İran medyası: İran, ABD’nin önerisine Pakistan üzerinden yanıt verdi
İran medyası: İran, ABD’nin önerisine Pakistan üzerinden yanıt verdi
İçeriği Görüntüle

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nden üst düzey bir yetkili, Pazartesi günü Cenevre’de yaptığı açıklamada, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin Gazze Şeridi’ndeki şiddetin boyutunu azaltmasına rağmen cinayetlerin ve yıkımın sürdüğünü, işgal altındaki Batı Şeria’da ise zorla yerinden edilme oranının “on yıllardır görülmemiş” seviyeye ulaştığını söyledi.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Birimi Başkanı Ajith Sunghay, 7 Ekim 2023 ile 31 Mayıs 2025 dönemini kapsayan son raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, Hamas öncülüğündeki saldırılar ile İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonlarının ardından yaşanan süreç değerlendirildi.

Belgede, vahşet suçları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun büyük ölçekli ihlallerine dikkat çekilirken, hem İsrail hem de Filistinli tarafların savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar işlediğine ilişkin bulgular yer aldı.

Sunghay, “Ateşkes, o döneme kadar yaşanan yoğun şiddetin boyutunu azalttı ve sınırlı da olsa insani bir alan açtı. Ancak cinayetler ve altyapı yıkımı neredeyse her gün devam ediyor. Genel insani durum ise son derece vahim. Tüm bunlar yaşanırken Hamas da Gazze halkı dahil olmak üzere kendi ihlallerini sürdürmektedir” dedi.

Rapora göre, inceleme döneminde İsrail güçlerinin Filistinlilere yönelik saldırılarında eşi görülmemiş bir artış yaşandı. İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki kontrolünü daha da sertleştirdiği belirtilirken, Filistinli silahlı grupların da İsrail’e yönelik ayrım gözetmeyen roket saldırıları düzenlediği ve rehin alma eylemlerine devam ettiği ifade edildi.

Ölümcül saldırılar ve savaş suçları iddiası

Raporda, Filistinli silahlı grupların 7 Ekim 2023 ve sonrasında İsrail’de sivilleri hedef alan saldırılar düzenlediği, en az 1.124 kişinin öldürüldüğü, çok sayıda kişinin rehin alındığı ve İsrail topraklarına binlerce güdümsüz roket fırlatıldığı belirtildi. Bu eylemlerin savaş suçu ve muhtemel insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilebileceği kaydedildi.

Ajith Sunghay, serbest bırakılan rehinelerin cinsel şiddet dahil olmak üzere işkence ve kötü muameleye ilişkin güvenilir ifadeler verdiğini söyledi.

Öte yandan raporda, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki uygulamalarının da “yıkıcı şiddet ve mülksüzleştirme” niteliği taşıdığı, bunun savaş suçları ve muhtemel insanlığa karşı suç kapsamına girebileceği vurgulandı.

Belgede ayrıca, İsrail’in Gazze’deki askeri faaliyetlerinin, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine uyumu konusunda ciddi endişeler yarattığı ifade edildi.

Abluka, açlık ve kitlesel yerinden edilme

Sunghay, Filistinlilerin yaşamlarını sürdürebilecek temel koşullardan mahrum bırakıldığını belirterek, “Ateşkes ilanından bu yana yüzlerce kişi hayatını kaybetti” dedi.

Raporda, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 72 bin 769 Filistinliyi öldürdüğü belirtilirken, sivillerin evlerinde, mülteci barınaklarında, hastanelerde, okullarda, ibadet yerlerinde, sokaklarda ve yardım sıralarında hedef olduğu ifade edildi.

İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukanın açlık ve kıtlığa yol açtığına dikkat çekilen raporda, yüzlerce insanın yetersiz beslenme ve insani kriz nedeniyle yaşamını yitirdiği kaydedildi. Raporda, “Sivillere karşı savaş yöntemi olarak açlığın kullanılması savaş suçudur ve belirli koşullar altında insanlığa karşı suç hatta soykırım kapsamına girebilir” değerlendirmesine yer verildi.

