Tarsus Festivali’nin İkinci Gününde Kültürler, Sanat ve Lezzetler Buluştu
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından “Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde” sloganıyla düzenlenen 5. Uluslararası Tarsus Festivali, ikinci gününde sanat sergileri, uluslararası halk dansları, gastronomi gösterileri, tarih ve kültür söyleşileriyle devam etti. Tarsus’un binlerce yıllık kültürel mirasının tanıtıldığı festivalde yerel üreticiler de ziyaretçilerle buluşurken, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç etkinliklere katılarak vatandaşlarla bir araya geldi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen 5. Uluslararası Tarsus Festivali, ikinci gününde de kentin tarihini, kültürel birikimini, sanatını ve gastronomi mirasını bir araya getirdi.
St. Paul Meydanı, Tarsus Müzesi, Kubatpaşa Medresesi, TADEKA ve Yarenlik Alanı başta olmak üzere kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinlikler, yerli ve yabancı katılımcıları buluşturdu.
Festivalde Tarsus’un yöresel lezzetleri usta şefler tarafından tanıtılırken, uluslararası halk dansları gösterileri, resim sergileri ve kültürel söyleşiler de ziyaretçilerin ilgisini çekti.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç ise gün boyunca festival alanlarını ziyaret ederek sanatçılar, üreticiler ve vatandaşlarla sohbet etti.
St. Paul Meydanı’nda Tarsus mutfağı tanıtıldı
Festivalin ikinci gününde St. Paul Meydanı, gastronomi meraklılarının buluşma noktalarından biri oldu.
MasterChef yarışmasıyla tanınan şefler Barış Kaya, Eylül Azra Soysal ve Ali Can Sabunsoy, gastronomi gösterileri kapsamında katılımcılarla buluşarak mutfak sanatına ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Şefler, Tarsus’un yöresel lezzetlerinden Tarsus Kebabı’nı hazırlarken, kentin önemli yemeklerinden humusu da közlenmiş kırmızıbiberle yeniden yorumladı. Hazırlanan yemeklerin tarifleri ziyaretçilerle paylaşıldı.
Festivalin Tarsus mutfağının tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirten Şef Barış Kaya, kente ikinci kez geldiğini ifade ederek, “İnanılmaz bir yer, inanılmaz bir şehir ve burada inanılmaz lezzetler var. Tarsus’un meşhur Tarsus Kebabı’nı yaptım. Yanına köz kırmızıbiberli bir humus yaptım” dedi.
Mersinli Şef Eylül Azra Soysal ise festivalin yöresel mutfağın dünyaya tanıtılması açısından önemine dikkat çekti.
Soysal, “Amacımız Türk mutfağımızı tüm dünyaya tanıtmak ve kültürel miraslarımıza sahip çıkmak. Hem Mersin’in hem Tarsus’un hem çevre illerin burada harmanlanmış bu güzel mutfağını tüm dünyaya tanıtmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Şef Ali Can Sabunsoy da Tarsus’un yöresel lezzetlerini ziyaretçilere tanıtmanın kendileri için değerli olduğunu belirterek, festivalin gastronomi kültürünün yaşatılmasına katkı sağladığını söyledi.
İstiridye mantarından kokoreç yapıldı
Mersin Tarsus Aşçılar Derneği Başkanı Şef Musa Güvençli de gastronomi gösterilerinde kremalı mantar çorbası ve istiridye mantarından kokoreç hazırladı.
Mantar çeşitleri hakkında bilgi veren Güvençli, hazırladığı yemekleri katılımcılara tattırdı.
Festivalin beşinci yılına ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Güvençli, “Uluslararası Tarsus Festivali ilk olduğunda çok heyecanlandık ve 5. seneye kadar heyecanımız hep artarak geldi” dedi.
TADEKA’da sanatın birleştirici gücü
Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, ikinci gün programına Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) bünyesinde düzenlenen “Suyun Dansı Sulu Boya Sergisi”ni ziyaret ederek başladı.
TADEKA Plastik Sanatlar Kurulu Sözcüsü Sema Tüfekçi, Genç’e sergideki eserler hakkında bilgi verdi.
Bengisu Bayram, Hasan Uğur Abaoğlu, Hüseyin Sönmez, Sema Tüfekçi ve Zehra Carus’un eserlerinin yer aldığı sergide ödüllü çalışmalar da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Sanatçılar, TADEKA’nın Tarsus’un sanat yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belediyenin sanata ve sanatçılara sağladığı destek için teşekkür etti.
