SİGARA İÇENLERDE AĞIZ KANSERİ RİSKİ İÇMEYENLERE ORANLA 6 KAT DAHA FAZLA

- SİGARA İÇENLERDE AĞIZ KANSERİ RİSKİ 6 KAT DAHA FAZLA

Doç. Dr. Yakup Türkel, “ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir” Doç. Dr. Yakup Türkel, “ALS hastaları iyi bir takiple uzun yıllar yaşayabilir”

Dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan sigara ile ilgili bu kez 31 Mayıs Dünya Tütüne Hayır Günü’ne özel Prof. Dr. Semih Özbayrak, sigaranın ağız ve diş sağlığını da ciddi oranda etkilediğini, ağız kanseri riskinin ise sigara içenlerde içmeyenlere oranla 5-6 kat daha yüksek olduğunu vurguladı.

Dünyada her yıl 8 milyondan fazla, Türkiye'de ise 83 bin kişi sigara kullanımı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin yüzde 40'ı kalp hastalıklarından, yüzde 30'u kanserden, yüzde 20'si ise solunum yolu hastalıklarından kaynaklandığı paylaşılan veriler arasında. Sigara başta akciğer, gırtlak gibi pek çok kanser türlerine, kalp krizi, bronş-akciğer yetmezliği vb. gibi hastalıklara neden olmakla birlikte ilk olarak temasa geçtiği ağız içi yumuşak dokular üzerine de zararlı etkileri bulunduğunu söyleyen Altınbaş Üniversitesi Diş Hastanesinden Prof. Dr. Semih Özbayrak, 31 Mayıs Dünya Tütüne Hayır Günü’nde sigaranın ağız ve diş sağlığını nasıl etkilediğine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Doku direncini düşürerek kansere sebep olan oluşumlara neden oluyor

Sigaranın diş eti iltihabını arttırdığı ve dişi saran kemiğin eriyip diş kaybına neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Semih Özbayrak, bu durumun sigara içenlerde içmeyenlere göre meydana gelme olasılığının daha yüksek olduğunun altını çizdi.  Sigaranın yanı sıra toplumda daha az tehlikeli düşüncesi ile kullanılan nargilenin ve elektronik sigaranın da ağız mukozunda renklenmeye, diş pası/taşı oluşumuna ve ağız kokusuna neden olduğunu da belirten Prof. Dr. Özbayrak, bu ürünlerin hepsinin içerdiği kimyasal çözücüler nedeniyle kanserojen etkisinin ihmal edilemeyecek düzeyde olduğunu ve kanser riskine dönüşmesi ile ilgili önemli uyarılarına şu şekilde devam etti:

“Sigara doku direncini düşürerek ağız mukozasında prekanseröz (kansere dönüşme olasılığı olan) oluşumlara neden olabilir. Bu prekanseröz belirtilerin şartlar oluştuğunda bir süre sonra ağız kanserine dönüşme olasılığı yüksektir. Fazla miktarda sigara içenlerin içmeyenlere göre ağız kanser riskinin 5-6 kat daha yüksek olduğu bilinmektedir. Tütün dumanı içerisinde bulunan 4000’den fazla bileşikten 30-40 tanesinin özellikle kanserojen etkisi vardır. Özellikle tütün ve yüksek konsantrasyonlu alkol alışkanlığını birlikte sürdürenlerde ve 50 yaşın üzerindeki kişilerde risk büyümekte ve 6-15 kat artmaktadır.”

Ağızda oluşan beyaz tabaka şeklindeki görüntülerin de sigara kullanımına bağlı olarak oluştuğunu aktaran Özbayrak, “Sigaranın uzun yıllar ve yoğun şekilde kullanılmasıyla çevreye göre hafif yükseklik gösteren, bazen dalgalı görünümde beyaz tabaka şeklindeki görüntüler ortaya çıkabilir. Ağız tabanında olduğunda enine çizgiler olarak görülebilir. Genelde şikâyete neden olmazlar. Bu en basit halde olan lökoplaki, mukozanın nasır tabakasının artması ile ilgilidir. Bu artış ıslak ortamlarda beyaz gözükür. Erkeklerde daha sık rastlanan bir tablodur” dedi.

2 hafta içinde geçmeyen ağız içi yarasına dikkat

Ağız kanserlerinde erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan çizen Altınbaş Üniversitesinden Prof. Dr. Özbayrak, “Ağzın en önemli özelliği diğer hiçbir vücut boşluğunda mümkün olmayan, direkt olarak ve görerek muayene etme şansının bulunmasıdır. Bu bakımdan ağız kanserlerini erken tanı oranını yükseltmek için rutin diş hekimi kontrolü ile ağız içi tüm yumuşak dokular muayene edilmelidir, 2 hafta içerisinde geçmeyen bir yara mutlaka kontrol edilmelidir” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Editör: Haber Merkezi