Nevroz Uysal Aslan, TBMM Genel Kurulu ve komisyon tutanaklarında Kürtçe ifadelerin özgün haliyle ve “Kürtçe” adıyla kayda geçirilmesi talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na dilekçe sunduğunu açıkladı.
Yazılı açıklama yapan Aslan, Meclis tutanaklarının halk iradesinin, siyasal temsilin ve demokratik hafızanın resmi belgesi olduğunu belirterek, “Meclis çatısı altında söylenen her sözün dili, anlamı ve bağlamı korunmalıdır. Halkın dili tutanaktan silindiğinde yalnızca bir kelime çıkarılmış olmaz; o halkın hafızası, temsiliyeti ve sözü de eksiltilmiş olur” ifadelerini kullandı.
Aslan, 17 Kasım 2025 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İçişleri Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmeleri sırasında DEM Parti milletvekillerinin kullandığı “Jin kart” ve “Şaredariya Xelfetî” ifadelerinin ilk aşamada tutanaklara özgün haliyle geçirildiğini, ancak daha sonra bu ifadelerin çıkarılarak yerlerine “...” işareti konulduğunu söyledi.
Tutanakların dipnot kısmına ise “Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi” notunun eklendiğini aktaran Aslan, bunun Kürtçenin görünmez kılınması anlamına geldiğini savundu.
Nevroz Uysal Aslan, “Kürtçe, bu ülkenin milyonlarca yurttaşının ana dili, toplumsal hafızasının taşıyıcısı ve demokratik siyasetin yaşayan sözüdür” diyerek, Kürtçe ifadelerin belirsizleştirilmeden doğrudan “Kürtçe” olarak kayda geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Dilekçede, Kürtçe ifadelerin “...” işaretiyle sansürlenmesi uygulamasına son verilmesi, özgün Latin harfli yazımlarıyla tutanaklara geçirilmesi ve “Türkçe olmayan kelime” ifadesi yerine “Hatip tarafından Kürtçe ifade edilmiştir” ibaresinin kullanılması talep edildi.
Aslan açıklamasında, “Türkiye Büyük Millet Meclisi halkların sözünü eksilten bir kayıt düzeniyle anılamaz. Meclis tutanağı, dillerin üzerini örten bir perdeye dönüşmemelidir. Kürtçe ifade, Kürtçe olarak kayda geçmelidir” dedi.




