İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bazı sendikaların “okula gitmeme” yönündeki kararına sert tepki gösterdi. Turan, bu tür bir eylemin kamu vicdanında karşılık bulmadığını belirterek, yaşanan olayların hemen ardından alınan bu kararın yanlış olduğunu ifade etti.
Turan, yaptığı açıklamada sendikaların protesto hakkına saygı duyduğunu ancak zamanlamanın doğru olmadığını vurguladı. “Anayasal bir hak olabilir, buna karar vermiş olabilirler. Hepsine eyvallah. Ama bu ülkenin bir vatandaşı olarak üzüldüm, mahcup oldum” diyen Turan, özellikle olayın hemen sonrasında öğretmenlerin okula gitmemesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
O günün, okullara daha fazla sahip çıkılması gereken bir gün olduğunu belirten Turan, “Hasta olanın da izinli olanın da daha fazla okula gitmesi gereken bir gündü. Okullara sahip çıkmak için orada olmak gerekiyordu” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında dikkat çeken bir benzetmeye de yer veren Turan, “Polisin karakoluna saldırı olduğunda ertesi gün polisin göreve gitmediğini mi söyleyeceğiz? Böyle bir anlayış olabilir mi?” sözleriyle kamu hizmetlerinin kesintiye uğramaması gerektiğini vurguladı.
Sorunların daha sonra diyalogla çözülebileceğini ifade eden Turan, cenazelerin olduğu bir dönemde okula gitmeme kararının toplumda derin bir yara açtığını savundu. Sendikalara çağrıda bulunan Turan, “Bu konuları bir daha gözden geçirmeleri ve kamu vicdanında karşılık bulacak eylemler yapmaları gerekir” dedi.
Öte yandan Turan, bazı çevrelerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarının iptal edilmesi yönündeki çağrılarını da eleştirdi. 23 Nisan’ın yalnızca bir kutlama olmadığını belirten Turan, “Bu, egemenliğin hatırlatılmasıdır. Bırakın iptal etmeyi, daha büyük bir coşkuyla kutlanmalıdır” ifadelerini kullandı.





