Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik kurumlara yönelik müdahalelerin son bulmasını istedi. KESK, “Tüm emek ve demokrasi güçlerini bu hukuksuzluğa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Halk TV’ye yönelik kayyum müdahalesinin ardından yaptığı açıklamada, iktidarın belediyelerden demokratik kurumlara, dijital platformlardan muhalif basına kadar uzanan baskı politikalarını eleştirdi.

“Kayyumlar gidecek, halkın iradesi kazanacak!” başlığıyla yayımlanan açıklamada, Halk TV’ye yönelik müdahalenin yalnızca bir basın kuruluşunu hedef almadığı, aynı zamanda toplumun haber alma hakkına ve demokratik değerlere yönelik daha geniş kapsamlı bir politikanın parçası olduğu savunuldu.

“Kayyum, sansür ve yasak politikalarının son hedefi Halk TV oldu”

KESK, iktidarın baskı ve sindirme politikalarını toplumsal yaşamın farklı alanlarına yaydığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“AKP iktidarı, sürdürdüğü baskı ve sindirme politikalarını yaşamın her alanına yaymaya devam ediyor. Belediyelerden demokratik kurumlara, dijital mecralardan muhalif basına uzanan kayyum, sansür ve yasak politikalarının son hedefi Halk TV oldu.”

Konfederasyon, söz konusu uygulamaların birbirinden bağımsız gelişmeler olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Açıklamada, kayyum atamaları, yayın yasakları ve dijital sansür uygulamalarının toplumsal muhalefeti susturmayı amaçladığı ileri sürülerek şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bu saldırılar birbirinden bağımsız değil; tek merkezden yürütülen, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasp etmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı, demokrasinin asgari kurum ve kurallarını ortadan kaldırarak otoriter Tek Adam rejimini kalıcı hale getirmeyi hedefleyen politikanın parçalarıdır.”

KESK’ten fon yolsuzluğu tartışmalarına dikkat çeken açıklama

KESK, son dönemde kamuoyunun gündeminde yer alan fon yolsuzluğu tartışmalarıyla muhalif basına yönelik müdahaleler arasında bağlantı olabileceğini de öne sürdü.

Konfederasyon, milyarlarca dolarlık fon yolsuzluğu iddialarının tartışıldığı bir dönemde Halk TV’ye yönelik müdahalenin gerçekleşmesine dikkat çekerek, bunun kamuoyundaki tartışmaları sınırlandırmaya yönelik olduğu görüşünü dile getirdi.

Açıklamada, “Son dönemde milyarlarca dolarlık fon yolsuzluğu, gündemdeki yerini korurken, muhalif basına yönelik bu müdahaleler, söz konusu yolsuzluğun üzerinin örtülmek ve muhalif medyada tartışılmasının engellenmek istendiğini de işaret etmektedir” denildi.

“Hiçbir iktidar baskıyla ömrünü sonsuza kadar uzatamamıştır”

KESK, yargı mekanizmalarının, kolluk güçlerinin, kayyum uygulamalarının ve dijital sansürün muhalefet üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanıldığını savundu.

Demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına karşı mücadelenin devam edeceği belirtilen açıklamada, tarihsel deneyimlere işaret edilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Yargıyı, kolluğu, kayyumları ve dijital sansürü birer baskı aracına dönüştürerek ülkeyi her geçen gün daha koyu bir karanlığa sürükleyenler bilmelidir ki bu çabaları beyhudedir! Tarih sayısız kere göstermiştir ki hiçbir iktidar baskıyla, yasaklarla ve zorbalıkla ömrünü sonsuza kadar uzatamamıştır.”

Halk TV emekçilerine dayanışma mesajı

KESK, Halk TV çalışanlarının yanında olduğunu açıklayarak basın özgürlüğünün korunmasının yalnızca gazetecilerin değil, bütün toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Konfederasyon, muhalif basına yönelik müdahalelere karşı emek ve demokrasi örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada, Halk TV emekçileriyle dayanışmanın sürdürüleceği ifade edilerek, demokratik hakların korunması için ortak mücadelenin büyütülmesi çağrısı yapıldı.

“Tüm emek ve demokrasi güçlerini ortak mücadeleye çağırıyoruz”

KESK, açıklamasının sonunda toplumsal dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.

Konfederasyonun açıklaması şu çağrıyla sona erdi:

“KESK olarak Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ederken; tüm emek ve demokrasi güçlerini bu hukuksuzluğa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu örgütlü kötülüğü dağıtacak olan ortak mücadele ve dayanışmadır! Emeğin, barışın, özgürlüğün ve demokrasinin kazandığı bir geleceği mutlaka birlikte kuracağız!”