COP31 öncesi toplantıları yarın, 5 Ekim’de Fiji ve Tuvalu’da başlıyor. Uluslararası Af Örgütü, dünya liderlerine Pasifik halklarının taleplerini dinleme çağrısı yaparak fosil yakıtların genişletilmesine son verilmesini, adil geçişin desteklenmesini ve düşük gelirli ülkeleri borçlandırmayan hibe temelli iklim finansmanının artırılmasını istedi.
Antalya’da 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesindeki hazırlık toplantıları, 5–8 Ekim’de Pasifik’te gerçekleştirilecek. Fiji’nin Nadi kentindeki toplantılar ve Tuvalu’daki liderler buluşması, iklim krizinin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olan ada ülkelerinin taleplerini müzakerelerin merkezine taşımayı amaçlıyor. UNFCCC
Toplantılar öncesinde açıklama yapan Uluslararası Af Örgütü, Avustralya’nın Pasifik’te iklim liderliği iddiasını somut adımlarla desteklemesi gerektiğini vurguladı. Örgüt, çok sayıda dünya liderinin toplantılara katılmamasının iklim krizine karşı eylemsizliğe gerekçe oluşturamayacağını belirtti.
“En büyük başarısızlık boş kalan bir sandalye değil, tutulmayan bir sözdür”
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, yükselen deniz seviyelerinin şimdiden insanların topraklarını, geçim kaynaklarını ve kültürlerini yok ettiğine dikkat çekti.
Dünya liderlerinin Fiji ve Tuvalu’ya gelerek Pasifik halklarını dinlemesi ve harekete geçmesi gerektiğini belirten Callamard, toplantılara katılmayan ülkelerin de sorumluluklarının devam ettiğini söyledi:
“Onların yokluğu denizlerin yükselmesini durdurmayacak; krizin ortaya çıkmasında en az payı olan ancak bedelini en ağır ödeyen topluluklara karşı yüksek emisyonlu ülkelerin sorumluluklarını da ortadan kaldırmayacak. En büyük başarısızlık boş kalan bir sandalye değil, tutulmayan bir sözdür.”
Callamard, hazırlık toplantılarının yıllardır tekrarlanan söylemleri somut taahhütlere ve uygulamaya dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Kasım ayında Antalya’da yapılacak COP31’in iklim hedeflerini hayata geçirebilmesi için Pasifik’teki görüşmelerin belirleyici bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Avustralya’ya fosil yakıtlardan adil geçiş çağrısı
COP31 müzakerelerinin başkanlığını üstlenen Avustralya’ya seslenen Callamard, ülkenin bu rolünü Pasifik halklarının taleplerini konferansın sonuçlarına yansıtmak için kullanması gerektiğini belirtti.
Callamard, bunun öncelikle fosil yakıtlardan adil bir geçişi sağlayacak adımlar atılmasını gerektirdiğini kaydetti:
“Avustralya, başkanlık rolünü kullanarak Pasifik’in taleplerini COP31’in sonuçlarına yansıtmalı. Bunun için de öncelikle fosil yakıtlardan adil bir geçiş sağlayarak krizi kaynağında durdurmaya yönelik adımlar atmalı.”
Uluslararası Af Örgütü, Avustralya’nın bir yandan Pasifik topluluklarının karşı karşıya olduğu zararları derinleştiren fosil yakıt projelerinin genişletilmesini desteklerken diğer yandan iklim liderliği iddiasında bulunmasını inandırıcı bulmadığını açıkladı.
Örgüte göre Avustralya’nın, Pasifik’teki komşularının yanında durarak insan haklarını merkeze alan, güçlü ve uygulanabilir bir COP31 sonucu elde edilmesini sağlama konusunda özel bir sorumluluğu bulunuyor.
Pasifik halklarının su, gıda ve barınma hakları tehdit altında
Uluslararası Af Örgütü, iklim değişikliğinin Tuvalu, Kiribati ve diğer Pasifik ada ülkelerinde insan haklarına verdiği zararları daha önce belgelediğini hatırlattı.