Başkan Vekili Genç ise sanatın özellikle zor dönemlerde insanlara nefes alabilecekleri bir alan sunduğunu ifade ederek sanatçılara çalışmalarında başarılar diledi.
Uluslararası halk dansları Tarsus sokaklarını renklendirdi
Sergi ziyaretinin ardından Yarenlik Alanı’na geçen Genç, “Sen de Tarsus’a Renk Kat” temasıyla hazırlanan interaktif sanat projesini ziyaret etti.
Özbekistan’dan gelen Tomosha Çocuk Müzikal Tiyatrosu Grubu’nun yöresel dans gösterileri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden kardeş şehir Gazimağusa Halk Dansları Derneği’nin performansı izleyicilerle buluştu.
Gösterilerin ardından KKTC, Özbekistan, Ukrayna ve Kuzey Makedonya’dan festivale katılan gruplar tarafından Başkan Vekili Genç’e çeşitli hediyeler takdim edildi.
Farklı ülkelerin kültürlerini bir araya getiren etkinliklerde Genç, çocuklar ve gençlerle festival heyecanını paylaştı.
Tarsus’un 8 bin yıllık tarihi ve kültürel geleceği konuşuldu
Tarsus Müzesi’nde gerçekleştirilen “Bölgesel Bir Kültürel Gelecek Vizyonu ve Ütopyası Üzerine” başlıklı söyleşide, kentin tarihsel geçmişi ve kültürel mirasının geleceğe aktarılması ele alındı.
Hatice Karataş Demir’in moderatörlüğünde düzenlenen söyleşiye Helün Fırat, Dr. Ali İhsan Ökten ve sanatçı Nini Sultan Önözden konuşmacı olarak katıldı.
Tarsus’un yaklaşık 8 bin yıllık geçmişinin değerlendirildiği etkinlikte, kentin kültürel değerlerinin korunması, sanatla buluşturulması ve uluslararası alanda tanıtılması üzerinde duruldu.
Sanatçı Nini Sultan Önözden, Tarsus’un kültürel zenginliğine dikkat çekerek, “Tarsus’ta her yerde enerji var. Her yerde güzel bir köşe var, tarihi binalar ayrı güzel. Tarsus tat, koku ve ses veriyor” dedi.
Helün Fırat ise uluslararası katılımlı festivallerin Mersin ve Tarsus’un tanıtımına katkı sağladığını belirterek, ziyaretçilerin kentte hem tarihî değerleri hem de zengin mutfak kültürünü keşfetme fırsatı bulduğunu ifade etti.
Cansu Daloğlu’ndan “İz ve Müzik” söyleşisi
Tarsus Müzesi’nde düzenlenen bir diğer etkinlik ise sanatçı Cansu Daloğlu’nun gerçekleştirdiği “İz ve Müzik” söyleşisi oldu.
Daloğlu, söyleşisinde Anadolu’nun müzik kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan ezgilerin toplumsal hafızadaki yerini ele aldı. Türkiye coğrafyasının farklı kültürlerinden beslenen müziklerin tarihsel birikimine değinen sanatçı, kültürel aktarımda müziğin önemini vurguladı.
Söyleşi kapsamında türküler de seslendiren Cansu Daloğlu, dinleyicilerden beğeni topladı.
Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Daloğlu, Tarsus’u memleketi Antakya’ya benzeterek tarihî ve kültürel dokusu güçlü kentlerin özenle korunması gerektiğini söyledi.
Tarsus’un kendisi için özel kentlerden biri olduğunu belirten Daloğlu, festivalin hem sanatçılar hem de sanatseverler açısından önemli bir buluşma ortamı oluşturduğunu ifade etti.
Daloğlu, kültürel etkinliklerin sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunduğunu belirterek, “Böyle etkinlikler çok daha büyük etkilere, anılara vesile oluyor ve yaygınlaşıyor. Bu yüzden bunların arttırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Kubatpaşa Medresesi’nde Tarsus’tan Namrun’a tarih yolculuğu
Festival kapsamında Kubatpaşa Medresesi’nde gerçekleştirilen “Tarsus’tan Namrun’a” başlıklı söyleşide Prof. Dr. Deniz Kaplan, bölgenin tarihsel geçmişini anlattı.
Tarsus, Namrun ve Çamlıyayla’nın farklı dönemlerdeki yerleşim özellikleri, tarihî yazıtları ve geçmişte kullanılan yer adları üzerine bilgiler paylaşıldı.
