"Ülkenin yer üstü yetmedi, yer altının da yağmaya açıldığını, özellikle pandemi sonrasında maden saldırılarının katlanarak arttığını gördük."

Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Meclis genel kurulunda madencilik yasasının görüşüldüğü oturumda konuştu. Konuşmasında 1 Mayıs'taki polis şiddetine, Taksim yasaklarıne ve maden yasasına değinen Koca'nın konuşması şu şekilde;

Genel Sağlık İş: İnsanlık Dışı Kanun Teklifi Derhal Geri Çekilmelidir! Sokağımdaki Cana Dokunma! Genel Sağlık İş: İnsanlık Dışı Kanun Teklifi Derhal Geri Çekilmelidir! Sokağımdaki Cana Dokunma!

Değerli milletvekilleri, çok değerli halkımız; hepinizi ben de saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Dün işçi sınıfının uluslararası emek ve dayanışma günüydü. Buradan bir kez daha tüm emekçi halkımızın 1 Mayısını canı gönülden kutluyorum.

Hepiniz sanırım artık şu fotoğrafı görmüşsünüzdür. Bugün gündüz Gülüstan Koçyiğit Grup Başkan Vekilimiz de gösterdi, biraz evvel Sayın Veli Ağbaba Vekilimiz de gösterdi. Bu fotoğrafı dün Taksim'e giden yolda Saraçhane'de gazeteci Umut Taştan çekti. Gerçekten AKP iktidarıyla özdeşleşmiş, tarihe geçecek olan bir fotoğraf bu elimdeki. Bu fotoğraf ilan edilen 1 Mayıs OHAL'inin fotoğrafıdır, Taksim sıkıyönetiminin fotoğrafıdır, keskinleşen sınıf savaşının fotoğrafıdır, bu fotoğraf patronların iktidarı olan AKP'nin "Türkiye Yüzyılı vizyonu" dediği şeydir, bu fotoğraf sermaye sınıfının Cumhurbaşkanı olan Erdoğan öncülüğündeki Şimşek politikalarının fotoğrafıdır. İşte görüyoruz, iktidarın korkusu, emekçi halka kurulan barikatlara çok net bir şekilde yansıyor. Anayasal hakları yok sayan, AYM kararını tanımayan; hak, hukuk, adalet tanımadan suç işleyen, iktidarın sözde "yeni anayasa" dediği şeyin fotoğrafıdır bu dün çekilmiş olan fotoğraf. Ama buradan bir kez daha söyleyelim: O meydan, işçi sınıfına eninde sonunda açılacak. Sadece iktidarın zorbalığına değil; işçiyi, emekçiyi satan sendika ağalarına, sendika bürokrasisine karşı da biz o meydanı, Taksim Meydanı'nı tekrardan kazanacağız ve işçiler bayramlarını olması gereken yerde, Taksim'de, 1 Mayısın kalbinde, gerçekten bayram gibi kutlayacaklar. O çok güvendiğiniz saraylarınız, saltanatlarınız çökecek çünkü, hepiniz bunu çok yakında göreceksiniz.

Değerli hazirun, bugün görüştüğümüz maden yasası da iktidarın aynı sınıfsal duruşunun bir başka yansıması; patronların güzel hatırı için kurulan baskıcı emek rejiminin bir adım ileri taşınmasıdır, Ali kıran baş kesen sermayenin emek ve doğa üzerindeki diktasının sağlamlaştırılmasıdır bu yasa.

Ülkenin yer üstü yetmedi, yer altının da yağmaya açıldığını, özellikle pandemi sonrasında maden saldırılarının katlanarak arttığını gördük. Örneğin, Muğla'nın yüzde 59'u maden yağmasına açıldı. Muğla ormanlarının yüzde 65'i yağma altında. Kaz Dağları'nın yüzde 79'una maden ruhsatı verildi. Trabzon'un o eşsiz güzellikteki yaylalarının sınırı bizzat Erdoğan'ın imzasıyla değiştirildi ve maden yağmasına açıldı. Öte yandan, deyim yerindeyse, maden işçisine cehennem oldu bu ülke. Soma, Ermenek, Amasra, İliç'te yüzlerce işçi katledildi ve bazılarının cenazelerine hâlen ulaşılabilmiş durumda değil. Şimdi, kalkmış, emeğe ve doğaya karşı saldırıları nasıl daha fazla artırabileceğinizi düşünüp onun yasalarını yapmak istiyorsunuz. Peki, sermaye dostu bu torba yasayı geçirmeyi neden istiyorsunuz? Çünkü bu torba yasa maden, doğal gaz, yenilenebilir enerji sektöründeki sermayedarlar için pek çok avantaj sağlıyor. Çünkü maden işçisinin kanı canı pahasına, doğanın talanı, yağması pahasına "Buradan nasıl daha fazla servet kazanımı elde edebilirim?" derdindesiniz. Çünkü siz bu yasayla sermayeye milyonlar akıtmak istiyorsunuz, maden işletmek için artık rapor gerekmesin istiyorsunuz. Bu yasayla çünkü şirketlere birden çok kaynak izni verilebilecek, lisanssız üretim yapılabilecek, göller üzerinde santraller kurulacak, herhangi bir nükleer sızıntıda tesisi işleten şirketin sorumluluğu olmayacak.

Daha geçenlerde Çevre ve Şehircilik Bakanınız Özhaseki "Her tarafı yemyeşil, zümrüt gibi olan Anadolu coğrafyasını âdeta talan ettik." dedi kendi ağzıyla, "Ağaçlarımızı yok ettik." dedi, "Ormanlarımızı kel hâle getirdik." dedi, dedi de dedi ve "Yeniden seferberlik ilan etmeliyiz." dedi. İşte, siz, aslında bu yasayla o çok sevdiğiniz patronlarınızla el ele vererek bir seferberlik ilan etmek istiyoruz.

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    BAŞKAN - Sayın Koca, lütfen tamamlayın.

    PERİHAN KOCA (Devamla) - Tabii ki.

O seferberlikle ülkenin topraklarına çökeceksiniz, ormanlarına çökeceksiniz, kıyılarına çökeceksiniz. O yüzden, bir kez daha buradan, bu kürsüden ifade ediyoruz: Bu yasa derhâl geri çekilmelidir. Madencilik faaliyetini azaltan, yağmacılığı yasaklayan, doğal varlıkların yaşamını önceleyen düzenlemeler hayata geçirilmelidir çünkü bu ülke kimsenin babasının çiftliği değildir.

Editör: Haber Merkezi