DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, okullarda art arda yaşanan saldırılar ve öğretmenlerin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme sorunları hakkında TBMM’de açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Koca, “Sizin sorumluluk almanız, istifa etmeniz için kaç çocuk daha bu kara düzene feda edilecek?” diye sordu. Koca, öğretmenlerin ailelerinden ayrı kalmasına neden olduğunu belirttiği il emri uygulamasının kaldırılmasına da tepki göstererek kalıcı çözüm çağrısı yaptı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı basın açıklamasında, okullarda yaşanan şiddet olaylarını ve öğretmenlerin atama ile yer değiştirme süreçlerinde karşılaştıkları sorunları gündeme taşıdı.

İstanbul Başakşehir’deki okul saldırısında yaşamını yitiren öğrencinin ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere geçmiş olsun dileklerini ileten Koca, yaşananların önlenebilir olduğunu belirterek Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim politikalarını eleştirdi.

“Bu saldırılar göz göre göre geldi”

Okulların açılmasının üzerinden henüz bir ay geçmeden çok sayıda şiddet olayının yaşandığını belirten Koca, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıyı ve Osmaniye'de bir öğretmenin öldürülmesini hatırlattı.

İstanbul'dan Mersin'e kadar farklı kentlerde öğrencilerin silah ve bıçaklarla yakalandığı olaylara dikkat çeken Koca, okul güvenliği konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu söyledi.

Başakşehir'deki saldırı ile Esenyurt'ta yaşanan bıçaklı saldırının birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Koca, şöyle konuştu:

“İstanbul Başakşehir'deki bıçaklı okul saldırısı da İstanbul Esenyurt'ta yaşadığımız bıçaklı saldırı da ne yazık ki göz göre göre geldi. Çünkü münferit vakalarla karşı karşıya değiliz. Birbirinden bağımsız olaylar silsilesiyle de karşı karşıya değiliz.”

“Suça sürüklenen her çocuk, korunamamış çocuktur”

Çocukların suça sürüklenmesine ilişkin daha önce TBMM Genel Kurulu'nda ve yasa görüşmelerinde uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Koca, cezaların artırılmasının tek başına çözüm olmadığını vurguladı.

Koca, çocuk haklarını esas alan önleyici ve koruyucu politikaların uygulanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Geçen yıl Urfa ve Maraş saldırılarından sonra da bu kürsüde defalarca söyledik. Suça sürüklenmiş her çocuk, korunmamış, korunamamış çocuktur dedik. Çözüm ceza değil, cezaların daha da artırılması değil, onarıcı adalet politikalarının hayata geçirilmesidir dedik.”

Çocukların en güvenli olmaları gereken yerlerin okullar olduğunu belirten Koca, eğitim kurumlarının giderek şiddet olaylarıyla gündeme gelmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“Çocuklar okullarda, yani en güvenli olmaları gereken yerde güvende değiller. En güvenilir alanlar olması gereken okullar bugün suç mahalline, cinayet mahallerine dönüşmüş durumda” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'na tepki: “Nedir aldığınız önlemler?”

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Başakşehir'deki saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamayı da eleştiren Koca, Bakanlığın yalnızca soruşturma başlatıldığını duyurmasının yeterli olmadığını söyledi.

Bakanlığın açıklamalarında sorumluluk üstlenilmediğini savunan Koca, alınan güvenlik önlemlerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Koca, “Devletimizin ilgili kurumları gerekli önlemleri aldı, adli ve idari soruşturma başlatıldı deniyor. Böyle bir açıklama, bu kadar teknik, artık ezberlenmiş bir açıklama gerçekten inanılır gibi değil. Meselenin öznesi yok, herhangi bir sorumluluk yok” ifadelerini kullandı.

Okullarda güvenlik şirketleriyle yapılan protokollerin yeterli olup olmadığını sorgulayan Koca, kurşun geçirmez okul çantalarının reklamlarının yapılmasına da tepki gösterdi.

“Önlemler alındı deniyor. Merak ediyoruz, gerçekten nedir alınan önlemler? Nedir bunca zamandır almadığınız önlemler? Güvenlik şirketleriyle protokoller imzalanıyor. Bu mudur sizin aldığınız önlem diye ifade ettiğiniz şey?” diye sordu.

Yusuf Tekin'e istifa çağrısı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i doğrudan sorumluluk almaya çağıran Koca, Bakanlığın okullarda yaşanan ölümler karşısındaki tutumunu eleştirdi.

Koca, açıklamasında şu soruları yöneltti:

“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sizin bakanlık döneminizde, o koltukta oturduğunuz dönemde okullarda kaç çocuk öldü? Kaç çocuk göz göre göre öldürüldü? Sizin sorumluluk almanız, istifa etmeniz için kaç çocuk daha bu kara düzene feda edilecek? Sizin makamınız sadece başsağlığı ve kınama makamı mı?”

