KESK Yürütme Kurulu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını belirterek, Adana’da yasal ve izinli Emek, Demokrasi ve Barış Mitingi’ne çağrı yaptıkları gerekçesiyle 11 kişiye toplam 42 yıl hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. KESK, “Yasal, izinli mitinge barış çağrısının suç sayılmasını kamu vicdanı kabul etmiyor” açıklamasında bulundu.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde düzenlenmesi planlanan Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi öncesinde gerçekleştirilen ve 103 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın ardından yürütülen yargı süreçleri tartışılmaya devam ediyor.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, katliamın 11. yılında yaptığı açıklamada, saldırının önlenememesindeki kamu görevlilerinin sorumluluklarının açığa çıkarılmadığını savundu. KESK, Adana’da mitinge katılım çağrısı yapan emek ve demokrasi güçlerinden 11 kişiye toplam 42 yıl hapis cezası verilmesini de eleştirdi.

“Katliamın gerçek sorumluları yargılanmadı”

KESK Yürütme Kurulu, 10 Ekim Katliamı'nın ardından geçen 11 yılda adalet arayışının sürdüğünü belirterek, saldırı öncesinde elde edilen istihbarat bilgilerinin değerlendirilmemesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması konularında sorumluların ortaya çıkarılmadığını ifade etti.

Açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin Suriye'den Türkiye'ye geçişleri ve Ankara'ya ulaşmaları sürecindeki güvenlik ve denetim eksikliklerine dikkat çekildi.

KESK, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Tüm istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanlar, güvenlik bürokrasisindeki ihmaller, katliama giden yoldaki aranan şahısların Suriye’den sınırı geçip Ankara’ya gelmesindeki denetimsizlik ve sorumsuzluklar ortaya çıkarılmamıştır. Gerçek sorumlular yargılanmamıştır. Bu nedenle vicdanlar rahat değildir. 10 Ekim davasında adalet sağlanmamıştır.”

Adana’da miting çağrısına katılan 11 kişiye toplam 42 yıl ceza

KESK açıklamasında, Ankara'daki katliamın ardından yürütülen süreçlerle Adana'da barış mitingine çağrı yapan kişilere verilen cezalar arasındaki çelişkiye dikkat çekildi.

Konfederasyon, yasal ve izinli bir mitinge katılım çağrısı yapılmasının cezalandırılmasını kabul edilemez bulduğunu belirtti.

Açıklamada, katliamın ardından devletin idari, siyasi ve hukuki süreçlerde kendi sorumluluğunu reddeden bir yaklaşım sergilediği savunularak şu ifadelere yer verildi:

“Daha vahimi, katliamın ardından devlet; idari, siyasi ve hukuki bütün süreçlerde kendi kusurunu ve sorumluluğunu reddeden bir tutum izlemiş, buna karşı 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne çağrı yapan Adana Emek Demokrasi güçleri suçlu ilan edilmişlerdir. Mitinge çağrı açıklamasına katılmak gerekçesiyle 11 arkadaşımıza toplamda 42 yıl ceza verilmiştir.”

KESK, barış çağrısında bulunmanın cezalandırılmasının demokratik hak ve özgürlükler açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı.

“Barış çağrısının suç sayılmasını kamu vicdanı kabul etmiyor”

KESK Yürütme Kurulu, açıklamasında barışçıl toplantı ve gösteri hakkının demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğuna işaret etti.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 34. maddesi, herkesin önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu güvence altına alıyor.

KESK'in açıklaması, 10 Ekim Katliamı'nda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin hesap vermesi talebi ile barışçıl miting çağrısı nedeniyle verilen mahkûmiyet kararlarını yeniden gündeme taşıdı.

“O gün barış için yan yanaydık, bugün de yan yana olacağız”

KESK Yürütme Kurulu, açıklamasının son bölümünde barış ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Barışın yalnızca bir slogan olmadığını belirten konfederasyon, eşit, özgür ve birlikte yaşamın demokratik toplumun temel gerekliliği olduğunu ifade etti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Barış, bizim için bir slogan değil; eşit, özgür ve bir arada yaşama arzumuz, her saldırıda yeniden savunduğumuz bir yaşam biçimidir. Demokrasi, bizim için yalnızca bir yönetim biçimi değil; hepimiz için adalettir; hepimiz için şiddetsiz, eşit ve özgürce bir arada yaşamdır.”

KESK Yürütme Kurulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“O gün barış için yan yanaydık! Bugün de barış ve adalet mücadelesinde yan yana olmaya devam edeceğiz!”

Whatsapp Image 2026 11 04 At 15.59.30