SES Adana: “Hastanede Bile Can Güvenliği Yok! Şiddetin ve Güvenlik İhmallerinin Hesabını Kim Verecek?”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, Adana'da bir babanın kızını öldürmek amacıyla hastaneye geldiği ve silahla tehditte bulunduğu yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin yanı sıra hastanelerdeki güvenlik açıklarına dikkat çeken SES, “Hastaneler şiddetin değil, yaşamın korunduğu alanlar olmalıdır. Güvenlik bir lütuf değil, temel bir haktır” diyerek sorumluların belirlenmesini ve kalıcı önlemler alınmasını istedi.

Adana'da bir hastanede yaşandığı basına yansıyan silahlı tehdit ve saldırı girişimi, sağlık kurumlarında güvenlik önlemlerinin yeterliliğini ve kadına yönelik şiddetle mücadelede koruma mekanizmalarının etkinliğini yeniden gündeme taşıdı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, kızını öldürmek amacıyla hastaneye geldiği belirtilen bir babanın silahla tehditte bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından yazılı basın açıklaması yayımladı.

Sendika, olayın yalnızca bireysel bir şiddet girişimi olarak değerlendirilemeyeceğini, kadınların ve çocukların yaşam hakkının korunması ile kamu kurumlarında güvenliğin sağlanmasının doğrudan kamusal sorumluluk olduğunu vurguladı.

Açıklamada, sağlık emekçilerinin, hastaların ve hasta yakınlarının can güvenliğinin tehlikeye atılmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve olası ihmallerin ortaya çıkarılması istendi.

SES: “Hastaneler yaşamı korumak için vardır”

SES Adana Şubesi, sağlık hizmeti almak amacıyla hastanelere başvuran yurttaşların şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmasının sağlık hakkını da tehdit ettiğine dikkat çekti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Hastaneler şiddetin kol gezdiği, silahların konuştuğu, insanların ölüm korkusu yaşadığı alanlar değildir. Hastaneler yaşamı korumak için vardır!”

Sendika, sağlık kurumlarında güvenliğin sağlanmasına ilişkin kamu otoritelerine şu soruyu yöneltti:

“Hastanelerde insanların can güvenliğini sağlamak için daha kaç kişinin zarar görmesi, daha kaç sağlık emekçisinin tehdit edilmesi, daha kaç kadının ve çocuğun yaşamının tehlikeye girmesi gerekiyor?”

“Kadına ve çocuğa yönelik şiddet tesadüf değildir”

SES Adana Şubesi, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin münferit olaylarla açıklanamayacağını, sorunun toplumsal ve yapısal nedenleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Kadınların ve çocukların yaşam hakkının korunmasının yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını vurgulayan sendika, etkin koruma mekanizmalarının oluşturulması, risklerin önceden belirlenmesi ve şiddet tehdidine karşı hızlı müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, şiddetin gerçekleşmesini bekleyen değil, şiddet riskini önceden tespit ederek önleyen bir kamu yönetimi anlayışına ihtiyaç olduğu kaydedildi.

SES, kadınların ve çocukların korunması için yeterli sosyal hizmet personeli, erişilebilir psikolojik ve hukuki destek, güvenli barınma olanakları ve kurumlar arasında etkili koordinasyon sağlanmasını istedi.

Sendika, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Kadınların ve çocukların yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Şiddetin bahanesi, ihmallerin mazereti olamaz!”

“Hastanelerde güvenlik kâğıt üzerinde kalamaz”

Hastanelerde yaşanan şiddetin yalnızca sağlık çalışanlarını değil, sağlık hizmetinden yararlanan bütün toplumu ilgilendirdiğine dikkat çeken SES, silahlı tehdit girişimlerinin hastane güvenliğinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını belirtti.

Sağlık emekçilerinin ağır iş yükü, yetersiz personel ve uzun çalışma saatlerinin yanı sıra şiddet tehdidi altında görev yaptığını ifade eden sendika, güvenlik önlemlerindeki eksikliklerin hem çalışanların hem de hastaların yaşamını tehlikeye attığını vurguladı.

Açıklamada, sağlıkta şiddetle mücadelede olayların ardından soruşturma başlatılmasının veya geçici güvenlik tedbirleri alınmasının yeterli olmadığı belirtilerek, önleyici ve sürekli denetlenen bir güvenlik sisteminin kurulması istendi.

