İstanbul 2 No’lu Barosu’ndan Kanadoğlu Soruşturmasına İlişkin Açıklama: “Üslup Eleştirisi Tek Başına Suç Sonucuna Götürmemeli”

İstanbul 2 No’lu Barosu, İstanbul Barosu Genel Kurulu’ndaki konuşması nedeniyle Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Baro, konuşmanın üslubunu eleştirirken, eleştiri ile tehdit arasındaki ayrımın somut ve titiz bir değerlendirmeyle yapılması gerektiğini belirtti.

İstanbul 2 No’lu Barosu, İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim’de düzenlenen Olağan Genel Kurulu’nda başkan adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun yaptığı konuşma nedeniyle başlatılan soruşturma üzerine değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

Baronun açıklamasında, genel kurulların mesleki sorunların yanı sıra ülkenin hukuk ve adalet meselelerinin tartışıldığı; eleştiri, düşünce ve önerilerin özgürce dile getirildiği ortamlar olduğu vurgulandı.

Bir baro başkan adayının, hukuk uygulamasında yanlış bulduğu karar ve uygulamaları genel kurul kürsüsünden eleştirmesinin doğal olduğu belirtilen açıklamada, yargı mensuplarının da görevleriyle ilgili eleştirilere karşı hoşgörülü olması gerektiği ifade edildi.

Konuşmanın üslubuna eleştiri

İstanbul 2 No’lu Barosu, eleştiri hakkını kullanan hukukçuların sözlerinin içeriği kadar üslubuna da özen göstermesi gerektiğini savundu. Açıklamada, hâkim ve savcılara yönelik “tehdit ve baskı anlamı taşıyan” ifadelerin kabul edilebilir bulunmadığı belirtildi.

Baro, hukuka bağlılık çağrısının, hukuk dilinin gerektirdiği sorumluluk ve ölçülülük içinde dile getirilmesi gerektiği görüşünü paylaştı.

“Eleştiri ile tehdit arasındaki ayrım titizlikle yapılmalı”

Açıklamada, üsluba yönelik eleştirilerin tek başına sözlerin suç oluşturduğu sonucuna götürmemesi gerektiği de vurgulandı:

“Üsluba yönelik haklı eleştiriler ise tek başına sözlerin suç oluşturduğu sonucuna götürmemeli; eleştiri ile tehdit arasındaki ayrım somut ve titiz bir değerlendirmeyle yapılmalıdır.”

Baro, hukukçuların ve baroların görevinin yanlış buldukları uygulamaları somut gerekçelerle eleştirmek, ilgili hukuki yolları işletmek ve denetim mekanizmalarının etkili çalışması için mücadele etmek olduğunu belirtti.

Açıklamanın sonunda hukukçular, eleştiriye tahammül etmeye, eleştirilerini sorumlu bir dille ifade etmeye ve hukuka ilişkin uyuşmazlıkların çözümünü hukuk yöntemleri içinde aramaya davet edildi.