Samandağ’dan Suriye’deki Aleviler için çağrı: Dayanışmayı ve örgütlü mücadeleyi büyütelim
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şubesi, Suriye’de Alevilere yönelik saldırı ve katliamlara karşı Abdullah Cömert Alanı’nda basın açıklaması düzenledi. Samandağ Emek ve Demokrasi Güçlerinin destek verdiği açıklamada, saldırıların durdurulması, uluslararası kamuoyunun sessizliğini bozması ve Alevilerin öz örgütlülüğünü güçlendirmesi çağrısı yapıldı.
Hatay’ın Samandağ ilçesinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şubesinin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıları protesto etti.
Abdullah Cömert Alanı’nda “Suriye’de Alevi Katliamı Devam Ediyor” şiarıyla gerçekleştirilen basın açıklamasına Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri destek verdi. Açıklama boyunca “Alevi halkı yalnız değildir” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.
Dernek üyeleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara sessiz kalmayacaklarını belirterek yaşananların kamuoyuna duyurulması ve dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Çeşitli bahanelerle Alevilere saldırılıyor”
Basın açıklamasında, Suriye’de katliamların, yoksulluğun ve istikrarsızlığın sürdüğü belirtilerek ülkedeki yönetim ve silahlı gruplara tepki gösterildi. Farklı inanç ve halkların baskı, işkence ve ölümle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Suriye topraklarının dış güçlerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı savunulan açıklamada, mevcut yönetimin İsrail ve emperyalist güçlerle ilişkileri eleştirildi. Farklı inançlara ve halklara yönelik saldırıların, bu ilişkilerin ve ülkede yaşananların üzerini örtmek amacıyla kullanıldığı ileri sürüldü.
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı sahil şeridinin demografik yapısının değiştirilmek istendiği de savunularak, bölgenin silahlı grupların yerleştirileceği bir alana dönüştürülmeye çalışıldığı belirtildi.
Açıklamada, Alevilere yönelik saldırılara ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“Çeşitli bahaneler üreterek saldırdıkları Alevileri katletmekten geri durmayan, hatta bunu bir İslami cihat olarak gören, bu insanlık düşmanı vahşi çeteler, katliamlarına devam etmektedirler.”
Alevi işçilere yönelik saldırı gündeme getirildi
Basın açıklamasında, Suriye’nin Humus Köprüsü mevkisinde Alevi işçileri taşıyan bir minibüse yönelik saldırıya da dikkat çekildi.
Açıklamada aktarılan bilgilere göre, minibüs silahlı kişiler tarafından durduruldu ve işçilerin Alevi olduklarının öğrenilmesinin ardından üzerlerine ateş açıldı. Saldırıda yedi işçinin katledildiği, dört işçinin ise ağır yaralandığı belirtildi.
Saldırıdan kurtulan bir Alevi işçinin basına yansıyan anlatımına da açıklamada yer verildi:
“Kontrol noktasındaki güvenlik güçleri önce dinimizi, sonra da mezhebimizi sordu. Alevi olduğumuzu söylediğimizdeyse üzerimize ateş açtılar.”
Dernek, bu anlatım üzerinden Alevilerin inanç kimlikleri nedeniyle hedef alındığını vurgulayarak saldırılara karşı ortak ses çıkarılması çağrısında bulundu.
“Alevi hak mücadelesini kararlılıkla büyütmeliyiz”
Açıklamada, Alevilerin yaşam hakkını ve eşit yurttaşlık taleplerini savunmak için haklılıklarını ya da masumiyetlerini kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığı belirtildi.
Alevi toplumunun savunmacı bir tutumdan çıkarak demokratik hak mücadelesini güçlendirmesi gerektiği vurgulandı:
“Alevilerin haklılığını ve masumiyetini kimseye kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Alevi toplumu olarak savunmacı bir tutumdan sıyrılmalı, faşist ve cihatçı saldırganlığa karşı en temel anayasal ve demokratik hakkımız olan Alevi hak mücadelesini kararlılıkla büyütmeliyiz.”
Saldırılar karşısındaki sessizliğin, saldırgan yapıların varlığını sürdürmesine ve sivilleri hedef almaya devam etmesine alan açtığı ifade edildi. Bu nedenle dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin her alanda güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Uluslararası kamuoyunun sessizliğine tepki
Dernek açıklamasında, Alevilere yönelik katliamların belgelenmesine rağmen dünya gündeminde yeterince yer bulmadığı savunuldu. Başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası güçlerin saldırılar karşısındaki tutumu eleştirildi.
Bu sessizliğin, HTŞ’nin uluslararası güçlerin çıkarları açısından kullanışlı görülmesiyle bağlantılı olduğu ileri sürülen açıklamada, Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana Arap Alevilerin hem Suriye’de hem de Türkiye’de tehdit, hakaret ve iftiralarla hedef alındığı belirtildi.
Alevilere yönelik saldırıların gündemden düşürülmemesi gerektiği vurgulanarak kamuoyuna, demokratik kurumlara ve dayanışma güçlerine sorumluluk alma çağrısı yapıldı.
“Öz örgütlülüğü güçlendirelim, dayanışmayı büyütelim”
Basın açıklaması, Alevilerin kendi örgütlülüklerini güçlendirmesi ve ortak mücadeleyi büyütmesi çağrısıyla sona erdi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şubesi, Suriye’deki Alevilerle dayanışmanın süreklilik kazanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Alevilerin katledilmesini gündemimizden düşürmeyelim, dayanışmayı büyütelim. Alevi halkımız da öz örgütlülüğünü sağlamaktan ve örgütlü mücadeleyi büyütmekten başka bir seçeneğinin kalmadığını anlamalıdır.”





