Ustaların İzinde Bir Haziran Akşamı Haziran, kimi zaman bir şiirin son dizesidir; kimi zaman bir romanın en hüzünlü sayfası. Bazen de bir halkın belleğinde yaşayan büyük ustaların ardından söylenen türküdür. Adana’da bu yıl da Haziran, edebiyatın ve sanatın üç büyük çınarı; Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmed Arif’in anılarıyla yankılandı. Adana Eğitim Sen ile Tersakan Sanat’ın ortaklaşa düzenlediği “Haziranda Ölmek Zor” etkinliği, The Elliott’s Cafe’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Şiirlerin, türkülerin ve anıların birbirine karıştığı gecede, Türkiye edebiyatının ve toplumcu sanat geleneğinin üç büyük ustası sevgi, özlem ve saygıyla anıldı. Açılışta Ustalara Selam Etkinlik, Eğitim Sen Adana Şube Yönetimi adına Adana Şube Mali Sekreteri Özgür Kiracı’nın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Kiracı, konuşmasında Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmed Arif’in yalnızca eserleriyle değil; emekten, özgürlükten, insandan ve umuttan yana duruşlarıyla da yaşamaya devam ettiklerini vurguladı. “Onlar, halkın sesini edebiyata ve sanata taşıdılar. Acıyı, sevgiyi, özlemi ve direnişi söze dönüştürdüler. Aradan geçen yıllara rağmen eserlerinin hâlâ bizlere yol göstermesi, onların ne kadar güçlü bir miras bıraktığının en önemli göstergesidir” diyen Kiracı, katılımcıları ustaların şiirleri ve anılarıyla yeniden buluşmaya davet etti. Şiirler Ustaların Sesini Yeniden Taşıdı Gecenin sunuculuğunu üstlenen Sadık Çil, yalnızca moderatör olarak değil, şiirleriyle de programa katkı sundu. Çil, Nazım Hikmet’in “Japon Balıkçısı” ve Ahmed Arif’in “Terk Etmedi Sevdan Beni” adlı şiirlerini seslendirdi. Ümit Özçay, Nazım Hikmet’in yaşamı ve mücadeleyi anlatan unutulmaz eseri “Yaşama Dair” şiirini okurken, Sevil Bakay da Nazım Hikmet’in şiirlerinden oluşan bir potpuri sundu. Baran Arslan, Orhan Kemal’in Nazım Hikmet’e yazdığı şiiri seslendirerek iki büyük ustanın dostluğunu ve ortak mücadele ruhunu salona taşıdı. Özgür Çakabay ise Ahmed Arif’in “Vay Kurban” şiiri ile Nazım Hikmet’in “Salkımsöğüt” şiirini okuyarak izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Etkinliğin serbest kürsü bölümünde katılımcılar da söz aldı. Ahmed Arif ve Nazım Hikmet’in eserlerinden şiirler seslendirilirken, Bener Bulduklu da Ahmed Arif için kaleme aldığı şiiri okuyarak geceye anlamlı bir katkı sundu. Türküler ve Şarkılarla Büyüyen Dayanışma Şiirlerin ardından sahne müziğe bırakıldı. Gökçen Çakır, “Sessiz Gemi” adlı eseri Türkçe ve Fransızca yorumlayarak dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Nimet Ceylan, Erdem Seçkin Moğulkoç, Güven Özerken ve Erhan Meriç’ten oluşan Tersakan Sanat Müzik Grubu ise Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmed Arif’in eserlerinden ilham alan türkü ve şarkılardan oluşan bir dinleti sundu. Gülistan Özbey de erbane eşliğiyle müzik dinletisine renk kattı. Salonda yankılanan ezgiler, yalnızca bir müzik programı değil; emekten, barıştan ve kardeşlikten yana kurulan ortak bir hafızanın sesi oldu. “Haziran Sadece Bir Mevsim Değil, Bir Bellektir” Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Adana Şubesi Eğitim Sekreteri Savaş İlhan, Eğitim Sen Adana Şubesi ile Tersakan Kültür ve Edebiyat Dergisi’nin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte Türkiye’nin edebiyat ve sanat dünyasına damga vuran üç büyük ustayı şiirleri, şarkıları ve anılarıyla andıklarını söyledi. Savaş İlhan, “Haziranda Ölmek Zor” başlığıyla gerçekleştirilen etkinliğin yalnızca bir anma programı olmadığını belirterek, Haziran ayının ülkenin kültürel belleğinde derin izler bırakan sanatçıların, aydınların ve mücadele insanlarının hatıralarını taşıyan özel bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti. Programın moderatörü Sadık Çil de konuşmasında Nazım Hikmet’in özgürlük ve barış özlemini dizelere taşıyan evrensel sesini, Orhan Kemal’in emekçilerin yaşam mücadelesini anlatan gerçekçi edebiyatını ve Ahmed Arif’in halkın acısını, sevincini ve umudunu dile getiren şiirlerini hatırlatarak, bu üç ustanın toplumsal belleğin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. “Ustalarımızın Mirası Yolumuzu Aydınlatıyor” Etkinliğin sonunda Eğitim Sen Adana Şubesi adına yapılan değerlendirmede, sanatın ve edebiyatın toplumsal mücadelelerin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Nazım’ın özgürlük düşü, Orhan Kemal’in emekten yana tavrı ve Ahmed Arif’in halk sevgisi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Ustalarımızı yalnızca anmıyor, onların bıraktığı kültürel ve toplumsal mirası geleceğe taşımayı da sorumluluğumuz olarak görüyoruz” denildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, şiirlerin ve türkülerin eşliğinde ustaların anısına yapılan ortak selamlamayla sona erdi. O gece Adana’da yalnızca şiirler okunmadı; Nazım’ın mavi gözlü dev düşleri, Orhan Kemal’in Çukurova’nın sıcağından süzülen emek hikâyeleri ve Ahmed Arif’in yüreği dağlara yaslanan dizeleri yeniden hayat buldu. Haziran, bir kez daha ustaların sesiyle konuştu.