KESK İzmir Şubeler Platformu; 15 Temmuz sonrası çıkardığınız tüm KHK'leri iptal ederek arkadaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmelerini istiyoruz.

Av. Yakup Ataş; Hapishanelerde Devam Eden İhlallere Son Verilsin! Av. Yakup Ataş; Hapishanelerde Devam Eden İhlallere Son Verilsin!

“Emek ve demokrasi güçlerinin bileşeni olarak 224 haftadır bu alanlardan söylüyoruz. Adına Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu dediğiniz bu yapının arkadaşlarımıza ikinci bir cezalandırma aracına dönüştüğünü biliyoruz.”

KESK İzmir Şubeler Platformu adına basın açıklaması Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Veysel Beyazadam okudu.

Beyazadam; “15 Temmuz sonrası çıkardığınız tüm KHK'leri iptal ederek arkadaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmelerini istiyoruz.”

WhatsApp Image 2022-10-19 at 20.12.24

Özelde insan ve genelinde ise toplum, belleği kadar vardır. Dostoyevski'nin de dediği gibi "Havalar soğuyunca insan gölge veren ağaçları unutur!" Kuruluşunun üzerinden yüz yıla yakın bir zaman geçmiş olan Türkiye Cumuriyeti'nde demokrasi mücadelesi birçok aksaklığıyla en azından adıyla var oldu. 20 yıllık AKP iktidarında ise günden güne yitip giden demokrasi havası yerini otoriter bir yapıya bıraktı. Şiir okuduğu için mağduriyet vurgusu yapanlar, sırf kendilerine muhalif oldukları için insanları hapishanelere tıktı. Kılık kıyafet özgürlüğünden söz edenler cezaevlerindeki çıplak aramalara ya da işkenceye şaşı oldu nedense. Çıkacak ekran bulamıyoruz diye medyayı şeytanlaştıran dünün sözde mağdurları sansür yasalarıyla anayasal bir hak olan haber alma hakkına göz dikti. Fikir hürriyetinden en çok söz edenler, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünü devletin zor aygıtlarını kullanarak engellemeyi genel geçer yol olarak benimsedi.

Gıda kuyruklarından söz edenler çöpten yiyecek arayan insanlar yarattı. Adil bir düzenden söz edenler Şenyaşar ailesi gibi adalet saraylarının önünde nöbet tutan anneleri yarattı. Hukuktan söz edenler Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kamu emekçisi kıyımını idari tasarrufa bağlayarak var etti.

Toplumun can güvenliğini korumakla sorumlu olanlar 10 Ekim Ankara Gar Katliamında Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük katliama seyirci kaldı. Ekmeği kutsadığını iddia edenler ekmek parası için yerin yedi kat altında çalışmak zorunda kalan maden işçilerini iş cinayetleriyle diri diri mezara gömdü. Evinde ibadet yapılıyor diye ayakkabıyla bile evlerine girmeyenler, ayakkabılarıyla eve girmek isteyen polisleri uyardığı için gencecik Dilek Doğan'ı yedi yıl önce katlettiler.

15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek işlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin ıstırabı devam ediyor, onurlu mücadeleleri de. Bilmedikleri işlerde çalışmak zorunda kaldıkları için iş cinayetlerinde yaşamlarını yitirdikleri de oluyor ama duruşlarıyla birçok insana ilham kaynağı da oluyorlar. Pasaportlarına el konulduğu için ülke dışına çıkmaları da yasaklanmıştı ama öyküleri ve direngenlikleri sınırları çoktan aştı. Hukuksuzluğun en alasını da yaşadılar ama ülkenin içinde bulunduğu hukuki çürümüşlüğü düzeltecek yol haritasını onlar yazdı. Sevdiklerinden kopartıldılar belki ama yolu emek, barış  ve demokrasi yolunda olan milyonların sevdalısı oldular. Bitmediler ve tükenmediler. Aksine her zulme karşı direnerek zalimlerini insanlığın adalet terazisinde mahkum ettiler. Ülke tarihinin emek, barış ve demokrasi mücadelesinde adlarını çoktan altın harflerle yazdılar.

WhatsApp Image 2022-10-19 at 20.04.40

Emek ve demokrasi güçlerinin bileşeni olarak 224 haftadır bu alanlardan söylüyoruz. Adına Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu dediğiniz bu yapının arkadaşlarımıza ikinci bir cezalandırma aracına dönüştüğünü biliyoruz. Arkadaşlarımızın dosyalarını bekleterek adeta ağaç kökü yemeğe zorlayarak ekonomik olarak boyun eğmelerini istiyorsunuz. Bu uygulamanız hukuksuzdur ve suçtur. Uydurma gerekçelerle işlerinden ettiğiniz donanımlı arkadaşlarımızı kamuya hizmetten alıkoyuyorsunuz. Bu uygulamanız hukuksuzdur ve suçtur. Toplum nezdinde suçlu göstererek itibarsızlaştırmaya çalışıyorsunuz. Bilin ki kimse size inanmıyor. Kişilerin itibarıyla oynuyorsunuz. Bu hukuksuzdur ve suçtur. Tekliğe mahkum edeceğinizi sanarak arkadaşlarımızı yalnızlaştırmak istiyorsunuz, bilin ki onlar hakikat yolunda asla yalnız değiller!

15 Temmuz sonrası çıkardığınız tüm KHK'leri iptal ederek arkadaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmelerini istiyoruz. Önünde sonunda olacağı bu. Buna inanıyoruz çünkü haklıyız ve işimize geri döneceğiz!   

KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU