HDP Alevi Masası: "Alevilere hakaret eden din öğretmeni neden görevden el çektirilmedi?"

HDP Alevi Masası’nda yer alan milletvekilleri, Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in, Alevilere dönük nefret söylemi üzerine Bakan Mahmut Özer’in yanıtlaması için soru önergesi verdi. Önergede, “Öğretmen hakkında bir soruşturma başlatıp bitene kadar önümüzdeki süreçte görevden el çektirilmesi düşünülmekte midir?” sorusu yöneltildi.

Bursa’da Hürriyet Anadolu Lisesinde görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in, derste Alevilere dönük nefret söylemi Meclis gündemine taşındı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Alevi Masası’nda yer alan milletvekilleri Tülay Hatimoğulları Oruç, Kemal Bülbül, Ali Kenanoğlu ve Zeynel Özen; din öğretmen Mehtap Cengiz’in “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil. Aleviler Hz. Ali’yi Hz. Peygamberimizin yerine koyuyor. Çoğu Alevinin ahlaki açıdan bozuklukları bulunuyor, bir erkek ile kız öğrencinin ders dışında konuşması zinadır” sözlerinin ardından açığa alınmayıp, görevini yapmaya devam ettiğine işaret etti.

“NET BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

HDP Alevi Masasında yer alan milletvekilleri, ortak soru önergesinde, “Bu şahsın Alevilere karşı nefret söylemleri çok açık ve net bir insanlık suçudur. Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi’nde belirtilen ‘halkı kin ve düşmanlaştırma veya aşağılama’ suçu işlenmektedir. Nefret söyleminde bulunan bir eğitimci, mevcut okulda veya başka bir okula tayin edilerek eğitim faaliyetlerine devam etmemelidir. Başka bir okula tayin edilmesi halinde, nefret dolu düşüncelerini yaymaya devam etme ihtimali her zaman bakidir. Soruşturmanın selameti açısından derhal açığa alınmalı ve eğitimcilik yapmamalıdır” diye vurguladı.

HDP’li milletvekilleri ayrıca Alevi öğrencilerinin sıklıkla nefret suçlarına maruz kaldığı zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin “eşitlik ilkesine aykırı” olduğuna hükmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını da hatırlattı.

“GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMESİ DÜŞÜNÜLMEKTE MİDİR?”

HDP’li milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

“*Bursa’da Hürriyet Anadolu Lisesinde görev yapan Alevilere hakaret eden Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in hakkındaki yoğun şikâyetlere rağmen soruşturma aşamasında neden halen açığa alınmayıp, görevden el çektirilmemiştir?

*Öğretmen hakkında bir soruşturma başlatıp bitene kadar önümüzdeki süreçte görevden el çektirilmesi düşünülmekte midir?

*Alevi çocuklarının bu örnekteki gibi sıklıkla nefret suçlarına maruz kaldıkları zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin “eşitlik ilkesine aykırı” olduğuna hükmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Türkiye’deki birçok yargı kararının gereğinin yapılmasına dair Milli Eğitim Bakanlığı olarak herhangi bir planınız var mıdır?”

Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in aleviler hakkında sarfettiği nefret söylemine tepki gösteren Bursa Alevi Platformu ve Bursa Demokrasi Güçleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamada sınıfta nefret söylemi kullanan Mehtap Cengiz’in görevden alınması istendi. Açıklamaya katılanlar daha sonra Bursa Adliyesine giderek suç duyurusunda bulundu.

Yapılan ortak açıklamada konuşan Pirsultan Abdal Derneği Bursa Şube Başkanı Murat Çalışkan, “İlimizde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Alevi inancına, kültürüne yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanmış iftira ve ağır hakaretlerde bulunmuş, yine gerici ve cinsiyetçi nefret söyleminde bulunmuştur. Bu nefret ve ayrımcılık içeren gerici ve cinsiyetçi söylemler sınıfta bulunan öğrencilerin psikolojilerinin bozulmasına sebebiyet vermiştir. Şahıs hakkında Bursa Barosu ve demokratik kitle örgütleri tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur” dedi.