Yükselen deniz seviyeleri, aşırı sıcaklar, kuraklık ve tuzlu suyun tatlı su kaynaklarına sızması; bölge halklarının suya, gıdaya, sağlığa, yeterli barınmaya ve güvenli bir geleceğe erişimini tehdit ediyor.
Örgütün açıklamasına göre Tuvalu’nun küresel sera gazı emisyonlarındaki payı yüzde 0,003’ten az olmasına rağmen ülke, iklim krizinin en ağır sonuçlarından bazılarıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, krizin oluşumundaki sorumluluk ile sonuçlarının dağılımı arasındaki derin eşitsizliği ortaya koyuyor.
Pasifikli öğrencilerin mücadelesi Uluslararası Adalet Divanı’na ulaştı
Açıklamada, Pasifikli öğrencilerin öncülük ettiği girişimin iklim değişikliğiyle mücadeleyi Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdığı da hatırlatıldı.
Divanın Temmuz 2025’te yayımladığı danışma görüşüyle hükümetlerin, insan haklarını iklim değişikliğinin etkilerinden korumaya ilişkin hukuki yükümlülüklerini açıkça ortaya koyduğu belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü, bu görüşün iklim adaleti ve hesap verebilirlik mücadelesi açısından önem taşıdığını vurgulayarak COP31’de alınacak kararların devletlerin sorumluluklarını somut uygulamalara dönüştürmesi gerektiğini ifade etti.
Hükümetlerden üç alanda somut adım bekleniyor
Uluslararası Af Örgütü, COP31 öncesi tavsiyeleri doğrultusunda Avustralya ve diğer hükümetleri üç temel alanda ilerleme sağlamaya çağırdı.
Fosil yakıtların genişletilmesine son verilmesi: Örgüt, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı sağlayacak dönüşümün kapsamlı, hızlı, adil, yeterli finansmanla desteklenen ve insan haklarına uygun bir biçimde yürütülmesini istedi. İklim krizinden en fazla sorumlu olan devletlerin daha ileri ve daha hızlı adımlar atması gerektiğini belirtti. Hükümetlere, kamu kaynaklarıyla fosil yakıt şirketlerine sağlanan sübvansiyonları sona erdirme çağrısı yaptı.
Adil geçişin toplulukları güçlendirmesi: Adil Geçiş Mekanizması’nın işler ve hesap verebilir hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan örgüt, dönüşümden etkilenen topluluklara doğrudan finansman ve destek ulaştırılmasını talep etti. Yerli halkların haklarının ve ihtiyaçlarının bu süreçte güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Hibe temelli iklim finansmanının artırılması: Yüksek gelirli ve yüksek emisyonlu ülkelerin, kaynakları en çok ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirmesi istendi. Emisyon azaltımı, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zararların karşılanması için kamu kaynaklarından sağlanan hibe temelli finansmanın önemli ölçüde artırılması gerektiği kaydedildi. Örgüt, bu desteğin düşük gelirli ülkeleri daha fazla borç yükü altına sokmaması gerektiğini vurguladı.
Pasifik’teki toplantılar Antalya için belirleyici olacak
Toplantılar, aşırı sıcakların, orman yangınlarının, kuraklıkların ve sellerin yarattığı risklerin giderek büyüdüğü bir dönemde gerçekleştiriliyor. Uluslararası Af Örgütü, küresel ısınmaya ilişkin uyarıların hükümetler açısından gecikmeden harekete geçme zorunluluğunu güçlendirdiğini belirtti.
Fiji Çevre Bakanı da Pasifik ülkelerinin öncülüğündeki toplantıların, önde gelen dünya liderleri katılsa da katılmasa da gerçekleştirileceğini açıkladı.
Uluslararası Af Örgütü’nün çağrısı, Pasifik’te başlayacak görüşmelerin yalnızca diplomatik mesajlarla sınırlı kalmaması; fosil yakıtlardan adil geçiş, toplulukların haklarının korunması ve iklim finansmanı konusunda Antalya’daki COP31’e taşınacak somut taahhütler üretmesi yönünde.





