Mardin’in Kızıltepe ilçesinde çocukların bulunduğu bir eve düzenlenen kolluk operasyonuna ilişkin görüntüler Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşındı.
Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, 9 Eylül 2026 tarihinde Turgut Özal Mahallesi’nde gerçekleştirilen ev baskını hakkında hem TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonuna başvurdu hem de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Kamuoyuna yansıyan görüntülerde özel harekât polislerinin uzun namlulu silahlarla eve girdiğini, aralarında çocukların da bulunduğu ev sakinlerini yere yatırdığını ve yüksek sesle bağırarak arama yaptığını belirten Altın, çocukların korku ve tedirginlik yaşamasına rağmen müdahalenin aynı yöntemle sürdürüldüğünü ifade etti.
“Kolluğun yetkisi sınırsız değildir”
Kamu düzeninin ve güvenliğin sağlanması gerekçesinin insan hakları ile temel özgürlüklerin korunması yükümlülüğünün önüne geçirilemeyeceğini vurgulayan Altın, arama veya yakalama işleminin hukuki dayanağının bulunmasının kullanılan her yöntemi meşru ve ölçülü hale getirmeyeceğine dikkat çekti.
Altın, kolluk güçlerinin sahip olduğu yetkinin; gereklilik, ölçülülük, orantılılık ve insan onuruna saygı ilkelerine uygun biçimde kullanılması gerektiğini belirtti.
Bir konuta yönelik müdahalenin yalnızca hakkında işlem yürütülen kişi üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Altın, aynı evde bulunan ve herhangi bir adli işlemle ilgisi olmayan kişilerin, özellikle de çocukların güvenlik ve esenliğinin gözetilmesi gerektiğini bildirdi.
Uzun namlulu silahların kullanılma gerekçesini sordu
Beritan Güneş Altın, baskında özel harekât polislerinin ve uzun namlulu silahların kullanılmasının hangi somut tehlike ya da direnme ihtiyacına dayandığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Müdahale öncesinde evde çocukların bulunduğunun bilinip bilinmediğinin araştırılması gerektiğini belirten Altın, daha düşük risk taşıyan bir yöntemle aynı sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağının da değerlendirilmesini talep etti.
Altın, “Güvenlik gerekçesi, güvenliği sağlamakla yükümlü kamu otoritelerinin kullandığı yöntemlerin kendisinin yeni bir korku ve güvensizlik kaynağı haline gelmesini meşrulaştıramaz” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuğun üstün yararı gözetilmeliydi”
Başvurusunda Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye dikkat çeken Altın, Sözleşme’nin 3’üncü maddesi uyarınca çocukları doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bütün kamu işlemlerinde çocuğun üstün yararının temel ölçüt olması gerektiğini hatırlattı.
Sözleşme’nin 16’ncı maddesinin çocukların özel hayatını, aile yaşamını ve konutunu keyfî veya hukuka aykırı müdahalelere karşı güvence altına aldığını belirten Altın, 19’uncu maddenin de çocukların her türlü fiziksel ve psikolojik şiddet ile kötü muameleden korunmasını öngördüğünü kaydetti.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 4’üncü maddesinde de çocuğun yaşama, gelişme ve korunma haklarının güvence altına alındığını ifade eden Altın, çocukların kolluk işlemlerinin gerçekleştiği ortamlarda özel olarak korunması gerektiğini vurguladı.
Kamera kayıtlarının korunması istendi
Altın, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonuna yaptığı başvuruda, Kızıltepe’deki baskının bütün yönleriyle incelenmesini istedi.
Başvuruda şu talepler sıralandı:
- Arama ve gözaltı işleminin hangi soruşturma kapsamında ve hangi hukuki karar veya emir doğrultusunda gerçekleştirildiğinin belirlenmesi,
- Operasyonda görev alan kolluk personelinin kimlik ve görev bilgilerinin Komisyona sunulması,
- Operasyonun planlama ve sevk-idare süreçleriyle görev emirlerinin incelenmesi,
- Polis kamerası, yaka kamerası, MOBESE ve diğer görüntülerin muhafaza altına alınması,
- Evde çocukların bulunduğunun önceden bilinip bilinmediğinin araştırılması,
- Çocukların güvenliğine ilişkin risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi,
- Uzun namlulu silahlarla müdahalenin somut güvenlik gerekçesinin açıklanması,
- Kullanılan yöntemin gereklilik, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri bakımından değerlendirilmesi.
Altın ayrıca çocukların bulunduğu konutlara yönelik operasyonlarda çocuğun üstün yararını, fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü koruyacak özel bir kolluk prosedürünün bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulmasını talep etti.
Hak ihlali varsa adli ve idari süreç başlatılsın
Komisyona sunulan başvuruda, çocukların veya diğer ev sakinlerinin haklarının ihlal edildiğinin belirlenmesi halinde sorumlular hakkında gerekli adli ve idari süreçlerin başlatılması istendi.
Altın, olayın yalnızca bireysel bir uygulama olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk müdahalelerinin doğurduğu fiziksel ve psikolojik riskler hakkında yapısal öneriler hazırlanması ve ilgili kurumlara tavsiyelerde bulunulması çağrısı yaptı.
İçişleri Bakanı’na sekiz soru
Beritan Güneş Altın, TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den şu sorulara yanıt istedi:
- Kızıltepe Turgut Özal Mahallesi’ndeki ev baskını hakkında inceleme veya soruşturma başlatıldı mı?
- Arama ve gözaltı işlemi hangi soruşturma kapsamında, hangi hukuki karar veya emir doğrultusunda gerçekleştirildi?
- Operasyonda özel harekât polislerinin uzun namlulu silahlarla görevlendirilmesinin somut gerekçesi nedir? Silahlı direnme ya da yakın ve somut bir tehlike tespit edildi mi?
- Operasyon öncesinde evde çocukların bulunduğu biliniyor muydu? Biliniyorsa çocukların güvenliğine yönelik risk değerlendirmesi yapıldı mı?
- Çocukların bulunduğunun bildirilmesine rağmen ev sakinlerinin yere yatırılması, yüksek sesle bağırılması ve silahlı müdahalenin sürdürülmesi gereklilik ve ölçülülük ilkeleri bakımından incelendi mi?
- Operasyona ait polis kamerası, yaka kamerası, MOBESE veya diğer kamera kayıtları muhafaza altına alındı mı?
- Çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk operasyonlarında çocuğun üstün yararını ve psikolojik bütünlüğünü korumaya yönelik özel bir prosedür veya talimat bulunuyor mu?
- Son beş yılda çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk müdahaleleri nedeniyle Bakanlığa kaç şikâyet ulaştı ve bunların kaçı hakkında idari soruşturma yürütüldü?




