İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı. Kaya'nın, yatırım fonlarına ilişkin tasfiye kararından bir gün önce hisselerini elden çıkarması ve satış bedelinin aynı gün hesabına aktarılması soruşturmanın dikkat çeken ayrıntıları arasında yer aldı. Eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen dosyada önemli bir gelişme yaşandı. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, 5 Kasım'da savcılıkta verdiği ifadenin ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.
Kaya hakkında “Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamaları yöneltildi.
Aynı soruşturma kapsamında ifade veren Kaya'nın eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi.
Savcılık, tasfiye kararından bir gün önceki hisse satışına dikkat çekti
Soruşturmanın merkezinde Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ'nin (OZATD) hisselerinde gerçekleştirilen işlemler bulunuyor.
Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası araçlarının fiyatını, değerini veya yatırımcı kararlarını etkileyebilecek bilgilere sahip olduğuna ilişkin SPK tarafından rapor hazırlandığı belirtildi.
Söz konusu rapor ve işlem kayıtlarının değerlendirilmesi sonucunda Kaya'nın Nisan 2026'da satın aldığı Özata Denizcilik hisselerini 16 Eylül 2026 tarihinde elden çıkardığı kaydedildi.
Bu tarih, SPK'nın yatırım fonlarına ilişkin 17 Eylül'de aldığı tasfiye kararından yalnızca bir gün öncesine denk geliyor.
Savcılık, satışın zamanlamasını ve gerçekleştiriliş biçimini soruşturmanın önemli bulguları arasında değerlendirdi.
İki günlük takas süresi beklenmeden ödeme yapıldığı belirtildi
Savcılığın sevk yazısında, Kaya'nın hisselerini borsadaki olağan satış yöntemiyle elden çıkarmadığı, hisselerin Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla devredildiği ifade edildi.
Borsada hisse satışlarında genel olarak T+2 olarak adlandırılan iki iş günlük takas süresi uygulanırken, Kaya'nın işleminin T+0 yöntemiyle gerçekleştirildiği ve satış bedelinin aynı gün hesabına yatırıldığı belirtildi.
Savcılık, bu işlemin tasfiye kararından hemen önce gerçekleştirilmesini, Kaya'nın yatırım sürecindeki ilişkileriyle birlikte değerlendirdi.
Sevk yazısında, Kaya'nın hisse fiyatlarının hareketlerini ve tasfiye kararını önceden bildiği yönünde şüphe bulunduğu ifade edildi.
Bu değerlendirmeler henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.
Tera Grubu yöneticileriyle görüşmeler dosyada
Soruşturma kapsamında Tera Grubu'nun şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla Özata Denizcilik hisselerinde yoğun alım işlemleri gerçekleştirdiği belirtildi.
Savcılığın sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayanan bir tanışıklığının bulunduğu ve yatırım sürecinde görüşmelerinin yoğun biçimde devam ettiği kaydedildi.
Kaya'nın ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğünü belirttiği ve Tera Yatırım'da yatırım hesabı açtığının işlem kayıtlarıyla doğrulandığı ifade edildi.
Savcılık, Kaya'nın ilk kez borsa yatırımı yapmasına karşın yüksek tutarlı işlemler gerçekleştirmesini de değerlendirmeye aldı.
2 milyar lirayı aşan işlemler gündeme gelmişti
Soruşturma sürecinde Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri yüksek tutarlı işlemler kamuoyunun gündemine gelmişti.
Çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla başladıkları işlemler sonucunda 2 milyar lirayı aşan gelir elde ettikleri bildirilmişti.
Soruşturma kapsamında elde edilen kazançtan yaklaşık 1 milyar 860 milyon liranın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) gönüllü iade hesabına aktarıldığı da kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında yer aldı.
Kaya çifti, daha önce savcılıkta verdikleri ifadelerde yatırım işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak suçlamaları reddetmişti.
Eski SPK Başkanı hakkında da soruşturma yürütülüyor
Dosyada adı geçen eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün ilk ifadesi 30 Eylül'de alınmıştı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla soruşturma yürütülmesine izin verilmişti.
Son gelişmelerin ardından Gönül ile İlyas Kaya hakkında tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri uygulanması kararlaştırıldı.
İlyas Kaya hakkında “Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, İbrahim Ömer Gönül hakkında ise “görevi kötüye kullanma” suçlamaları bulunuyor.
Tutuklama kararında kaçma ve delil karartma şüphesi
Savcılık, Fatma Betül Sayan Kaya hakkında hazırladığı sevk yazısında, dosyadaki işlem kayıtları ve diğer bulguların kuvvetli suç şüphesine işaret ettiğini savundu.
Kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu ileri sürülerek adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı belirtildi ve tutuklama talep edildi.
Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, savcılığın talebini değerlendirerek Kaya'nın tutuklanmasına karar verdi.
Böylece sermaye piyasalarındaki işlemler, yatırım fonlarının tasfiyesi ve yüksek tutarlı hisse hareketleri üzerinden yürütülen soruşturmada eski bir bakan hakkında tutuklama kararı verilmiş oldu.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, hisse işlemlerinin niteliği, kamuya açıklanmamış bilgilere erişim iddiaları ve işlemlerde sorumluluğu bulunduğu öne sürülen kişilerin hukuki durumlarının açıklığa kavuşturulması bekleniyor.






