Suriye’de Kürtçe eğitim tartışması büyüyor: 185 bin öğrenci anadilinde eğitim için kayıt yaptırdı

Suriye’de geçiş hükümetinin Kürtçe derslerini haftada üç saatle sınırlandırmasına yönelik tepkiler sürüyor. İlk verilere göre Haseke, Kobani, Afrin, Şam ve Hama’da 185 bin 213 öğrenci Kürtçe eğitim için kayıt yaptırdı. Derbesiye’de öğrenciler ve öğretmenler “Dil olmadan yaşam olmaz” diyerek düzenlemeye karşı çıkarken, Kürtçenin yalnızca bir ders değil, eğitim dili olarak kabul edilmesi ve anayasal güvenceye alınması talep ediliyor.

Suriye’de Kürtçenin eğitim sistemindeki yerine ilişkin tartışma yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla büyüyor.

Suriye geçiş hükümetine bağlı Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'nın Kürtçenin, Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde haftada üç ders okutulmasına ilişkin 27 Ağustos tarihli düzenlemesine karşı başlayan protestolar sürerken, Kürtçe eğitim için kayıt yaptıran öğrenci sayısına ilişkin ilk veriler de açıklandı.

ANHA'nın Haseke Vilayeti İletişim Ofisi'nden bir kaynağa dayandırdığı verilere göre Haseke, Kobani, Afrin, Şam ve Hama'da toplam 185 bin 213 öğrenci Kürtçe eğitim almak için kayıt yaptırdı.

Verilere göre Haseke'de 81 bin 333, Kobani'de 53 bin 108, Afrin'de 47 bin 44, Şam ve Hama'da ise 3 bin 728 öğrenci Kürtçe eğitim için başvuruda bulundu.

Yetkililerin aktardığı rakamların ilk veriler olduğu, birçok okulda kayıt işlemlerinin henüz tamamlanmadığı ve öğrenci sayısının artabileceği belirtildi.

Derbesiye’de öğrenciler: Dil olmadan yaşam olmaz

Kürtçe eğitime ilişkin tartışmanın son adreslerinden biri Haseke vilayetine bağlı Derbesiye oldu.

Derbesiye'deki Tarfa Okulu'nun öğrencileri ve öğretmenleri 4 Ekim'de yaptıkları açıklamayla Kürtçenin haftada üç dersle sınırlandırılmasına karşı çıktı.

Öğrenciler ve öğretmenler, Kürt halkının anadilinde öğrenim görme ve konuşma hakkının güvence altına alınmasını istedi. Kürtçenin eğitim müfredatındaki yerinin güçlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği açıklamada, dilin korunması ve öğretilmesinin kültürel ve dilsel haklarla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Öğrenciler açıklamanın sonunda Kürtçeye sahip çıkan sloganlar attı.

Öne çıkan sloganlardan biri ise:

“Dil olmadan yaşam olmaz.”

Tartışma üç dersten daha kapsamlı

Bölgede düzenlemeye karşı çıkan öğrenci, öğretmen ve ailelerin itirazı yalnızca haftalık ders sayısına ilişkin değil.

Tepkilerin merkezinde, Kürtçenin bir yabancı dil ya da sınırlı bir ders olarak değil, özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde eğitim dili olarak kullanılmaya devam etmesi talebi bulunuyor.

Kobani'deki öğretmenler de daha önce yaptıkları açıklamada Kürtçenin müfredata alınmasını olumlu bir adım olarak değerlendirmiş ancak haftada üç dersin anadilde eğitim talebini karşılamadığını belirtmişti.

Haseke'nin Tirbespiye, Girkê Legê, Dêrik ve Cil Axa gibi farklı yerleşimlerinde de öğrenciler, öğretmenler ve ailelerin katıldığı eylemler düzenlendi.

Protestolarda Kürtçenin yalnızca ders olarak okutulması yerine öğrencilerin kendi anadillerinde eğitim görebileceği bir sistem oluşturulması istendi.

938 okul Kürtçe eğitim kapsamına alındı

Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'nın uygulaması kapsamında 938 okulun Kürtçe öğretimi yapılacak okullar listesine alındığı bildirildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin yayımladığı verilere göre bunların 608'i Haseke, 308'i Halep, 17'si Şam ve 5'i Hama vilayetinde bulunuyor.

Haseke vilayetindeki dağılımda Haseke kentinde 162, Ebu Rasin'de 14, Cil Axa'da 78, Derbesiye'de 65, Kamışlo'da 88, Tirbespiye'de 67, Tel Temir'de 9 ve Amude'de 125 okul bulunuyor.

Halep vilayetindeki listede ise Afrin'de 296 ve Şeyh Maksud'da 12 okul yer alıyor.

Kobani'nin listede yer almaması ise bölgede eğitim sisteminin nasıl entegre edileceğine ilişkin görüş ayrılıklarının sürdüğünü gösteriyor.

Kobani'deki eğitim kurumları Kürtçenin yalnızca üç saatlik ders olarak okutulmasına karşı çıkarken, Kürtçenin temel eğitim dili olmasını ve Arapçanın da ayrıca öğretilmesini talep ediyor.

