On yıla yaklaşan KHK uygulamalarının yol açtığı hukuksuzluklara dikkat çekmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araya gelen KHK’liler, Cumhurbaşkanı’na, MİT Başkanı İbrahim Kalın’a ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye açık çağrıda bulundu. Basın toplantısında, yaşanan adaletsizliklerin sona erdirilmesi, diyalog kanallarının açılması ve kalıcı bir çözüm için “Sesimizi duyun, bizi dinleyin” talebi öne çıktı.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamudan ihraç edilen yurttaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen basın toplantısında on yıla yaklaşan hukuksuzluğun sona erdirilmesini istedi. Akademisyen Fatma Zehra Fidan, Cumhurbaşkanı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’a doğrudan çağrı yaparak “Her türlü görüşmeye ve yüzleşmeye hazırız” dedi. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise KHK uygulamalarını “yargısız infaz ve sivil ölüm” olarak niteledi.

Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen yurttaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen basın toplantısında bir araya gelerek, yaklaşık on yıldır süren adaletsizliğin ve hukuksuzluğun sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Basın toplantısına Ömer Faruk Gergerlioğlu da katıldı.

Toplantıda, KHK sürecinin yalnızca bir idari tasarruf değil; yüz binlerce insanın hayatını kökten sarsan, aileleriyle birlikte milyonları etkileyen derin bir toplumsal yıkıma dönüştüğü vurgulandı.

“Eğer Bilseydiniz, Bu Adaletsizlik Devam Etmezdi”

Basın toplantısında konuşan KHK’lı akademisyen Fatma Zehra Fidan, sözlerine doğrudan Cumhurbaşkanı’na seslenerek başladı. Fidan, KHK sürecinde yaşananların karar alıcılar tarafından tüm boyutlarıyla bilinmediğini düşündüklerini ifade ederek şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanımıza bir yurttaş olarak seslenmek istiyorum. Ailesine ve çocuklarına değer veren, şefkatli ve merhametli bir insan olduğunuzu biliyoruz. Eğer bizim yaşadıklarımızı, bu sürecin insan hayatında açtığı derin yaraları tüm açıklığıyla bilseydiniz, bu adaletsizliğin bu kadar uzun sürmeyeceğine inanıyoruz.”

Fidan, iktidar çevresinde oluşturulan bilgi duvarlarının yıkılması gerektiğini belirterek, “Lütfen etrafınızdaki duvarları yıkın ve bir kez olsun sesimizi duyun” çağrısında bulundu.

İbrahim Kalın’a Açık Davet: “Bizi Takip Edin, İnceleyin”

Fidan, konuşmasının devamında doğrudan İbrahim Kalın’a seslenerek, KHK’lıların şeffaflıktan kaçmadığını vurguladı:

“Sayın İbrahim Kalın’a da sesleniyorum. Adınızın önünde yer alan sorumluluğa uygun davranmanızı rica ediyoruz. Bir yurttaş olarak bizi izleyin, takip edin. Evlerimize, yayınlarımıza, sosyal medya kanallarımıza bakın. Gizlimiz, saklımız yok. İfşa edilmesi gereken bir şey varsa, buyurun ortaya koyun.”

Fidan, KHK’lıların yıllardır sistematik bir suçluluk algısıyla toplumdan dışlandığını, buna rağmen masumiyetlerinden ve haklılıklarından vazgeçmediklerini ifade etti.

TBMM’de Rojava Protestoları Raporu: 842 Gözaltı, 99’u Çocuk; Şırnak’ta İşkence İddiaları
TBMM’de Rojava Protestoları Raporu: 842 Gözaltı, 99’u Çocuk; Şırnak’ta İşkence İddiaları
İçeriği Görüntüle

“Dört Ateş Arasında Kalan İnsanların Sesi Olarak Buradayız”

Konuşmasında duygusal anlar da yaşayan Fidan, KHK sürecinin yarattığı yıkımı şu sözlerle anlattı:

“Son on yılda adı konulmamış bir zulmün içinde savrulduk. Çocuklarını, eşlerini, yakınlarını kaybedenler oldu. Aileler parçalandı, insanlar yalnızlaştırıldı. Kimi zaman devletin baskısı, kimi zaman toplumun önyargısı, kimi zaman da çözümsüzlük karşısında dört ateş arasında bırakıldık.”

Fidan, KHK’lıların herhangi bir örgütle bağlarının olmadığını net bir dille ifade ederek, “Ne yurt dışındaki yapılanmalarla ne de suç isnat edilen örgütlerle herhangi bir ilişkimiz vardır. Masumiyetimiz, hakkımız ve cesaretimiz en büyük gücümüzdür” dedi.

Gergerlioğlu: “Bu Bir Yargısız İnfaz Rejimidir”

Basın toplantısında söz alan Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK uygulamalarını Türkiye’nin son on yılında yaşanan en ağır hak ihlallerinden biri olarak tanımladı. Gergerlioğlu, “KHK meselesi artık geçici bir OHAL uygulaması değil, kalıcı bir adaletsizlik düzenine dönüşmüştür” dedi.

Gergerlioğlu, KHK’lerin binlerce insanı bir gecede işsiz, güvencesiz ve damgalanmış hale getirdiğini belirterek şunları söyledi:

“İnsanlar herhangi bir mahkeme kararı olmadan, neyle suçlandığını bile bilmeden listelerle ihraç edildi. Ardından cezaevleri, sosyal dışlanma ve sivil ölüm geldi. Bu açık bir yargısız infazdır.”

4031 Kişiyle Yapılan Araştırma: Toplumsal Yıkımın Fotoğrafı

Gergerlioğlu, toplantıda paylaşılan ve 4 bin 31 kişiyle yapılan bilimsel araştırmaya dikkat çekerek, çalışmanın KHK sürecinin çok boyutlu sonuçlarını ortaya koyduğunu söyledi. Araştırmada; ekonomik yıkımın yanı sıra psikolojik travmalar, aile içi dağılmalar, çocukların eğitim ve istihdamda karşılaştığı ayrımcılık gibi başlıkların öne çıktığı belirtildi.

“Bu sadece bireysel bir mağduriyet değil, kuşaklar arası bir adaletsizliktir. Çocuklar dahi ‘KHK’lı yakını’ oldukları için işe alınmıyor. Bu, sosyal bir tasfiyedir” dedi.

“Çözüm Konuşuluyorsa KHK Meselesi de Masada Olmalı”

Kürt meselesi ve demokratikleşme tartışmalarına da değinen Gergerlioğlu, “Eğer bu ülkede barış, normalleşme ve hukuk konuşulacaksa, KHK meselesi görmezden gelinemez. On yıl boyunca süren bu adaletsizlik çözülmeden gerçek bir demokratikleşmeden söz edilemez” ifadelerini kullandı.

“Her Türlü Görüşmeye Açığız”

Basın toplantısı, Fatma Zehra Fidan’ın şu çağrısıyla sona erdi:

“Cumhurbaşkanının, MİT Başkanı’nın, Adalet Bakanlığı’nın ve yargı kurumlarının davetini bekliyoruz. Biz susmuyoruz, kaçmıyoruz. Konuşmaya, anlatmaya, yüzleşmeye hazırız. Yeter ki bu on yıllık adaletsizlik sona ersin.”

Basın toplantısı, KHK sürecine dair adalet, yüzleşme ve onurlu bir çözüm talebinin altı çizilerek tamamlandı.

Muhabir: Güven BOĞA