Romani Godi, CİSST ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Hapishanesi’nde yaşamını yitiren 26 yaşındaki Roman mahpus Sinan Üstev’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın yetersiz olduğunu belirterek, etkin ve bağımsız bir inceleme çağrısında bulundu.

Bugün saat 13.00’te İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde, Romani Godi ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) tarafından, Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde hayatını kaybeden Sinan Üstev için ortak bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, Üstev’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın maddi gerçeği ortaya çıkarmaktan uzak olduğu vurgulandı.

“İntihar riski biliniyordu, önlem alınmadı”

Açıklamada, 26 yaşında ve üç çocuk babası olan Sinan Üstev’in cezaevi sürecinde psikolojik olarak kırılgan bir durumda olduğunun resmi kayıtlarla sabit olduğu ifade edildi. Üstev’in 27 Ekim 2025’te bulunduğu koğuşta jilet yutarak kendine zarar verdiği, bu durumun ise açık bir intihar riski göstergesi olduğu belirtildi.

Buna rağmen Üstev hakkında disiplin soruşturmaları yürütüldüğü ve 6 Kasım 2025’te 11 günlük hücre cezası verildiği aktarıldı. Açıklamada, intihar riski taşıyan bir mahpusa hücre cezası verilmesinin uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğu kaydedildi.

İHD’den İran’a Sert Çağrı: “İdam Politikasından Vazgeçin”
İHD’den İran’a Sert Çağrı: “İdam Politikasından Vazgeçin”
İçeriği Görüntüle

“Hücre cezası ölüm riskini artırdı”

Basın metninde, Üstev’in hücre cezasının infazı sırasında, 25 Aralık 2025 tarihinde intihar ettiği ve hayatını kaybettiğinin iddia edildiği belirtildi. Daha önce kendine zarar verme geçmişi bulunan bir mahpusun izolasyon koşullarında tutulmasının ölüm riskini doğrudan artırdığı vurgulandı.

Ayrıca, Üstev hakkında verilen “hücrede kalabilir” raporunun da tıbbi özen yükümlülüğüne aykırı olduğu ifade edilerek, ilgili sağlık personelinin sorumluluğunun hem idari hem de cezai boyutlarıyla incelenmesi gerektiği belirtildi.

Soruşturmada ciddi eksiklikler

Açıklamada, soruşturma dosyasında önemli eksikliklerin bulunduğuna dikkat çekildi. Üstev’in infaz ve sağlık dosyalarının tamamının, kamera kayıtlarının ham hâlinin, sosyal gözlem raporlarının ve tanık ifadelerinin dosyada yer almadığı ifade edildi.

Ayrıca, Üstev’in ölümünden önce yazdığı iddia edilen mektupların da eksik olduğu ve bilirkişi incelemesine rağmen yazarlığının henüz kesinleşmediği aktarıldı.

“Ölüm öngörülebilir ve önlenebilirdi”

Romani Godi ve CİSST temsilcileri, Üstev’in ölümünün öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu belirterek, kamu makamlarının risk altındaki bir mahpusu cezalandırmak yerine koruma yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.

Açıklamada, hapishane yönetiminin ve ilgili kamu görevlilerinin sorumluluğunun etkili bir şekilde araştırılması gerektiği ifade edildi.

Yetkililere çağrı

Açıklamanın sonunda başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunularak, soruşturmanın bağımsız, tarafsız ve etkin şekilde yürütülmesi istendi. Tüm delillerin eksiksiz toplanması ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında gerekli işlemlerin başlatılması talep edildi.

Açıklamada, “Sinan Üstev’in ailesi ve kamuoyu için adalet sağlanana kadar sürecin takipçisi olacağız” denildi.

Muhabir: Güven BOĞA