğunu ve Fed açısından mevcut durumda temel sorunun istihdamdan çok enflasyon olduğunu vurguladı.

Faiz artışı dolar ve piyasaları nasıl etkiler?

Fed’in faiz artırması, küresel piyasalarda doların değer kazanması ve ABD tahvil getirilerinin yükselmesi yönünde baskı oluşturabilir. Nitekim Warsh’ın açıklamalarının ardından ABD’nin iki yıllık tahvil getirisi yaklaşık yüzde 4,23’ten yüzde 4,31’e yükseldi. 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,66’dan yüzde 4,68’e çıktı.

Daha yüksek ABD faizleri, gelişmekte olan ülkeler açısından da finansman koşullarını zorlaştırabilir. Doların güçlenmesi ise özellikle dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler üzerinde baskı oluşturabilir.

Fed kararını hangi veriler belirleyecek?

Fed’in eylül toplantısına kadar açıklanacak ekonomik veriler, faiz kararının en önemli belirleyicileri olacak.

Enflasyonun yüksek kalması ve ABD ekonomisinin güçlü görünümünü koruması halinde faiz artışı ihtimali daha fazla gündeme gelebilir. Buna karşılık istihdam piyasasında belirgin bir bozulma veya enflasyonda beklenenden daha hızlı düşüş görülmesi, Fed’in faizleri sabit tutması ihtimalini güçlendirebilir.

Bu nedenle piyasalar, 16 Eylül 2026 Fed faiz kararına kadar açıklanacak her yeni enflasyon ve istihdam verisini yakından takip edecek. Mevcut piyasa fiyatlamalarında ise faiz artışı ihtimali yüzde 50'nin üzerinde seyrediyor.