Söyleşiye katılan Muhittin Bolat, bölgenin tarihine ilişkin daha önce bilmediği pek çok ayrıntıyı öğrendiğini belirterek, “Mesela bazı yazıtları ilk kez gördük” dedi.
Bolat, festivalin gastronomiden tarihe kadar farklı alanlarda etkinlikler sunmasının Tarsus’un tanıtımına katkı sağladığını söyledi.
Tarsus’un yöresel yemekleri ve mamul geleneği tanıtıldı
Kubatpaşa Medresesi’nde düzenlenen “Tarsus Gastronomisi ve Yöresel Yemekler” söyleşisinde Tarsus Yöresel Yemek Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Merkezi Dernek Başkanı Esin Erkoç, kentin geleneksel mutfak kültürünü anlattı.
Tarsus’un yöresel yemeklerinin araştırılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yürütülen çalışmalara değinen Erkoç, kültürel etkinliklerin kent yaşamındaki önemini vurguladı.
Erkoç, 2017 yılından bu yana gönüllü çalışmalarla yerel yemek kültürünü araştırdıklarını, esnaf ve üretici ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ve köylerdeki geleneksel yemekleri araştırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Seyran Davarcı ise “Mamul Atölyesi” kapsamında Arap mutfağından günümüze ulaşan geleneksel mamulün yapımını anlattı.
Katılımcıların da uygulamalı olarak mamul hazırlama fırsatı bulduğu etkinlikte, tarifler ve yapım teknikleri paylaşıldı. Söyleşi sonunda ziyaretçilere mamul ikram edildi.
Etkinliğe katılan Gül Demir, festivalin hem öğretici hem de eğlenceli olduğunu belirterek bu tür etkinlikleri her yıl heyecanla beklediklerini söyledi.
Kadın üreticiler ve yerel pazarlar festivalde yer aldı
Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, festival kapsamında Kubatpaşa’da kurulan üretici kadın stantlarını ve Slow Food Yeryüzü Pazarı’nı ziyaret etti.
Üreticilerle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi alan Genç, üreticilere bol ve bereketli kazançlar diledi.
Festivalde yerel ürünlerin tanıtılması, kadın emeğinin görünür kılınması ve geleneksel üretim kültürünün yaşatılması da etkinliklerin önemli başlıkları arasında yer aldı.
Vatandaşlardan Vahap Seçer’e destek mesajı
Festival alanlarında Başkan Vekili Genç ile bir araya gelen vatandaşlar ve üreticiler, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Tarsus’a böyle bir festival kazandırmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Yurttaşlar, Seçer’in bir an önce görevine dönmesi temennisinde bulunarak haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı kentlerine ve demokratik iradelerine sahip çıkacaklarını ifade etti.
Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç ise kendilerine emanet edilen görevi en iyi şekilde sürdüreceklerini ve bu emanete sahip çıkacaklarını belirtti.
Tarsus’un kültürel mirası uluslararası katılımcılarla buluştu
Başkan Vekili Genç’in ikinci gün programı, Kubatpaşa Medresesi’nde düzenlenen “Anadolu Kapıları Koleksiyonu Tarsus Serisi Sergisi”ni ziyaret etmesiyle sona erdi.
Festivalin ikinci günü boyunca sanat, tarih, müzik, gastronomi ve halk dansları etkinlikleri Tarsus’un farklı noktalarında ziyaretçilerle buluştu.
Uluslararası katılımcıların yer aldığı festival, Tarsus’un tarihî ve kültürel değerlerinin tanıtılmasının yanı sıra yerel üreticilerin desteklenmesine, geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına ve farklı kültürler arasında etkileşim kurulmasına da katkı sundu.
Festival katılımcılarından Nevin Yenigün, organizasyonun Tarsus’a önemli kazanımlar sağladığını belirtirken, Recep Özkaraman da etkinliklerin vatandaşları kent merkezinde bir araya getirdiğini ve Tarsus’un daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.
“Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde” sloganıyla gerçekleştirilen 5. Uluslararası Tarsus Festivali, ikinci gününde kentin geçmişi ile bugününü sanat, kültür ve gastronomi aracılığıyla buluşturan etkinliklere ev sahipliği yaptı.
Haberi Kısaltıp Akışı GüçlendirTekrarları Azaltıp Metni Sıkılaştır





