Mersin 1. İdare Mahkemesi, tarih öğretmeni Ali Ercan’ın hakkında verilen kınama cezasının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti. Karara tepki gösteren Ercan, hem 2023 hem de 2025 yıllarında yürütülen disiplin soruşturmalarında müfettiş tarafından ifadesinin alınmadığını belirterek, mahkemenin dava dilekçesindeki açıklamalarını eksik ve yanlış özetlediğini savundu. Ercan, öğrencilere yönelik suçlamaları da kesin bir dille reddetti.

Adana'nın Yüreğir ilçesindeki Karşıyaka Atatürk Anadolu Lisesinde görev yaptığı dönemde hakkında disiplin soruşturması başlatılan ve daha sonra Mersin'in Toroslar ilçesindeki Çağdaşkent Anadolu Lisesinde görev yapan tarih öğretmeni Ali Ercan'ın açtığı davada yeni bir gelişme yaşandı.

Mersin 1. İdare Mahkemesi, Ercan'a verilen kınama cezasına ilişkin yürütmenin durdurulması istemini 24 Eylül 2026 tarihinde oy birliğiyle reddetti.

Mahkemenin kararına itiraz eden Ercan ise hem disiplin soruşturmasının yürütülme biçimine hem de mahkeme kararında dava gerekçelerinin aktarılışına tepki gösterdi.

“2023 ve 2025 soruşturmalarında müfettiş ifademi almadı”

Ali Ercan, mahkemenin dava dilekçesinde yer alan açıklamalarını eksik ve hatalı aktardığını belirterek özellikle savunma hakkına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Ercan, iki ayrı disiplin soruşturmasında da müfettiş tarafından ifadesinin alınmadığını belirttiğini ancak mahkemenin yalnızca 2023 yılındaki soruşturmaya ilişkin bu hususa yer verdiğini söyledi.

Ercan, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Ben 2025 soruşturmasında müfettiş tarafından ifademin alınmadığını belirtmiştim. Buna hiç değinmemiş mahkeme. Sadece 2023'teki soruşturmada müfettiş tarafından ifademin alınmadığını belirtmişim gibi yazmış. Oysa hem 2023 soruşturmasında hem de 2025 soruşturmasında müfettişin ifademi almadığını belirtmiştim.”

Ercan'a göre davanın temel tartışma noktalarından biri, disiplin soruşturması sırasında savunma hakkının usulüne uygun biçimde kullandırılıp kullandırılmadığı.

“2023’te aynı gerekçeyle cezam kaldırıldı, 2026’da itirazım reddedildi”

Tarih öğretmeni Ali Ercan, daha önce hakkında yürütülen bir disiplin soruşturmasında verilen kınama cezasının, müfettiş tarafından ifadesinin alınmaması gerekçesiyle kaldırıldığını belirtti.

Ercan, 2023 yılında yürütülen soruşturmanın ardından verilen cezaya yaptığı itirazın 2024 yılında kabul edildiğini ifade etti.

Ancak 2025 yılında yürütülen yeni soruşturmada da aynı usul eksikliğinin yaşandığını savunan Ercan, bu kez yaptığı itirazın 2026 yılında Adana İl Disiplin Kurulu tarafından reddedildiğini söyledi.

Ercan, iki soruşturma arasındaki farklı uygulamaya dikkat çekerek şunları söyledi:

“2023 soruşturmasında müfettiş ifademi almadığı için İl Disiplin Kurulu cezamı iptal etti. 2025 yılında müfettiş tarafından ifadem alınmamış olmasına rağmen bu kez 2026 yılında İl Disiplin Kurulu cezamı onayladı.”

Ercan, mahkemenin dava dilekçesindeki bu karşılaştırmayı doğru biçimde aktarmadığını öne sürdü.

Mahkeme kararında hangi iddialar yer aldı?

Mersin 1. İdare Mahkemesinin 2026/1107 esas numaralı dosyasında, dava konusu disiplin cezasının 11 Eylül 2025 tarihli ve 140587693 sayılı işlemle verildiği belirtildi.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi kapsamında verilen kınama cezasına karşı açılan davada, Yüreğir Kaymakamlığı tarafından sunulan savunmaya da yer verildi.

İdarenin mahkemeye sunduğu savunmada Ercan hakkında şu iddialar sıralandı:

  • Öğrencileri ders sırasında sınıftan çıkardığı,

  • Yazılı sınav kâğıtlarını bazı öğrencilere okuttuğu,

  • Bir öğrencinin dilekçeyle talep etmesine rağmen sınav kâğıdını göstermediği,

  • Sınav puanlamalarında hata yaptığı ve itirazları kabul etmediği,

  • Sınav kâğıtlarını okumak üzere öğrenciler arasında eşit davranmadığı,

  • Belirli bir sınıfın dersine girmemekte direndiği,

  • Öğrencilere bağırdığı ve ders anlatmadığı,

  • Ders saatlerinde sınıftan ayrılarak başka sınıflardan aldığı öğrencilerle sınav kontrolü yaptığı.

