Adana uzun yıllar bölgenin ağabeyi, en zengini, kültürel açıdan en renklisi ve her açıdan en büyüğüydü. Özellikle edebiyat ve sinemada, ama sanatın birçok dalında, tarımda, sanayide Adana; Anadolu’da Ankara ve İzmir’in ardından en güçlü kentti.

1980’li yıllar da dahil durum böyleydi. 1990’lı yılların başından itibaren gelişme ivmesi çeşitli nedenlerden ötürü yavaşladı. Teşvik politikası, verilen beyin göçü, yatırımcıyı kaçıracak yaklaşımlar, en önemlisi de kendi içimizde yaşanan tartışma ve kavga ortamı ile merkezi yönetimden hak alma konusunda tek yürek olunamaması ile birlikte başka bir çok neden, Adana’nın istenilen, potansiyeline uygun gelişmesini engelledi.

Bir zamanlar futbol takımları Adanaspor ve Demirspor ile hazırlık maçı yapmak için sıraya giren, listeye ismini yazdıran illerin, ihracat rakamında Adana’yı ikiye, üçe, dörde katlaması, Adana’da ıskartaya çıkarılan tekstil makinalarını alıp, kendi illerinde mağaralara götürüp atölye kuran şehirlerin, ekonomik göstergelerde bizi geride bırakması hepimizin zihninde ağır travmalar yarattı.

Tüm bu olumsuz tablo Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olmasının ardından, tersine dönmeye başladı.

Belediyelerin, devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının birbirleriyle sürekli didiştiği, kavganın her yana sirayet ettiği, bu yüzden Adana’nın tek yumruk, tek yürek olma şansını kaybettiği bir dönemde Seyhan Belediye Başkanı olan Zeydan Karalar, bu durumun farkındaki ender seçilmişlerden biri olarak, gerek diğer belediye başkanlarıyla, gerek devletin temsilcileriyle ve diğer kent dinamikleriyle bir araya gelerek, barış ortamının önemine sürekli vurgu yaptı, birlikte çalışma kültürünün mutlaka geliştirilmesi gerektiğini her fırsatta tekrarladı.

Bu felsefeye Valiler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve kentin hemen bütün dinamikleri destek verdi, vermeye de devam ediyor.

Adana’nın her konuda hakkını alabilmesi için tek yürek olunması, bunun için de lobi oluşturulması gerekiyordu. Fakat tüm bunların gerçekleşebilmesi için de öncelikle kavga ortamının sonlandırılması şarttı.

Adana’nın güzel bir geleceğe yürümesi için yapılması gerekenleri sürekli tekrarlayan ve gereklerini uygulayan Zeydan Karalar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra bu konudaki çaba ivmesini hızlandırarak devam ettirdi.

Başta Vali olmak üzere devlet kurumlarının temsilcileriyle, oda başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarının liderleriyle ve kent dinamiklerinin hemen hemen tamamıyla bu konuda teorik ve pratik iş birlikleri yaptı.

Kısa sürede sonuç alınması pek beklenmiyordu ama öyle olmadı. Uzun süredir ihracatta 2 milyar dolar barajını aşamayan Adana, rakamlar böyle giderse yıl sonunda ilk kez 3 milyar doları bulan ihracat rakamına ulaşacak.

Sporda önemli başarılara imzalar atılıyor ve birçok branşta üst seviyede temsil gerçekleştiriliyor. Turizmde rakamlar tırmanmaya devam ediyor. Adana’nın maliyeden hak ettiği payı almasıyla ilgili de büyük çaba sarf eden Başkan Zeydan Karalar, bunu başarana kadar duracağa benzemiyor.

Adana’da Zeydan Karalar’la birlikte meydana gelen pozitif değişikliklere ve gelişime destek veren çok sayıda insan var.

Seyhan Belediye Başkanlığı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki sonuçlar bunun kanıtı. Ancak ne yazık ki Adana’nın yeniden şahlanacağından endişelenen, bunun olmasından korkanlar da var ve Adana’nın bir kez daha kavga ortamına sürüklenmesini, yoksullaşmasını istiyorlar. Bu tür insanlar her dönem vardı ve bitmeleri mümkün görünmüyor.

Yalnız bu sefer sert kayaya çarptılar. Adana Zeydan Karalar’la vitese takmış hızla ilerliyor. Adanalı Zeydan Karalar’ın farkını biliyor, görüyor ve vazgeçmesi mümkün değil. Millet böyle bir yöneticiyi ve lideri bulmuş bir kere vazgeçer mi?