Eğitim Sen MYK Üyesi Ahmet Karagöz; 29 Ekim 2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile kamudan ihraç edilmemizin üzerinden tam 7 yıl geçti.

Ahmet Karagöz; "Darbecilerin ve OHAL sevicilerinin KESK’li kamu emekçilerini, yani bizleri KHK’lerle neden ve nasıl İHRAÇ ettirdiklerini biliyoruz. İhracımıza ilişkin notlarımızı aldık, dersimizi çalıştık. Yaşatılanları asla unutmayacağız."

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Karagöz 29 Ekim 2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile ihraç edilenlere dönük değerlendirme yazısını olduğu gibi aktarıyoruz;

OHAL Oyalama Komisyonu altı yıl OYALADI ve hala bazı arkadaşlarımızın dosyalarını karara bağlamayarak oyalamaya da devem ediyor. Biliyoruz ki adalet komisyonlarda değil, yargı organlarında aranır.

Oyalama Komisyonu bazılarımızı RET kararları ile onurlandırmıştır. Şimdi de özel yetkilendirilmiş idari mahkemelerle OYALIYORLAR. Bu oyalama işlemleriyle görevlendirilenlerin alenen suç işlediklerini ve aynı zamanda bu kişilerin AKP ve MHP’nin kamuda çalışan militan kadroları olduklarını biliyoruz. AKP’nin gidişiyle oyalayıcı kadrolar mutlaka gönderilecektir. Bu gidişatı İhraç kamu emekçilerine şimdiden müjdelemek isterim.

Ekran görüntüsü 2022-10-28 065625

Muhalefet kanadında bulunan değerli milletvekilleri,

Kamuda ihraç edildiğimizin bugün 7. yılı. Utangaç bir yaklaşımla zaman zaman TBMM’de KHK’li ihraçları gündeminize aldınız ve alıyorsunuz, bunun farkındayız ve teşekkür ediyoruz. Ama sizlerin de bizlerle ilgili AKP ve MHP‘nin yarattığı algı nedeniyle “ama”larınız, “fakat”larınız da yok değildir. “Ya işledikleri bir suç varsa diye…“ Sonrasında mahcup olmak istemiyorsunuz! Biliniz ve emin olunuz ki konusu suç olan hiçbir şey yapmadık. Ancak suç işleyenlerin karşısında durduk. Mazlumların ise yanında yer aldık. “Dayanışma ezilenlerin inceliğidir” incelik sergileyen tüm milletvekillerimize eyvallah diyoruz.

Değerli ihraç arkadaşlarım,

Yürüttüğümüz mücadelenin, dayanışmanın ve diplomasinin mutlaka olumlu sonuçları ve gelecek güzel günleri olacaktır.  Murad ettiğimiz o güzel günlerde;

1)- Türkiye halklarının onurlu yurttaşları ve seçmenleriyle AKP ve MHP’yi sandığa gömmüş olacağız.

2)-Partiler içi demokrasi işlerlik kazandığında, emek, barış, demokrasi ve adalet yaşam bulacaktır. Bu bağlamda seçimlerde sadece seçen değil, aynı zamanda seçilenler de olacağız.

3)- Çaresiz değil, seçenekleri biz yaratacağız.

Sevgili aileler, değerli yol ve mücadele arkadaşlarım,

Bizlere inandınız, güvendiniz ve hep onur duydunuz. Bir gün bile yalnızlık hissi yaşatmadınız. Bizleri ayrıştırmaya dönük bütün baskılara göğüs gerdiniz. Yoksulluk yaşatmadınız. Sizlere teşekkür ve nimet borçluyuz. İyi ki varsınız. İyi ki böyle bir ailenin bireyleriyiz. Bizler de sizlerle onur duyuyoruz.

Konfederasyonumuz KESK’e ve üyesi olmaktan onur duyduğumuz Eğitim Sen’e bin selam olsun.

 Kamu emekçilerinin sesi, sözü, gücü ve temsilcisi olan sendikalarımız kuruldukları ilk günden bugüne kadar emekçilerin taleplerini kazanıma dönüştüren emek merkezleri olmuştur. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ile birlikte AKP, KESK ve Eğitim Sen’e yönelmiştir. 11 bin 400 Eğitim Sen üyesi açığa alınmış, 1602 üyesi KHK’lerle ihraç edilmiş, 2 bin 500 üyesi ise farklı illere sürgün olarak gönderilmişti. Konfederasyonumuz KESK ve bağlı iş kolları; yalan, yanlış beyanlara, haksız hukuksuz işlemlere, yaşatılmak istenen mağduriyetlere karşı oluşturdukları mücadele programı ve maddi, manevi dayanışmayla dünya emek tarihine, isimlerini altın harflerle yazdırmayı başardılar. KESK ve Eğitim Sen içerisinde bu mücadeleye omuz vermek ve tanıklık etmekten onur duyuyoruz. Bu bağlamda irademiz ve en güçlü sesimizle;

Bi sev bi sev… Bi sev bi sev…

Yaşasın KESK!

Yaşasın Eğitim Sen! Diyoruz.

Özgür basının değerli emekçileri, Türkiye halklarının doğru haber alma hakkı ve yaşadıklarımızı kamuoyu ile paylaşma adına birçok bedeller ödüyorsunuz. Yaşatılan her türlü bedele rağmen, kalemlerinizi bükmeden, deklanşöre tereddüt etmeden basıyorsunuz. Dayanışma ve mücadele azminizi takdir ediyor ve sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.    

Siyasal iktidar ve yandaşları devletin her türlü olanaklarını ve zor aygıtlarını kullanarak İhraç kamu emekçilerini toplumsal linçe maruz bıraktılar. İnanç ve ideallerinden vazgeçirmeye çalıştırdılar. Biat etmeye zorladılar. Açlıkla terbiye etmeye çalıştılar. Dediler ki “Ağaç kökü yesinler”. Vatan haini ve terörist olarak hedef gösterdiler. Seçilme haklarını gasp ettiler... Sıkıştıklarında “ALDATILDIK” diyebiliyor ve Allah’tan af diliyorlar. Haklarımızı gasp edip, Allah’tan af dilemek, 81 milyon insanın inancı ve aklıyla alay etmektir. Bu temelde haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe uğramış bütün kesimlerle en güçlü muhalefet cephesini örmek bizler açısında hem bir sorumluluk hem de bir zorunluluktur.

21 yıllık AKP hükümetleri döneminde, AKP zulmüne uğrayanlar elbette KESK’li kamu emekçileriyle sınırlı değildir. Sendikal, siyasal, inanç kimlikleri, okudukları gazete, bankalarda bulunan mevduat hesapları, çocuklarının eğitim aldıkları özel okul ve özel dershaneler üzerinde 150 bini aşkın kamu çalışanı ihraç edilmiştir. İhraç edilen kamu emekçilerinin bir bölümü yaşadığı yoğun baskı ve stres nedeniyle sağlıkları bozulmuş ve yaşamlarını yitirmişlerdir. Yaşamını yitiren arkadaşlarımıza nefes aldıkları son ana kadar terörist diyenler, arkadaşlarımızın ölümlerinden kısa bir süre sonra göreve iade edilmelerini, halkımızın değerlendirmesine bırakıyorum.

29 Ekim 2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile çalınan hayatlarımızın, çalınan geleceğimizin hesabını sormak ve mücadeleyi büyütmek dileğiyle.

Sevgi ile kalın.

Ahmet KARAGÖZ

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi

Çankaya / ANKARA