Yüreğir Kaymakamlığı, söz konusu disiplin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın ve yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesini istedi.

Ali Ercan: “Öğrencileri sınıftan çıkarmadım, kimseye eksik not vermedim”

İdarenin savunmasında yer alan suçlamaları reddeden Ali Ercan, öğretmenlik görevini yürütürken öğrencilere yönelik ileri sürülen davranışlarda bulunmadığını söyledi.

Ercan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ben hiçbir zaman öğrenciyi sınıftan dışarıya atmadım. Hiçbir zaman öğrencilere bağırıp çağırmadım. Hiçbir zaman öğrencilere eksik not vermedim. Bütün suçlamaların hepsi yanlıştır.”

Hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Ercan, öğrenci beyanlarının okul idaresinin yönlendirmesiyle oluşturulduğunu öne sürdü.

Ercan'ın bu açıklamaları, disiplin soruşturmasının dayanağını oluşturan öğrenci ifadelerine de itiraz ettiğini ortaya koydu. Ancak söz konusu yönlendirme iddiası, paylaşılan mahkeme kararında doğrulanmış bir olgu olarak yer almıyor.

“Mahkeme dava gerekçelerimi değiştirdi”

Ercan'ın itirazlarının bir diğer odağını, mahkeme kararının “İstemin Özeti” bölümünde yer alan ifadeler oluşturdu.

Kararda, Ercan'ın 2023 yılında geçirdiği soruşturmanın ardından verilen kınama cezasının, müfettiş tarafından ifadesinin alınmaması nedeniyle kaldırıldığına ilişkin açıklamalarına yer verildi.

Ancak Ercan, 2025 yılında yürütülen soruşturmada da müfettiş tarafından ifadesinin alınmadığını belirttiğini, bu hususun mahkemenin özetinde bulunmadığını söyledi.

Ercan, mahkemenin açıklamalarını farklı aktarmasının davanın sonucunu etkilediğini savunarak kararın kendi aleyhine verilmek istendiğini ileri sürdü.

Bu iddia Ercan'ın değerlendirmesi niteliğinde. Paylaşılan karar metninde mahkemenin böyle bir amaçla hareket ettiğini ortaya koyan bir tespit bulunmuyor.

Mahkeme yürütmenin durdurulması talebini neden reddetti?

Mersin 1. İdare Mahkemesi, 24 Eylül 2026 tarihli kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesine atıfta bulundu.

Söz konusu düzenlemeye göre bir idari işlemin yürütmesinin durdurulabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:

İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkması.

Mahkeme, dosyadaki bilgi ve belgeleri incelediğini belirterek kanunda öngörülen koşulların birlikte gerçekleşmediği sonucuna vardı.

Kararda şu ifadeler kullanıldı:

“Dosyanın incelenmesinden; olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine…”

Mahkeme, yürütmenin durdurulması talebini oy birliğiyle reddederken kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içerisinde Adana Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceğini belirtti.

Mahkemenin verdiği karar, kınama cezasının iptaline ilişkin davanın esastan reddedildiği anlamına gelmiyor. Paylaşılan belge yalnızca yürütmenin durdurulması istemine ilişkin ara kararı içeriyor. Disiplin cezasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin nihai karar bu belgede yer almıyor.

Disiplin soruşturmasında savunma hakkı tartışması

Ali Ercan'ın açıklamaları, kamu görevlileri hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında savunma hakkının nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmayı da gündeme taşıdı.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi, devlet memurunun savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini düzenliyor.

Ancak soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından ayrıca ifade alınmaması ile ilgili personele usulüne uygun savunma hakkı tanınmaması hukuken her durumda aynı anlama gelmiyor. Bu nedenle Ercan'ın ileri sürdüğü usul eksikliğinin disiplin cezasının hukuka uygunluğunu nasıl etkilediğinin belirlenmesi, soruşturma dosyasındaki işlemlerin ve savunma sürecinin incelenmesini gerektiriyor.

Ercan ise 2023 yılındaki soruşturma sonucunda verilen cezanın kaldırılmasıyla 2025 yılındaki soruşturmaya yönelik itirazının reddedilmesi arasında çelişki bulunduğunu savunuyor.

Ercan: “Yürütmenin durdurulmasını istedim, alamadım”

Mahkeme kararının ardından açıklama yapan Ali Ercan, yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesine tepki gösterdi.

“Ben yürütmeyi durdurmak istedim. Alamadım” diyen Ercan, mahkemenin hem savunma hakkına ilişkin itirazlarını hem de hakkındaki suçlamalara verdiği yanıtları yeterince değerlendirmediğini ileri sürdü.

Ercan'ın açıklamaları ve mahkeme kararı birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın iki temel noktada yoğunlaştığı görülüyor: Disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği ve kınama cezasına dayanak gösterilen iddiaların somut delillerle desteklenip desteklenmediği.

Mersin 1. İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulması istemini reddetmesiyle birlikte Ercan'ın kınama cezasının iptaline yönelik hukuki süreci gündemdeki yerini koruyor.