İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Şişli Belediyesi’nin kayyım yönetimi dönemindeki personel uygulamalarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi hazırladı.

Konukçu, önergenin gerekçesinde hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında ücretleri eriyen emekçilerin iş güvencesinin de tehdit altında olduğunu belirtti. Kadınların ekonomik bağımsızlığını, sendikal örgütlenmesini ve eşit çalışma hakkını hedef aldığını savunduğu uygulamaların araştırılmasını talep etti.

“Personel fazlalığı” gerekçesiyle 8 çalışanın işine son verildi

Önergede, Şişli Belediyesi’nde 7’si kadın olmak üzere 8 emekçinin iş sözleşmesinin “personel fazlalığı” ve “boş pozisyon bulunmaması” gerekçeleriyle feshedildiği belirtildi.

Konukçu, bu gerekçelerin somut verilere dayanıp dayanmadığını sorarak Bakanlığın belediyeye yönelik inceleme başlatıp başlatmadığının ve müfettiş görevlendirip görevlendirmediğinin açıklanmasını istedi.

İşten çıkarılan çalışanların yaptığı işlerin hizmet alımı yoluyla sürdürülüp sürdürülmediğini de gündeme getiren Konukçu, aynı dönemde yeni personel istihdam edilip edilmediğinin incelenmesini talep etti.

Büro çalışanı kadınların sokak temizliğine gönderildiği iddiası

Konukçu, Kadın İşçi dergisinde yayımlanan röportajlara atıfta bulunarak belediyenin büro ve evrak birimlerinde çalışan 13 kadının beden işçisi olarak görevlendirildiğine, bir bölümünün aylar boyunca sokak temizliği ve süpürme işlerinde çalıştırıldığına ilişkin beyanları aktardı.

Kadınların rızaları dışında görev yerlerinin değiştirildiğini ve mesleki nitelikleriyle uyuşmayan işlerde çalıştırıldığını ileri süren Konukçu, bu kararların hangi idari işlemler ve ölçütlerle alındığını sordu.

Önergede, çalışanların iş sözleşmelerinin, görev tanımlarının ve mesleki deneyimlerinin gözetilip gözetilmediğinin açıklanması istendi.

Soyunma, lavabo ve dinlenme alanları için denetim talebi

Kadın çalışanların uygun soyunma odası, lavabo ve hijyenik dinlenme alanlarına erişemediğine ilişkin iddialar da önergeye taşındı.

Konukçu, bu çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği kuralları ile eşitlik ilkesi bakımından denetlenip denetlenmediğini sordu. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında denetim yapılmışsa tespit edilen eksikliklerin ve uygulanan yaptırımların açıklanmasını, yapılmamışsa denetim planlanmasını istedi.

Konukçu ayrıca, söz konusu uygulamaların Anayasa’nın angarya yasağı ve çalışma şartlarına ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığını savundu.

“Görev değişikliğini kabul etmezseniz işten çıkarılırsınız”

Önergede, çalışanlara görev değişikliklerini kabul etmedikleri takdirde işten çıkarılacaklarının bildirildiği ve bu nedenle belgeleri imzalamak zorunda kaldıkları yönündeki beyanlara yer verildi.

Konukçu, görev değişikliklerine ilişkin belgelerin içeriğinin, çalışanların rızasının ve fesih süreçlerinin incelenmesini istedi. Kadın emekçilerin baskı, mobbing ve ayrımcılıkla istifaya zorlandıkları iddialarının araştırılması gerektiğini belirtti.

Yaklaşık 53 çalışan için okul görevlendirmesi

Konukçu’nun gündeme getirdiği bir diğer konu, yaklaşık 53 belediye çalışanının okullarda çeşitli görevlerde çalıştırılması amacıyla protokoller hazırlandığı ve çalışanlara bu görevlendirmeleri kabul etmeleri için yalnızca altı gün tanındığı iddiası oldu.

Bu uygulamanın çalışanların unvanlarına, mesleki deneyimlerine ve sözleşmelerine aykırı olduğunu savunan Konukçu, görevlendirmelerin hukuki ve idari dayanağını sordu.

Altı günlük sürenin, görevlendirmeyi kabul etmeyen çalışanların tazminatsız biçimde işten çıkarılmasına zemin hazırlamak amacıyla kullanıldığı iddiasının da Bakanlık tarafından denetlenmesini istedi.

Kadınların taciz şikâyetleri karşılıksız mı bırakıldı?

Kadın çalışanların sokakta görev yaparken sözlü tacize uğradıklarını, durumu idareye bildirmelerine rağmen şikâyetlerinin “normal” karşılanarak göz ardı edildiğini söylediklerini aktaran Konukçu, çalışanların güvenliğini sağlamak için hangi önlemlerin alındığını sordu.

Önergede, bu beyanlar doğrultusunda kayyım yönetimi ve sorumlular hakkında inceleme yürütülüp yürütülmeyeceği, idari ve adli soruşturma süreçlerinin başlatılıp başlatılmayacağı gündeme getirildi.

Siyasi ve sendikal ayrımcılık soruları

Konukçu, AKP ve MHP’ye yakın olduğu belirtilen bazı çalışanların eski görevlerine iade edildiği, haklarını arayan ve sendikalı çalışanların ise mobbinge uğradığı veya işten çıkarıldığı yönündeki iddiaların araştırılmasını talep etti.

İşten çıkarmalarda nesnel ve ölçülebilir ölçütler uygulanıp uygulanmadığını soran Konukçu, siyasi yakınlık ya da sendikal faaliyet nedeniyle ayrımcılık yapılıp yapılmadığının incelenmesini istedi.

DİSK Genel-İş öncülüğünde belediye önünde direnişlerini sürdüren emekçilerin işe iade ve insanca çalışma koşulları talep ettiğini belirten Konukçu, sendikal faaliyetlerin ve hak arama mücadelesinin korunması için Bakanlığın hangi tedbirleri alacağını sordu.

Kayyım yönetimindeki belediyeler için kapsamlı veri talebi

Önerge, Şişli Belediyesi’yle sınırlı kalmadı. Konukçu, kayyım atanan belediyelerde son beş yılda işten çıkarılan veya istifaya zorlandığı bildirilen çalışanların sayısının belediye ve yıl bazında açıklanmasını istedi.

Bu çalışanların kaçının kadın, kaçının sendika üyesi olduğu ve kaçının sendikal faaliyet nedeniyle ayrımcılığa uğradığını ileri sürdüğü soruldu.

Şişli Belediyesi özelinde de kayyım yönetiminin göreve başlamasından bu yana iş sözleşmesi feshedilen çalışanların; cinsiyet, istihdam statüsü, görev, sendikal durum ve fesih gerekçelerine göre dağılımının paylaşılması talep edildi.

“Hak kayıpları giderilsin, kadınların güvenceli istihdamı korunsun”

Konukçu, Bakanlığın kadın çalışanların güvenceli istihdamını ve eşit çalışma koşullarını korumak için yürüttüğü somut çalışmaların açıklanmasını istedi.

İşten çıkarılan emekçilerin hak kayıplarının giderilmesi, hukuka aykırı fesihlerin belirlenmesi, toplu iş sözleşmesinden doğan hakların korunması ve sendikal özgürlüklerin güvence altına alınması için hangi adımların atılacağını sordu.

Önergede ayrıca, kayyım yönetimindeki belediyelerin personel politikalarında şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanması, kamu kaynaklarının kullanımının denetlenmesi ve çalışanların kazanılmış haklarının korunması amacıyla yeni bir denetim ya da düzenleme planlanıp planlanmadığının açıklanması istendi.