DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Şırnak'ta son dönemde yaşanan toplu balık ölümleri ile sel felaketinin ardından ortaya çıkan hasarlara ilişkin iki ayrı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na sundu. Aslan, Dicle Nehri'ndeki balık ölümleri ve Beytüşşebap'ta yaşanan sel felaketinin ortak bir soruna işaret ettiğini belirterek, “Doğaya yapılan her müdahalenin ve halkın uyarılarını dikkate almayan her yönetim anlayışının bedelini yine halk ve doğa ödüyor” dedi. Dicle Nehri'ndeki balık ölümleri Meclis gündeminde Aslan'ın açıklamasına göre, Şırnak'ın İdil (Hezex) ilçesinden geçen Dicle Nehri'nde son günlerde toplu balık ölümleri yaşandı. Yaşananların yalnızca ekolojik bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aslan, Dicle'nin bölgenin yaşam kaynağı olduğuna dikkat çekti. Balık ölümlerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan Aslan, suya karışan atıklar, ağır metal kirliliği, oksijen azalması, tarımsal ilaç kalıntıları, madencilik faaliyetleri veya nehir yatağına yapılan müdahalelerin olası sebepler arasında bulunduğunu ifade etti. “Dicle Nehri'nde ne oluyor? Bu balıklar neden öldü?” diye soran Aslan, bölgede su, tortu ve balık numunelerinin alınıp alınmadığının, halk sağlığı açısından risk bulunup bulunmadığının ve yurttaşların neden şeffaf biçimde bilgilendirilmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verildiğini duyuran Aslan, Bakanlığın teknik inceleme açıklamalarıyla yetinmemesi gerektiğini belirtti. “Numune sonuçları ve sorumlular açıklanmalı” Aslan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yürüttüğü incelemelere ilişkin tüm sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade ederek, su kalitesi ölçümleri, laboratuvar analizleri, varsa sorumlu kurum ve işletmeler ile uygulanacak idari ve hukuki yaptırımların şeffaf biçimde açıklanmasını talep etti. Dicle Nehri'nde yaşanan olayın yalnızca çevresel değil, aynı zamanda halk sağlığı ve tarımsal üretim açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir mesele olduğunu vurguladı. Beytüşşebap'taki sel felaketi ve çatlayan evler için de soru önergesi Aslan'ın gündeme taşıdığı ikinci konu ise Beytüşşebap ilçesinde 12 Mayıs 2026 gecesi yaşanan sel felaketi oldu. Karşıyaka Mahallesi'nde meydana gelen taşkında araçların sürüklendiğini, mahalleyi ilçe merkezine bağlayan iki köprünün yıkıldığını ve bazı evlerde toprak kaymaları nedeniyle ciddi çatlaklar oluştuğunu hatırlatan Aslan, yaklaşık 20 gün geçmesine rağmen boşaltılması kararlaştırılan 24 hanenin durumuna ilişkin yeterli bilgilendirme yapılmadığını kaydetti. “Doğal su yoluna müdahale iddiaları araştırılmalı” Açıklamada, ilçe sakinlerinin Beytüşşebap Belediyesi tarafından geçen yıl Gelyê Deno mevkiinde yapılan gölet ile vadi önüne örülen duvarın doğal su akışını engellediği yönündeki iddialarına da yer verildi. Kar erimeleri, çığ setleri ve yoğun yağışlarla birleşen bu müdahalelerin sel felaketini büyütmüş olabileceğini belirten Aslan, söz konusu iddiaların kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi. “Bir dere yatağına, doğal su yoluna veya taşkın sahasına bilimsel rapor, DSİ görüşü ve afet riski değerlendirmesi olmadan müdahale edilmişse bunun adı yalnızca ihmal değildir; halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atan ciddi bir kamusal sorumluluk sorunudur” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum'a yöneltilen sorular Aslan, konuya ilişkin olarak Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle de TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sunduklarını açıkladı. Önergede şu soruların yanıtlanması istendi: DSİ tarafından teknik inceleme başlatıldı mı? Gelyê Deno'daki gölet ve duvar için gerekli izinler ve taşkın riski değerlendirmeleri alındı mı? Doğal su yolunun kapatıldığı yönündeki iddialar araştırılacak mı? Hasarlı evler, yıkılan köprüler ve dere ıslahı için hangi çalışmalar planlandı? Bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gündemde mi? Zarar gören yurttaşların maddi kayıpları hangi kurum tarafından karşılanacak? “Doğa da halk da ihmalin altında” Aslan, Dicle Nehri'ndeki balık ölümleri ile Beytüşşebap'ta yaşanan sel felaketinin aynı uyarıyı verdiğini belirterek, doğanın hafife alınamayacağını ve yerel halkın uyarılarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bilimsel raporlar, çevresel etkiler ve yerel ekolojik koşullar gözetilmeden yapılan müdahalelerin yeni felaketlere yol açabileceğini ifade eden Aslan, Şırnak'ta yaşam alanlarının, su kaynaklarının, tarım arazilerinin ve yurttaşların güvenliğinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti. “Dicle Nehri’ndeki kirliliğin nedenleri de Beytüşşebap’taki sel felaketinin hangi ihmaller sonucu büyüdüğü de ortaya çıkarılmalıdır” diyen Aslan, ilgili bakanlıkların kamuoyuna bilimsel, şeffaf ve denetlenebilir açıklamalar yapmakla yükümlü olduğunu vurguladı.