CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

MHP lideri Devlet Bahçeli'yle görüşmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, olumlu ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.

Özel, "Dış politikada, Filistin ve Kıbrıs konusu başta olmak üzere, Türkiye'nin tüm dış politikasını hangi gözle gördüğümüzü kendisiyle paylaşma, CHP'nin burada bir anamuhalefet partisi olduğunu ancak yurt dışında Türkiye'nin partisi olduğunu altını çizdim" dedi.

Özel, görüşmede 28 Şubat davası kapsamında cezaevinde olan komutanların gündeme geldiğini ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasından endişe duyduklarını Bahçeli'ye söylediğini aktardı.

Özgür Özel'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

"Basın özgürlüğü, demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri. Bir ülkede tam demokrasi olması ancak basın özgürlüğünün olmasıyla mümkündür. Ve geçen hafta Dünya Basın Özgürlüğü günü kutlanırken, Barış Terkoğlu'na iki yıl hapis cezası verildi. FETÖ yargıya egemendi bu gerekçelerle ceza alıyorlardı, güya FETÖ yargıdan temizlendi yine aynı gerekçelerle ceza alıyorlar.

TAKSİM TEPKKİSİ: BU UTANÇ DUVARI TARİHE GEÇTİ

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına uyulmamasının sayısız örneğini yaşadık. Bunlardan bir tanesi de geçen hafta 1 Mayıs'ta oldu. Arabuluculuk teklif ettik ama tüm önerilerimiz reddedildi. Elimiz, emekçinin eli havada bırakıldı. AYM'nin açık kararına rağmen Taksim, 1 Mayıs'ta emekçilere kapatıldı. AYM kararına rağmen örülen utanç duvarını gördük. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kıymetli tarihi hazinelerinden bir tanesi olan sarnıçın önüne TOMA'ları dizerek orayı bir utanç duvarı haline getirdiler. Bu utanç duvarı malesef tarihe geçti.

'O GÜN BİRİLERİ ANAYASA'YA UYMADI'

O gün birileri Anayasa'ya uymadılar. Anayasa'ya uymadıklar için emekçileri içeriye almadılar. Orada bulunanlar, itiraz edenler karşısında kendileri de birer emekçi olan polisimizle karşı karşıya getirildi. Her iki tarafı da uyarmıştık. Gösterilen anlayış kıymetliydi ama ardından 49 yurttaşımız, evladımız 1 Mayıs günü orada yaşananlar üzerine önce gözaltına alındılar ve tutuklandılar. Bir tarafta AYM kararına direnen kanunsuz emri verenler, karşılarında gösteri ve toplantı yürüyüşü kanununa uymadı diye gençleri tutukluyorlar.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı Anayasal bir haktır. Orantısız tutuklama kararının kaldırılmasını, gençlerin serbest bırakılmasını, milletten kanuna uyulmasını isteyenlerin önce Anayasa'ya uyması gerektiğini hatırlatıyorum.

Yerlikaya: 2024 Yılı Genel Atamaları Gerçekleşti Yerlikaya: 2024 Yılı Genel Atamaları Gerçekleşti

'EMEKLİLERİ ANKARA'DAKİ MİTİNGE DAVET EDİYORUM'

Milletinin çorbasının kaynamadığı bir sürece geldik. Bu yoksulluğu görmeliyiz. Buna hep birlikte itiraz etmeliyiz. KDV oyunları yapılıyor. Bakan yalanlamıştı. İşte şimdi temel gıda maddelerinin KDV'si 1'ken, bir vergi hilesiyle örneğin ekmeği fırından alırsanız yüzde 1'le alıyorsanız, pastaneden alıyorsanız KDV'sini yüzde 10'a çıkardılar. Ayranı bakkaldan yüzde 1'e, tost büfesinden yüzde 10'la alıyorsunuz. Bunların hepsi KDV oyunlarıdır.

Şimdi yeni bir hazırlık var. Türkiye'de KDV oranı biliyorsunuz yüzde 20. Yüzde 10'luk ve yüzde 1'likler listelerin ilanıyla oluyor. Temel gıda yüzde 1. Pandemide yüzde 18'den 8'e inen, şu anda yüzde 10 olan mobilya, eğitim, sağlık, konaklamadaki pek çok başlıkta liste oyunuyla KDV 10'dan 20'ye çıkarılıyor.

Emeklileri unutmuş değiliz. Şimdi onlarla birlikte olma zamanı. CHP olarak, bütün emeklileri ve onlara destek vermek isteyen herkesi 26 Mayıs Pazar günü Ankara'daki Büyük Emekli Mitingi'ne davet ediyorum.

SİNAN ATEŞ CİNAYETİ

İddianame doğası gereği, savcının basında olmayan imkanları olduğu için, elindeki yetkiler çok fazla olduğu için, iddianame bilinenin hep ilerisindedir. İddianamelerle yeni gerçekler ortaya çıkar. İddianame gerçeğe atılmış adımdır. O adımı hepimiz adına savcılar yapar. Ankara'nın bütün gazetecileri, iddianameyi okuduklarında, iddianamenin kendilerinin gerisinde olduğunu gördüler. İddianamede olması gereken birçok şeyi görmedik. Bu iddianamenin asla kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu meseleyi takip edeceğiz.

