CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, ekonomik güçlük yaşayan ailelerin çocuklarının eğitim giderlerinin karşılanması için hazırladığı “Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisine sundu.
Teklif; devlet okullarında eğitim gören ve talepte bulunan öğrencilerin kırtasiye malzemelerinin her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz karşılanmasını, dar gelirli ailelere ise “okula başlangıç desteği” verilmesini öngörüyor.
“Yoksulluk ekonomik temelli sosyal bir krizdir”
Kanun teklifinin gerekçesinde yoksulluğun yalnızca ekonomik değil, toplumsal sonuçları da bulunan bir kriz olduğuna dikkat çeken Avşar, şunları söyledi:
“Yoksulluk, ekonomik temelli sosyal ve toplumsal sonuçları olan bir krizdir. Ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir.”
“Her 10 yurttaştan ikisi yoksul”
TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na işaret eden Avşar, Türkiye’de en az 17 milyon 821 bin kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak ölçüde yoksullukla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Yoksulluk oranının yüzde 21,2’ye yükseldiğini kaydeden Avşar, düşük asgari ücret, ağır vergi yükü ve adaletsiz gelir dağılımının çalışan yoksulluğunu artırdığını ifade etti.
Avşar, “2025 yılında Türkiye’de çalışanların yoksulluk oranı yüzde 12,2’dir. Geniş tanımlı işsizliğin yüzde 30,6’ya ulaşması, yoksulluğun daha geniş kesimleri ve aileleri etkilemesine yol açmaktadır” dedi.
“Çalışanların yarısına yakını açlık sınırının altında”
Ücretlerin enflasyon karşısında hızla eridiğini belirten Avşar, milyonlarca emekçinin alım gücünün her geçen gün azaldığını söyledi. Çalışanların yarısına yakınının açlık sınırının altında kalan asgari ücretle geçinmeye çalıştığını vurgulayan Avşar, bunun Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.
Açlık sınırı ile asgari ücret arasındaki farka dikkat çekti
Ağustos 2026 verilerini paylaşan Avşar, dört kişilik bir ailenin yalnızca aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırının 37 bin 388 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 TL’ye ulaştığını belirtti.
Avşar, aynı dönemde asgari ücretin 28 bin 75 TL, en düşük memur maaşının 70 bin 224 TL ve en düşük emekli aylığının 23 bin 553 TL seviyesinde kaldığını ifade etti.
“Çocukların yüzde 36,8’i yoksulluk riski altında”
Ekonomik krizin en ağır sonuçlarını çocukların yaşadığını söyleyen Avşar, TÜİK verilerine göre 2025 yılında 18 yaşından küçük çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu aktardı.
Toplum genelinde yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunanların oranının ise yüzde 29,3 olduğunu kaydetti.
“Yoksulluk çocukların gelişimini olumsuz etkiliyor”
Çocukların sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklara en fazla ihtiyaç duydukları dönemde bu haklardan yoksun bırakıldığını belirten Avşar, şöyle konuştu:
“Bu durum çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir. Yoksulluk içinde büyüyen çocuklar erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kalmakta, çocuk işçiliği hızla artmaktadır. Çocukların nitelikli eğitim alabilmesi ve özgüvenli bireyler olarak büyüyebilmesi için merkezi bütçeden daha fazla kaynak ayrılmalıdır.”
“Kamusal politikalar çocukların mutluluğuna odaklanmalı”
Sosyoekonomik farklılıkların çocuklar arasında ayrışmaya, akran zorbalığına ve sosyal dışlanmaya neden olabildiğini ifade eden Avşar, kamusal politikaların çocukların mutluluğuna ve eşitliğine odaklanması gerektiğini söyledi.
Avşar, devlet okullarında eğitim gören çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir okula başlangıç desteğinin hayata geçirilmesinin, fiziki ve ruhsal gelişim açısından önemli olduğunu vurguladı.
“Adil ve erişilebilir eğitim anayasal bir haktır”
Eğitimin Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatan Avşar, ekonomik güçlük yaşayan ailelerin çocuklarının eğitimden uzaklaşmasının ciddi bir eşitsizlik ve hak ihlali yarattığını belirtti.
Okula başlangıç desteğinin eğitimdeki eşitsizliklerin azaltılması ve hak temelli bir eğitim sisteminin kurulması bakımından önemli bir adım olacağını söyledi.
Okula Başlangıç Fonu nasıl uygulanacak?
Kanun teklifine göre Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 53’üncü maddesinde değişiklik yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı, devlet okullarında eğitim gören ve talepte bulunan öğrencilerin kırtasiye malzemelerini her eğitim-öğretim yılının başında ücretsiz sağlayacak.
Ayrıca devlet okullarındaki eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla dar gelirli ailelere, Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar doğrultusunda “okula başlangıç desteği” verilecek.
“Sosyal yardım değil, eğitim güvencesi”
Teklifin temel amacının öğrencilere sağlanacak desteği sosyal yardım statüsünden çıkarmak olduğunu belirten Avşar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Böylece bu hak, sosyal ve ekonomik destek kapsamında sağlanan bir ‘sosyal yardım’ olmaktan çıkarılacak; adil ve erişilebilir eğitimi kanuni güvence altına alan bir hak hâline gelecektir.”



