YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde düzenlenen milletvekili çalışma toplantısının açılışında fon tasfiyeleri, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve soruşturmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında fon ve şirket yönetimlerinde görev alan isimlerin kamu kurumları ve AK Parti ile bağlantılarına ilişkin iddialarını gündeme getiren Özel, iktidarın süreçteki siyasi sorumluluğunun sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Milyonlarca insan etkileniyor”
Fon krizinin etkisinin yatırımcılarla sınırlı kalmadığını belirten Özel, doğrudan etkilenen kişi sayısının 455 bin olduğunu ifade etti. Bu sayının aileleriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye, dolaylı etkilerle ise yaklaşık 5 milyon kişiye ulaştığını savundu.
Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden yürüyen tartışmalara da değinen Özel, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üzgün olduğunun söylenmesiyle geçiştirilemeyeceğini dile getirdi. İktidarın kamuoyuna açıklama yapması ve sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Şirket yönetimlerindeki isimleri sıraladı
Özel, konuşmasında Tera, Pusula ve Özata Denizcilik çevresindeki yöneticilerin siyasi, bürokratik ve kişisel bağlantılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel’in aktardığı isimler ve iddialar şöyle:
-
Emre Alkın: Tera’nın tutuklu yönetim kurulu üyesi olduğunu belirterek Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulundaki görevine ve atamasına dikkat çekti.
-
Kerem Alkin: Tera bağımsız yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra OECD nezdindeki büyükelçilik görevi, Türkiye Varlık Fonu ve Halkbank yönetimlerindeki görevlerini gündeme getirdi.
-
Emre Tezmen: Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirterek Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesiyle yakınlığı bulunduğunu ileri sürdü.
-
Erkan Kilimci: Tera’daki başkan vekilliği ve genel müdürlük görevlerine değinerek eski Merkez Bankası başkan yardımcısı olduğunu hatırlattı. Kamu görevine atanmasını Erdoğan’ın sorumluluğuyla ilişkilendirdi.
-
Fecir Alptekin: Tera yönetim kurulu üyeliği ile Cumhurbaşkanı danışmanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulundaki görevlerini birlikte değerlendirdi.
-
Abdülkadir Özkan: Yönetim kurulu üyeliğinin yanında Başbakanlık başdanışmanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı basın müşavirliği görevlerini sıraladı.
-
Erdin Özel: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirterek AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcılığı yaptığına ilişkin açıklamaların Anadolu Ajansı kayıtlarında bulunduğunu savundu.
-
Serdar Turan: Pusula Portföy’ün tutuklu yönetim kurulu başkanı olduğunu ifade ederek geçmişte AK Parti gençlik kollarında başkanlık yaptığını söyledi.
-
Muhammed Yarız: Pusula Portföy yöneticisi ve tutuklu şüpheli olduğunu belirterek geçmişte AK Parti İstanbul Gençlik Kolları yönetiminde görev aldığını aktardı.
-
Özdemir Ataseven: Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanlığı ile AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcılığı görevlerine dikkat çekti.
-
İskender Balcı: Fon yönetimiyle bağlantılı olduğunu ileri sürerek Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı olduğunu belirtti.
Özel, bu isimler üzerinden şirket yönetimleriyle iktidar arasında bağlantı bulunduğunu savundu.
Erdoğan’a atamalar üzerinden eleştiri
Sıraladığı isimlerin kamu görevlerine atanmasına dikkat çeken Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişmelerden haberdar olmadığı yönündeki açıklamalarını eleştirdi.
Özel, söz konusu atamaların siyasi sorumluluğunun Erdoğan’a ait olduğunu ileri sürerek fon krizinin yalnızca şirket yöneticileri üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. İktidarın süreçteki rolünün ve denetim mekanizmalarının işleyişinin araştırılmasını istedi.
Borsa kaybı ve fon tutarları üzerinden 90 milyar dolar hesabı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın finansal sistemde risk bulunmadığı yönündeki açıklamasına karşı çıkan Özel, borsadaki kaybın 3,5 trilyon lira olduğunu, tasfiye edilen 131 fonda kalan tutarın ise 800 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Bu rakamları birlikte değerlendiren Özel, ekonomik etkinin yaklaşık 90 milyar dolar olduğunu savundu. Söz konusu tutar, Özel’in konuşmasında ortaya koyduğu hesap ve değerlendirmeyi yansıtıyor.
Ekonomik etkiyi deprem maliyetiyle karşılaştırdı
Özel, fon krizine ilişkin değerlendirmesinde 6 Şubat depremlerinin ekonomik maliyetini de gündeme getirdi. Erdoğan’ın depremlerin maliyetini 100 milyar dolar olarak açıkladığını hatırlatarak, fon krizi için ileri sürdüğü 90 milyar dolarlık tutarla karşılaştırma yaptı.
Yaşananları sıradan bir piyasa hareketi olarak görmediğini belirten Özel, krizin ekonomik etkisinin deprem etkisine benzediğini savundu. Süreci “devlet krizi” olarak nitelendiren Özel, “Devlette tuz kokmuştur” ifadesini kullandı.
Balcı, şirket işlemlerinde rol almadığını savunmuştu
Özel’in konuşmasında adı geçen İskender Balcı, daha önce yaptığı açıklamada Özata Denizcilik’te bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, icrai yetkisinin bulunmadığını ve şirketin operasyonlarıyla borsa işlemlerinde rol almadığını savunmuştu.
Balcı, süreçten duyduğu rahatsızlık nedeniyle ağustos ayı sonunda görevinden ayrıldığını ve kendisiyle ailesi hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili hukuki süreç başlatacağını açıklamıştı.
Fon krizinin Meclis gündemine taşınması bekleniyor
Toplantıda, yeni yasama döneminde fon krizine ilişkin araştırma ve denetim çalışmalarının TBMM gündemine taşınacağı belirtildi. Özel’in açıklamalarında sıraladığı bağlantılar ve ekonomik kayıp hesabı siyasi iddia ve değerlendirmeler niteliğinde; isimlerin soruşturmalardaki hukuki sorumluluğu ise yargı süreçlerinde belirlenecek.