'YENİ MÜFREDAT' TEPKİSİ

Türkiye Yüzyılı Maarif Planı diye bir çalışmanın asla kabul edilemez olduğunu söylemiştim. '10 yılda hazırladık' diyorlar, 7 gün süre veriyorlar. 'Bu süreyi uzatın, yetmez' dedik. Bütün partiler, kendilerinin temasta olduğu sendiklaları, dernekleri çağırsınlar. Eğitimciler, akademisyenler olmadan, veli dernekleri olamadan, öğrencilerin katılımları alınmadan bu iş olmaz dedik, dinlemediler. Müfredat yapmak anayasa yapmak gibidir dedik. Katılımcı olmalısınız.

Bugüne kadar sesimizi duyuramadık. 7 gün yetmez dedik, çıkmış Milli Eğitim Bakanı '10 günde görüşlerini bildirsinler' diyor. Evlatlarımızın, AK Parti'nin, MHP'nin oy verenlerinin de evlatlarının üzüldüğü bu yalan yanlış eğitim sistemine hadi 'yüzde 50 zam yaptım' deyip gülüyor.

'BAHÇELİ İLE GÖRÜŞME GAYET VERİMLİ GEÇTİ'

Seçimden sonra asla şımarmadan, kibre kapılmadan, bulunduğundan başka bir konuma kendini koyup, kimseye yüksekten bakmadan ilerliyoruz. Birinci parti olmanın mesuliyetiyle tüm siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüştük, görüşüyoruz.

Sayın Devlet Bahçeli bizleri kabul ettiler. Sayın Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Kendisiyle gayet olumlu ve verimli geçen bir görüşme gerçekleştirdik. Ev sahipliği için, yaptığı aktarımlar için kendisine teşekkür ediyorum. Görüşmelerden sonra eğer ortak bir açıklama yoksa, görüşme taraflardan kendi ifadelerini paylaşabilecekleri ancak verilen cevapları paylaşmayacakları bir anlayışla sürmelidir.

Toplantıda görüşülen her hususu bu kürsüden paylaşacak değilim ancak sayın Bahçeli ile seçim sonuçlarını samimiyetle değerlendirdiğimiz, kendisinin değerlendirmelerini memnuniyetle dinlediğimiz, tebriklerini kabul ettiğimiz, bundan sonraki sürece dahil olarak da son derece yapıcı şekilde bu değerlendirmeleri gerçekleştirdiğimizi paylaşabilirim.

'YURT DIŞINDA TÜRKİYE'NİN PARTİSİ OLDUĞUMUZUN ALTINI ÇİZDİM'

Dış politikada, Filistin ve Kıbrıs konusu başta olmak üzere, Türkiye'nin tüm dış politikasını hangi gözle gördüğümüzü kendisiyle paylaşma, CHP'nin burada bir anamuhalefet partisi olduğunu ancak yurt dışında Türkiye'nin partisi olduğunu altını çizdim.

Kendisinin de daha önce seçimlerden önce paylaştığı gibi, 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinmenin imkansızlığı noktasında görüşlerimizi ifade ettik. Asgari ücretin eridiğini, temmuzda zam yapılmamasının yaratacağı sıkıntıyı, temmuz zammının sadece küçük işletmelerin sırtına bırakılmayıp, bu konuda devletin yapması gerekenler konusunda her ikimizin de birer milletvekili genel başkan olarak üzerimize düşenleri hatırladık.

28 Şubat davasının mağdur tutuklularından, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasından duyduğumuz endişeye kadar kendilerine görüşlerimizi ifade ettik. Kendilerinin olumlu katkılarını ve farklı düşündüğü noktaları not aldık.

'KENDİ ADAYLIĞIMI DAYATMAYACAĞIM'

CHP'deki bu ivme ve özgüvenli siyaset, birilerini CHP'yi yeni tartışmalara sürüklemeye yönlendiriyor gibi görünüyor. Geçmişte yapılan hataları tekrarlamayacağımızı söylemiştim. Şu anda birinci parti iken ve işler yolunda giderken, gelecek seçime daha zaman olduğunu göz önünde bulundurarak, aday tartışmalarının başlatılmasının CHP'nin ivmesini düşürmek ve gücünü azaltmaktan başka bir amacı olmadığını belirtmek istiyorum. CHP'nin genel başkanı olarak kendi adaylığımı dayatmamak ve CHP'nin tarihi bir fırsatını kaçırmamak için elimden geleni yapacağım."

Enflasyon dört ayda maaşları kuşa çevirdi. Emeklinin, asgari ücretlinin enflasyonu körüklediği zannı temelsiz bir hedef saptırmadır. Yılbaşında 17 bin 2 lira olan asgari ücret, şu ana kadar TÜİK verilerine göre, yüzde 18 yıprandı, 3 bin 182 lirası buhar oldu.

Editör: Haber Merkezi