“Okullarda nefret tohumları ekilmesine izin vermeyeceğiz”

Şahsın söylemlerinin ulusal mevzuata ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 29. maddesine aykırı olduğunu hatırlatan Çalışkan, “Tüm başvurularımıza rağmen bu eğitimci sıfatını taşıyan şahıs halen görevden uzaklaştırılmamıştır. Bu kişinin başka bir okulda görevlendirildiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Bilim yuvası olması gereken okullarımızda nefret tohumları eken, toplumsal barışı bozan, laiklik karşıtı gerici cinsiyetçi söylemlerde bulunan bu şahsın öğretmenlik yapması kabul edilemez. Daha öncede bu tür nefret söylemleri kullananlar hakkında etkili soruşturma yapılmaması ve cezalandırılmaması yeni nefret suçlarına yol açmaktadır. Nefret söylemi kullanan bu öğretmenin görevden uzaklaştırılmasını ve gerekli soruşturmanın yapılmasını istiyoruz. Bilim yuvası olması gereken okullarda nefret tohumları ekilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

ÇGC’den Ağırel’in cezalandırılmasına tepki ÇGC’den Ağırel’in cezalandırılmasına tepki

“Öğretmen demeye dilim varmıyor”

Açıklamada konuşan Eğitim Sen Bursa Şube Sekreteri Derviş Erdem, “Öğretmen demeye dilim varmıyor. Bu kişi bulunduğu ortamda dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği tesis etmesi gerekirken öğrenciler arasında kini nefreti belirtmiştir. Bizler Eğitim Sen olarak sürecin takipçisi olacağız. Bu kişinin görev yerinin değiştirilmesi yetmez. Yarın gittiği yerde yine öğrencileri, Alevileri hedef göstermeye devam etmeyecek mi? Görev yeri değişikliği yetmez görevden alınıp derhal adli olarak cezalandırılması gerekir.

“Bugün yaşadığımız olay iktidarın uyguladığı siyasetin bir sonucudur”

İktidarın uzunca bir zamandır kimlik, inanç üzerinde ısrarla yaptığı siyasetin bir sonucunu yaşıyoruz diyen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bugün yaşadığımız olay iktidarın uyguladığı siyasetin bir sonucudur. Bir kamu görevlisi, öğretmen bireysel olarak kolay kolay böyle bir davranışı sergilemez. Ancak kendisinin arkasında bir güç görürse, yaptığı bu suça karşı cezasızlığın devreye gireceğini bilirse yapar. Bugüne kadar Alevi toplumuna, demokrasiye ve bütün muhalefete uygulanan bütün suçlarda cezasızlığın hatta ödüllendirmenin egemen olduğu bir siyasi tarihten geçiyoruz. Yapılan iş çok açık bir şekilde sadece Alevilere yapılmamıştır. Diğer bütün inanç gruplarına bütün kimliklere, bu ülkenin bütününü oluşturan bütün halklara karşı yapılmıştır” dedi.

“İktidarın aynasıdır bu öğretmen”

Toplumun fakirliği konuşulmasın, işsizlik konuşulmasın, halkın demokratik hakları konuşulmasın sadece etnik, mezhepçi ve dine dayalı ve kimliğe dayalı bir siyaseti öngören bir anlayış sadece o değil elbette çatışmacı, savaşçı bir siyaset üzerinden toplumu yönetmektedir diyen Sarıbal, “Tam da bu öğretmenin yaptığı iş iktidarın ülkeye dayattığı siyasetin ta kendisidir. Aslında iktidarın aynasıdır bu öğretmen. Dolayısıyla bizim itirazımız o bireysel öğretmenin elbette görevden alınması. Elbette öğretmenliğinin derhal sonlandırılması ama asıl mücadele ona bu lafları söyleten gerici yağmacı, ırkçı talancı iktidardır ve o iktidarın buradaki konumlanmış olan Milli Eğitim İl Müdürlüğü ve onun uyguladığı yöntemlerdir” dedi.