SES Adana Şubesi, sağlık emekçilerinin güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının işverenin ve ilgili kamu otoritelerinin yükümlülüğü olduğunu hatırlatarak şu açıklamayı yaptı:

“Güvenlik açığının bedelini sağlık emekçilerine, hastalara ve hasta yakınlarına ödetemezsiniz!”

SES Adana Şubesi'nden yedi maddelik acil önlem çağrısı

Sendika, Adana'daki olayın ardından sağlık kurumlarında güvenliğin sağlanması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla yedi temel talep açıkladı.

1. Olayın tüm yönleriyle araştırılması: Adana'daki silahlı tehdit ve saldırı girişiminin ayrıntılı biçimde incelenmesi, varsa ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların belirlenerek gerekli işlemlerin yapılması istendi.

2. Hastanelerde güvenlik denetimi: Hastanelerin giriş ve çıkışları, acil servisleri ve diğer riskli alanlarında güvenlik değerlendirmeleri yapılması, yeterli sayıda eğitimli güvenlik personeli görevlendirilmesi talep edildi.

3. Silahlı girişlerin önlenmesi: Silah ve benzeri tehlikeli araçların sağlık kurumlarına sokulmasını engelleyecek etkili giriş kontrol sistemleri, risk değerlendirmeleri ve acil müdahale planlarının oluşturulması gerektiği belirtildi.

4. Çalışanların katıldığı güvenlik planları: Sağlık emekçilerinin, hastaların ve hasta yakınlarının korunması için çalışanların katılımıyla hazırlanmış, uygulanabilir ve düzenli olarak denetlenen güvenlik planlarının hayata geçirilmesi istendi.

5. Kadın ve çocuklar için etkin koruma: Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede erken müdahale, güvenli barınma, psikososyal destek ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi talep edildi.

6. Koruma kararlarının uygulanması: Şiddet tehdidi altındaki kadınların ve çocukların başvurularının ciddiyetle değerlendirilmesi, koruma kararları ile güvenlik tedbirlerinin etkili biçimde uygulanması gerektiği vurgulandı.

7. Yeterli personel ve destek: Sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında yeterli personel istihdam edilmesi, çalışanların şiddet riski karşısında yalnız bırakılmaması, gerekli eğitim, ekipman ve desteğin sağlanması istendi.

“Şiddeti önlemek kamunun sorumluluğudur”

SES Adana Şubesi, açıklamasında sağlıkta şiddetin önlenmesi ile kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelenin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğine işaret etti.

Hastanelerin güvenliğinin yalnızca bina girişlerinde alınacak tedbirlerle sınırlandırılamayacağını belirten sendika, şiddet riski altındaki bireylerin korunması için sağlık, sosyal hizmet, güvenlik ve adalet mekanizmalarının birlikte işlemesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, şiddetin önlenmesinde esas sorumluluğun olay gerçekleştikten sonra müdahale etmek değil, şiddeti ortaya çıkmadan engelleyecek etkili kamusal politikaları hayata geçirmek olduğu ifade edildi.

SES: “Şiddete, ihmallere ve güvencesizliğe karşı mücadele edeceğiz”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, insan yaşamını tehdit eden her türlü şiddete karşı mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

Sağlık hizmetlerinin güvenli koşullarda sunulması, kadınların ve çocukların yaşam haklarının korunması ve kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten SES Adana Şubesi, güvenlik açıklarının ve olası ihmallerin takipçisi olacağını duyurdu.

Sendikanın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Hastaneleri güvensizliğin, korkunun ve şiddetin mekânlarına dönüştüren anlayışa karşı sessiz kalmayacağız. Sağlık emekçilerinin can güvenliğini görmezden gelen, kadınları ve çocukları şiddet karşısında yalnız bırakan uygulamaların takipçisi olacağız.”

“Güvenlik bir lütuf değil, temel bir haktır”

SES Adana Şubesi, açıklamasını kadınların, çocukların ve sağlık emekçilerinin yaşam ve güvenlik haklarının korunması çağrısıyla tamamladı.

“Güvenlik bir lütuf değil, temel bir haktır. Kadınların ve çocukların yaşam hakkı korunmak zorundadır. Sağlık emekçileri güvenli koşullarda çalışma hakkına sahiptir.”

Sendika, şiddetin önlenmesi, ihmallerin açığa çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi için mücadelesini sürdüreceğini belirterek açıklamasını şu çağrılarla sonlandırdı:

“Şiddete değil, yaşama alan açın! Kadınların ve çocukların yaşam hakkını koruyun! Sağlık emekçilerine güvenli çalışma ortamı sağlayın!”