Okul güvenliğine ilişkin daha önce verdikleri soru önergelerinin yanıtlanmadığını da belirten Koca, Meclis'ten yaptıkları uyarıların dikkate alınmasını istedi.

“Her okula psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanmalı”

Okullarda şiddetin önlenmesi için yalnızca güvenlik tedbirlerinin yeterli olmayacağını belirten Koca, kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocukların temel ihtiyaçlarına ücretsiz ve eşit biçimde ulaşabilecekleri bir eğitim sisteminin oluşturulmasını isteyen Koca, her okula psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanması çağrısını yineledi.

“Çocuklar için güvenli okullar istiyoruz. Okulların ve çocukların güvenli olabilmesi için güçlü, nitelikli, kamusal ve parasız eğitim istiyoruz. Çocukların temel ihtiyaçlarına eşit ve ücretsiz erişebilecekleri koşullar talep ediyoruz. Her okula sosyal hizmet uzmanı ve psikolog atanması talebimizi bir kez daha yineliyoruz.”

Öğretmenlerin aile birliği sorunu da Meclis gündeminde

Perihan Koca, açıklamasının ikinci bölümünde öğretmen atamaları, norm kadro uygulamaları, eş durumu ve sağlık mazeretine bağlı yer değiştirme süreçlerinde yaşanan sorunları gündeme getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamalarının öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarını ağırlaştırdığını savunan Koca, özellikle 2026 yaz döneminde iller arası mazerete bağlı yer değiştirmelerde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Öğretmenlerin aile birliğinin sağlanmasında kullanılan il emri uygulamasının kaldırıldığını belirten Koca, bu karar nedeniyle binlerce öğretmenin ailesinden ayrı yaşamak zorunda kaldığını söyledi.

“Bugüne kadar il emri uygulamasıyla öğretmenlerin aile birlikleri bir şekilde sağlanabiliyordu. Ancak bu yaz itibarıyla bu uygulama Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından bir anda kaldırıldı. Dolayısıyla aile birliği mazeretiyle yer değiştirme talebinde bulunan binlerce öğretmen, bu uygulama nedeniyle ailelerinden ayrılmak durumunda kaldı.”

“Öğretmenler şehir şehir bölünmüş durumda”

Kendisinin de öğretmen olduğunu hatırlatan Koca, Türkiye'nin farklı illerinden her gün çok sayıda öğretmenin kendisine ulaşarak yaşadıkları sorunları aktardığını belirtti.

Öğretmenlerin eşlerinden ve çocuklarından ayrı yaşamak zorunda kaldığını, bunun ekonomik, psikolojik ve pedagojik sonuçları bulunduğunu ifade etti.

“Her gün bu konuda onlarca telefon, onlarca e-posta ve mesaj alıyorum. Ülkenin dört bir yanında görev yapan öğretmenler ve aileleri, tayin ve atama süreçlerindeki sorunlar nedeniyle şehir şehir bölünmüş durumda. Eşlerden biri bir uçta, diğeri başka bir uçta. Ailelerin arasına kilometreler girmiş durumda.”

Sağlık sorunları bulunan aile bireylerine bakmakla yükümlü öğretmenlerin de ciddi güçlükler yaşadığını belirten Koca, aile bütünlüğünün korunmasının eğitim hizmetinin niteliği açısından da önemli olduğunu söyledi.

“Öğretmenlerin huzurlu olmadığı yerde nitelikli eğitim olmaz”

Öğretmenlerin yer değiştirme ve atama süreçlerinde bütünlüklü bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Koca, Milli Eğitim Bakanlığı'na somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Koca, “Öğretmenlere ve ailelerine bu zulmü reva görmekten vazgeçin. Eğitimin neferlerinin huzurlu ve güvenli olmadığı bir ortamda eğitimin kalitesi olmaz, olmayacaktır. Eğitimin niteliği de olmaz” dedi.

Öğretmenlerin aile birliğinin korunmasını sağlayacak kalıcı çözümler geliştirilmesini isteyen Koca, atama sistemindeki belirsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.

“Kadrolu ve güvenceli istihdam için somut adım atın”

Açıklamasının sonunda öğretmenlik mesleğinin toplumsal saygınlığının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Koca, kadrolu istihdam talebini yineledi.

Öğretmenlerin mesleki güvencelerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Koca, Milli Eğitim Bakanlığı'na şu çağrıda bulundu:

“Bu sorunlar çemberini kırmak için öğretmen atamalarında bütünsel ve köklü bir çözüm için somut adımlar atmaya ve harekete geçmeye çağırıyorum. Öğretmenlik mesleğinin itibarını, saygınlığını artırmak için kadrolu istihdam güvencesine derhal ihtiyaç var. Bunu sağlamak için somut adım atın.”

Perihan Koca, hem öğrencilerin güvenli eğitim hakkının hem de öğretmenlerin aile bütünlüğü ve güvenceli çalışma taleplerinin karşılanmasının kamusal eğitim politikalarının temel öncelikleri arasında yer alması gerektiğini vurguladı.