Sosyal-İş Sendikası Mağaza ve Market Emekçileri Komisyonu, market, mağaza, depo ve tanzim-teşhir alanlarında çalışan yüz binlerce emekçinin sorunlarını görünür kılmak ve örgütlü mücadeleyi büyütmek amacıyla yeni bir kampanya başlattı.
Kampanyanın ilk adresi, Türkiye’nin en büyük zincir marketlerinden A101 oldu. Komisyon, A101 işçilerinin yıllardır biriken çalışma sorunlarına karşı seslerini birlikte yükseltmesi ve haklarını örgütlü mücadeleyle kazanması çağrısında bulundu.
İlk talepler: Su, yemek ve oturma hakkı
Sosyal-İş Sendikası, kampanyanın ilk aşamasında üç temel talebi öne çıkardı: İşçilere ücretsiz içme suyu verilmesi, yemek ücretlerinin iyileştirilmesi ve çalışanların gerektiğinde oturarak çalışabilmesinin sağlanması.
Açıklamada, gün boyunca raf taşıyan, ürün dizen, kasada çalışan, depoya giren ve mal indiren işçilerin susadıklarında çalıştıkları marketten kendi paralarıyla su almak zorunda kaldıkları belirtildi.
Suyun bir maliyet kalemi ya da lüks olarak görülemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, çalışanların temel ihtiyacı olan içme suyunun işveren tarafından ücretsiz karşılanması istendi.
“İşçinin sofrasından tasarruf edemezsiniz”
Komisyonun gündeme getirdiği bir diğer sorun ise yemek ücreti oldu. Açıklamada, A101 çalışanlarına verilen aylık yemek ücretinin iki yıldır 4 bin 108 TL’de tutulduğu belirtildi.
Gıda fiyatları, kiralar ve ulaşım giderlerindeki artışa dikkat çeken Sosyal-İş, mevcut yemek desteğinin hayatın gerçekleri karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İşçinin sofrasından tasarruf edemezsiniz. Çalışanın karnını doyurmasını maliyet olarak göremezsiniz. Yemek ücretlerini iyileştireceksiniz. Çünkü bu bir lütuf değil, işçinin hakkıdır.”
Oturarak çalışma hakkı istendi
Sosyal-İş, kasiyerlerin ve diğer market çalışanlarının uzun saatler boyunca ayakta çalıştırılmasına da tepki gösterdi.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlerin uygun çalışma koşullarını sağlamakla yükümlü olduğu hatırlatılan açıklamada, çalışanların gerektiğinde dinlenebilmesi ve oturarak çalışabilmesi istendi.
“İşçinin bedeni müşteriye gösterilecek bir vitrin değildir” denilen açıklamada, çalışan sağlığının şirketlerin mağaza görüntüsünden daha değersiz olmadığı vurgulandı.
Haftada iki gün tatil talebi
Kampanyanın ücretsiz su, yemek ücreti ve oturarak çalışma hakkıyla sınırlı kalmayacağı bildirildi.
Sosyal-İş’in mücadele başlıkları arasında haftada iki gün tatil hakkının sağlanması, çalışanlara görev tanımları dışında iş yaptırılmaması ve market işçilerini birbirleriyle karşı karşıya getiren söylemlere son verilmesi de yer aldı.
“İşçi yoksa A101 yoktur”
A101 yönetimine seslenen komisyon, çalışanların taleplerinin görmezden gelinemeyeceğini belirterek mücadelenin bir mağazadan diğerine, bir işçiden diğerine ve bir kentten başka bir kente yayılarak büyütüleceğini açıkladı.
Komisyon, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Marketi çalıştıran işçidir. Rafı dolduran işçidir. Kasayı işleten işçidir. Depoyu döndüren işçidir. Müşteriye hizmet veren işçidir. İşçi yoksa A101 yoktur.”
A101 çalışanlarına örgütlenme çağrısı
Sosyal-İş Sendikası, A101 çalışanlarına yalnız olmadıklarını hatırlatarak birlikte konuşma, karar verme ve örgütlenme çağrısı yaptı:
“Eğer A101’de çalışıyorsan susma, yalnız değilsin. Yanındaki arkadaşına bak, onun da seninle aynı sorunları yaşadığını gör. Birlikte konuşun, birlikte karar verin, birlikte örgütlenin. Yan yana geldiğimizde güç biziz.”
Açıklamanın sonunda A101 işçilerinin haklarını kazanmak için geri adım atmayacağı belirtilerek, “Saatlerce ayakta çalıştırılmaya, susuz bırakılmaya, düşük yemek ücretlerine mahkûm edilmeye ve insan bedeninin sınırlarını yok sayan çalışma düzenine boyun eğmeyeceğiz” denildi.
Sosyal-İş, kampanyanın sloganını ise şöyle duyurdu:
“A101’e geliyoruz. Suyumuzu, yemeğimizi ve oturarak çalışma hakkımızı almaya geliyoruz. Örgütlü geliyoruz. Hakkımızı almaya geliyoruz.”