Bakanlığın kararı ne getiriyor?

Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, 27 Ağustos'ta 2026 tarihli 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin uygulanmasına ilişkin düzenlemede değişikliğe gitti.

Karara göre Kürtçe, Kürt yurttaşların “kayda değer oranda” yaşadığı bölgelerde devlet ve özel okullarında “ulusal dil” kapsamında müfredata dahil ediliyor.

Düzenlemeyle Kürtçe haftada üç ders okutuluyor ve dersin notu öğrencinin genel not ortalamasına dahil ediliyor. Kürtçe için haftada ayrıca bir etkinlik dersi ayrılıyor ve uygulama bütün eğitim kademelerini kapsıyor.

Geçiş döneminin ilk eğitim-öğretim yılında öğrencilerin sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefe derslerini Kürtçe veya Arapça alma seçeneğine sahip olması da öngörülüyor.

Ancak özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki eğitim çevreleri, bu modelin yıllardır Kürtçe eğitim gören öğrencilerin mevcut eğitim sistemini değiştireceğini belirterek düzenlemeye karşı çıkıyor.

Şam’da Kürtçe eğitim görüşmesi

Kürtçe eğitim tartışması sürerken konu Şam'daki temasların da gündemine girdi.

Mazlum Abdi ile İlham Ahmed'in de yer aldığı heyet, Suriye Yüksek Öğretim ve Bilimsel Araştırmalar Bakanı Mervan Halebi ile bir araya geldi.

Görüşmeye Eğitim ve Öğretim Bakanı Muhammed Abdurrahman Turko ile Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Annan da katıldı.

Bakanlığın açıklamasına göre görüşmede eğitim alanındaki dosyaların birleştirilmesi ve 2026 tarihli 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin uygulanması ele alındı.

Toplantıda özellikle Kürtçe ders kitaplarının hazırlanması ve temini ile Kürtçe eğitim verecek öğretmenlerin sağlanmasına ilişkin uygulama mekanizmaları görüşüldü.

PYD’den Derbesiye’de açıklama

Derbesiye'deki öğrenci ve öğretmenlerin eylemiyle aynı gün Demokratik Birlik Partisi (PYD) de kentte açıklama yaptı.

Parti merkezi önünde Arapça ve Kürtçe okunan açıklamaya sivil toplum kurumları, yerel meclisler ile gençlik ve kadın yapılanmalarından temsilciler katıldı.

PYD, Kürtçenin haftada üç dersle sınırlandırılmasının Suriye'nin etnik, kültürel ve dilsel çoğulculuğuyla uyuşmadığını savundu.

Kürtçenin Suriye'nin tarihi ve kültürel çeşitliliğinin bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, anadilde eğitim ile kimlik ve kültürün korunmasının temel haklar arasında olduğu ifade edildi.

Parti, kararın kaldırılmasını ve Kürtçenin Suriye Anayasası'nda resmen tanınmasını talep etti.

Kürt bayrağının yakılması bölgede yeni protestolara yol açtı

Kürtçe eğitim tartışmalarının sürdüğü Haseke'de son günlerde Kürt kimliği ve sembolleri üzerinden başka bir gerilim de yaşandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin aktardığına göre 2 Ekim'de Haseke'nin Guveyran Mahallesi ve çevresinden başlayan bir gösteride, katılımcılardan bazıları kent merkezindeki Barış Meydanı'nda bir Kürt bayrağını indirerek yaktı.

Olay bölgede geniş tepkiye neden oldu.

Derbesiye, Tel Temir ve Cil Axa'nın da aralarında bulunduğu yerleşimlerde protestolar düzenlendi. Açıklamalarda Kürt bayrağının yakılması kınanırken, farklı halkların ulusal ve kültürel sembollerine saygı gösterilmesi ve toplumsal gerilimi artıracak söylem ve uygulamalardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

4 Ekim'de de Haseke'nin farklı noktalarında açıklamalar ve protestolar devam etti. Yapılan açıklamalarda “kışkırtma ve dışlamaya hayır” mesajı öne çıkarken, olayın topluluklar arasında gerilime dönüştürülmemesi istendi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de olayların hukuki yollarla ele alınması, sorumluların hesap vermesi ve etnik ya da ulusal temelde gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.

Dil, eğitim ve anayasal güvence talebi

Kürtçe eğitim konusundaki tartışma böylece yalnızca haftalık ders saatlerinin sayısından çıkarak anadilde eğitim, kültürel haklar ve Kürtçenin Suriye'deki hukuki statüsü etrafında yoğunlaşıyor.

Haseke'den Kobani'ye, Afrin'den Şam ve Hama'ya kadar ilk aşamada 185 bin 213 öğrencinin Kürtçe eğitim için kayıt yaptırmış olması, tartışmanın öğrenci ve aileler açısından taşıdığı boyutu ortaya koyuyor.

Derbesiye'de öğrencilerin 4 Ekim'deki açıklamasında kullandıkları “Dil olmadan yaşam olmaz” sloganı ise bölgede haftalardır süren taleplerin ortak ifadesine dönüşmüş durumda.