Oğuz Şahin, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine yaptığı değerlendirmede, doğadaki dengenin her geçen yıl daha fazla bozulduğunu söyledi. Mevsimlerin artık eski düzeninde yaşanmadığını belirten Şahin, “Doğa bize açık bir mesaj veriyor; çanlar aslında insanlık için çalıyor” dedi.
Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Şahin, son yıllarda dünya genelinde artan aşırı hava olaylarının tesadüf olmadığını ifade ederek, sıcaklık artışlarının tarımdan su kaynaklarına, kent yaşamından insan sağlığına kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini vurguladı.
“Mevsim dengesi bozuldu”
İklim krizinin artık günlük yaşamın bir gerçeği haline geldiğini belirten Şahin, şu ifadeleri kullandı:
“Artık mevsimler eski mevsimler değil. Kış aylarında bahar havası yaşarken, yaz aylarında kavurucu sıcaklıklar ve kuraklıkla karşı karşıya kalıyoruz.”
Ani yağışlar, seller, kuraklık ve orman yangınlarının iklim değişikliğinin somut sonuçları olduğuna dikkat çeken Şahin, özellikle yağış rejimindeki değişimin ciddi riskler yarattığını söyledi.
“Şehir altyapıları zorlanıyor”
Şahin, geçmişte belirli dönemlerde görülen yağış düzenlerinin tamamen değiştiğini ifade ederek:
“Bahar aylarında beklenen yağmurlar ya hiç yağmıyor ya da kısa sürede aşırı yağış şeklinde gerçekleşiyor. Bu durum hem tarımsal üretimi hem de şehir altyapılarını ciddi şekilde zorluyor.”
dedi.
Yerel yönetimlere çağrı
Kentleşme politikalarının iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Şahin, özellikle yerel yönetimlerin sorumluluğunun arttığını kaydetti.
Yeşil alanların artırılması, yağmur suyu hasadı sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği uygulamaları ve sürdürülebilir şehir planlamalarının artık zorunluluk olduğunu ifade etti.
“Bireysel sorumluluk şart”
Vatandaşların da iklim krizine karşı bireysel önlemler alması gerektiğini belirten Şahin, su tasarrufu, enerji tüketiminin azaltılması, geri dönüşüm alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve karbon ayak izinin düşürülmesinin önemine dikkat çekti.
“İklim krizi bir güvenlik sorunudur”
Açıklamasının sonunda iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını vurgulayan Şahin, şu uyarıda bulundu:
“İklim değişikliği ekonomik, sosyal ve yaşamsal bir güvenlik sorunudur. Eğer gerekli önlemleri bugün almazsak, gelecekte çok daha ağır sonuçlarla karşılaşacağız.”