Gazze’deki zorla yerinden edilme krizine de değinen Sunghay, bunun etnik temizlik endişelerini artırdığını söyledi. Raporda, çok sayıda mahallenin tamamen yok olduğu, İsrail güçlerinin Gazze genelinde binaları yıkmayı sürdürdüğü ve enkaz altında hâlâ binlerce Filistinlinin cenazesinin bulunduğu belirtildi.

Batı Şeria’da “benzeri görülmemiş” yerleşim genişlemesi

Raporda, Batı Şeria’daki zorla yerinden edilme oranının “on yıllardır görülmemiş düzeyde” olduğu ifade edildi. İsrail’in yerleşim politikalarının ise “emsalsiz” boyutlara ulaştığı kaydedildi.

Sunghay, “İsrail askeri ve polis güçleri ile yerleşimciler, Filistinlileri giderek artan biçimde ve çoğu zaman cezasızlık içinde öldürüyor” dedi.

Rapora göre, 7 Ekim saldırılarından bu yana Batı Şeria’da 1.096 Filistinli yaşamını yitirdi; bunların yaklaşık yüzde 20’sini çocuklar oluşturdu. Yerleşimci saldırılarının ise çoğu zaman İsrail güvenlik güçlerinin desteği, onayı veya doğrudan katılımıyla gerçekleştiği öne sürüldü.

İsrail hükümetinin yerleşimci hareketini silahlandırmayı artırdığı, onları hesap verebilirlikten koruduğu ve ilhak politikaları doğrultusunda yerleşimci şiddetinden yararlandığı ifade edildi.

Raporda, hükümetin göreve başlamasından bu yana Batı Şeria’daki mülksüzleştirmenin yüzde 80 arttığı, mevcut 127 yerleşim birimine 102 yeni yerleşim alanının eklendiği bilgisi paylaşıldı.

Binlerce kişi evine dönemedi

Rapora göre, Jenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarından yerinden edilen 33 bin Filistinli hâlâ evlerine dönemedi.

Doğu Kudüs’te ise Filistinlilerin Eski Şehir çevresindeki evlerinden çıkarıldığı, mülklerinin yerleşimcilere devredildiği ya da park ve teleferik projeleri için kamulaştırıldığı ifade edildi.

Belgede ayrıca, İsrail gözetimindeki Filistinli tutuklulara yönelik işkence, kötü muamele, cinsel şiddet, yeterli gıda ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakma gibi uygulamaların sürdüğü kaydedildi.

Sunghay, “Ayrımcı uygulamalar, İsrail’in ırk ayrımcılığı ve apartheid yasağını ihlal ettiğine ilişkin bulguları daha da güçlendirmektedir” dedi.

“Cezasızlık suçların tekrarına yol açıyor”

Ajith Sunghay, yaşanan ihlallerin durdurulması için uluslararası toplumun yeterli adımları atmadığını belirterek, ateşkesin geçmişte işlenen suçlar için anlamlı bir hesap verebilirlik yaratmadığını söyledi.

“Cezasızlık, suçların tekrarına yol açar. Burada belgelenen korkunç olayların büyük bölümü ve önceki on yıllarda yaşanan ihlaller cezasız kaldı. Mağdurlar için adaletin sağlanacağına dair umut ise giderek azalıyor” ifadelerini kullandı.

Sunghay, devletlerin yalnızca kınama açıklamaları yapmakla yetinmemesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail işgalinin sona erdirilmesi, yerleşimlerin kaldırılması, sivillerin korunması ve tüm tarafların işlediği ağır ihlaller nedeniyle hesap vermesinin sağlanması için uluslararası hukuk çerçevesinde acil adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Böyle bir ortamda hareketsizlik tarafsızlık değildir; bu bir izin anlamına gelir” dedi.

Muhabir: Süleyman Devrim Boğa