ADANA – CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’daki narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşıdı.

Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Şevkin; limon, mandalina, portakal ve greyfurt üreten binlerce çiftçinin artan maliyetler, fiyat belirsizliği, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki güçlükler nedeniyle üretimden uzaklaştığını belirtti.

Narenciyenin geleceğinin üretimden ihracata kadar bütün boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade eden Şevkin, sektörün sorunlarının ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

“Üretici hem üretirken hem satarken kaybediyor”

Mazot, gübre, ilaç, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye giderlerindeki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Şevkin, çiftçinin hasat döneminde ürününü hangi fiyattan satacağını öngöremediğini söyledi.

Ürünün dalında kalmasının yalnızca bir sezonluk gelir kaybı oluşturmadığına dikkat çeken Şevkin, şöyle konuştu:

“Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor ve borçlanıyor. Hasat geldiğinde ise ya alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir.”

Üretimden ihracata bütünlüklü politika çağrısı

Narenciye sektörünün yalnızca bahçedeki üretim aşaması üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Şevkin; hasat, paketleme, soğuk zincir, depolama, işleme ve ihracat süreçlerinin birlikte planlanması gerektiğini belirtti.

Dış pazarlardaki bitki sağlığı ve kalıntı standartları, artan lojistik maliyetleri, sınır kapılarında yaşanan sorunlar ve uygulanan ihracat politikalarının üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini kaydeden Şevkin, şunları söyledi:

“Çukurova’da yetişen narenciye yalnızca iç piyasaya mahkûm edilemez. Mevcut ihracat pazarları korunmalı, yeni pazarlar oluşturulmalı ve üreticinin dış pazara erişimi kolaylaştırılmalıdır. İhracatçı ile üretici arasındaki ilişkide çiftçinin pazarlık gücünü artıracak mekanizmalar kurulmalıdır.”

“Üretici ürününü aynı gün satmak zorunda bırakılmamalı”

Çukurova’daki soğuk hava deposu, paketleme ve işleme tesisi kapasitesinin yetersiz olduğuna işaret eden Şevkin, bu durumun üreticiyi hasat ettiği ürünü bekletmeden satmaya zorladığını söyledi.

Depolama olanağı bulunmayan çiftçinin ürününü alıcının belirlediği fiyat üzerinden elinden çıkarmak zorunda kaldığını ifade eden Şevkin, “Bu tablo aracının ve alıcının pazarlık gücünü artırırken üreticinin emeğinin karşılığını almasını engelliyor” dedi.

Şevkin, kooperatiflerin ve üretici birliklerinin güçlendirilerek pazarlama sürecinde daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’li Kış’tan 2027 bütçesi çıkışı: Yüzde 21 enflasyon, yüzde 39 harcama artışı
CHP’li Kış’tan 2027 bütçesi çıkışı: Yüzde 21 enflasyon, yüzde 39 harcama artışı
İçeriği Görüntüle

İklim krizi üretimdeki riskleri büyütüyor

Aşırı sıcaklık, kuraklık, düzensiz yağış, zirai don, dolu ve şiddetli yağışların narenciye bahçelerinde verim ve kalite kaybına yol açtığını belirten Şevkin, iklim krizinin üreticinin üzerindeki yükü ağırlaştırdığını söyledi.

Tarımsal sigorta sisteminin değişen iklim koşullarına göre yeniden düzenlenmesini isteyen Şevkin, “Üreticiyi yalnızca zarar meydana geldikten sonra desteklemek yeterli değildir. Sulama, sigorta, hastalık ve zararlılarla mücadele ile iklime dirençli üretim tekniklerini kapsayan bir politika oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Çiftçiyi borçlandırarak üretimde tutamazsınız”

Narenciye üreticilerinin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer finans kuruluşlarına olan borçlarının da araştırılması gerektiğini belirten Şevkin, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

“Çiftçiyi borçlandırarak üretime devam etmeye zorlayamazsınız” diyen Şevkin, üreticinin borç yükünü hafifletecek, uygun koşullu finansmana erişimini sağlayacak ve üretimin devamlılığını güvence altına alacak düzenlemeler yapılmasını istedi.

Meclis Araştırmasında ele alınmasını istediği başlıklar

Şevkin, kurulmasını istediği Meclis Araştırması Komisyonunda şu konuların incelenmesi gerektiğini belirtti:

  • Çukurova’daki narenciye üretim alanları ve üretici sayısındaki değişim
  • Limon, mandalina, portakal ve greyfurtun üretim maliyetleri
  • Üretici ile tüketici fiyatları arasındaki fark
  • Ürünlerin dalında kalmasının nedenleri
  • İhracatta yaşanan sorunlar ve yeni pazar arayışları
  • Soğuk hava deposu, paketleme ve işleme tesisi kapasitesi
  • Kooperatiflerin ve üretici birliklerinin durumu
  • Tarımsal desteklerin yeterliliği
  • İklim krizinin üretime etkileri
  • Üreticilerin borçluluk durumu
  • Lojistik giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler

“Narenciyede uzun vadeli devlet politikası oluşturulmalı”

Narenciye üreticisinin sorunlarının yalnızca hasat dönemlerinde gündeme getirilerek çözülemeyeceğini söyleyen Şevkin, çiftçinin ne üreteceğini, maliyetini ve ürününü hangi koşullarda satacağını önceden bilebildiği bir sistem kurulmasını istedi.

Çukurova narenciyesinin bölge ekonomisi, istihdam, gıda güvencesi ve Türkiye’nin ihracat kapasitesi açısından stratejik değer taşıdığını vurgulayan Şevkin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çukurova’nın bereketli topraklarını ve narenciye bahçelerini korumak istiyorsak önce üreticiyi korumak zorundayız. Üreticiyi üretimden koparırsanız yalnızca bir çiftçiyi değil; tarımı, istihdamı, gıda güvencesini ve ihracat kapasitesini kaybedersiniz. Narenciye üreticisinin sorunlarını Meclis çatısı altında bütün yönleriyle araştırmalı ve kalıcı çözüm yollarını ortaya koymalıyız.”