Adana’da bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında yaptıkları açıklamada anadil hakkının güvence altına alınmasını istedi. DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir, “Barış; dillerin küllerinden değil, özgürlüğünden doğar” dedi.

Klon Ödeme ve PBM Tech’e TMSF Kayyumu: Yasa Dışı Bahis Soruşturmasında 19 Şüpheliye Operasyon
Klon Ödeme ve PBM Tech’e TMSF Kayyumu: Yasa Dışı Bahis Soruşturmasında 19 Şüpheliye Operasyon
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 02 21 At 12.47.39

Adana Demokratik Kurumlar Platformu, İnönü Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama, Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde yapıldı. Platform adına Türkçe konuşan Seyfettin Aydemir ve Kürtçe konuşan DBP Çukurova Bölge Eş Sözcüsü Fuat Yaman anadilin halkların varoluşunun temel dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.

Aydemir ve Yaman konuşmasında, “Barış; dillerin küllerinden değil, özgürlüğünden doğar. Halkların varoluşunun en temel dayanaklarından biri dil özgürlüğüdür. Bu nedenle anadili hakkına yönelik inkâr, asimilasyon ve tasfiye politikalarına karşı mücadele etmek, her şeyden önce insan olmanın vazgeçilmez bir gereğidir” ifadelerini kullandı.

“Anadili, halkların hafızası ve kimliğidir”

Ortak açıklamada, anadilinin halkların hafızası, kimliği ve özgür varoluşunun temeli olduğu belirtilerek, bu hakkın korunmasının eşit, özgür ve demokratik bir toplumsal yaşamın vazgeçilmez koşulu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, “Anadilinden koparılan bir toplum yalnızca bir dili değil; tarihini, kültürünü, ulusal ve toplumsal hakikatini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır” denildi.

Türkiye’de tekçi ve katı merkeziyetçi ulus-devlet anlayışının, halkların dilsel ve kültürel varlığına yönelik inkâr ve asimilasyon politikalarını sürdürdüğü savunulan açıklamada, özellikle Kürt halkının dilsel ve kültürel varlığına dönük uygulamaların bu durumun en somut örneği olduğu kaydedildi.

“Kadim diller yok olma tehlikesiyle karşı karşıya”

Açıklamada, Türkiye’de uygulanan politikalar sonucunda birçok kadim dilin yok olma sınırına geldiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Ubıhça ve Kapadokya Yunancası tamamen yitirilmiş; Kürtçenin kadim lehçesi Zazaki/Kirmancki, Lazca, Hemşince, Abazaca, Çerkesçe, Süryanice, Pontus Yunancası, Batı Ermenicesi ve Romanca ise ciddi bir yok oluş tehdidiyle karşı karşıyadır.”

Demokratik toplumun farklılıkların inkâr edilmediği, özgürce var olduğu bir yaşam biçimi olduğu vurgulanan açıklamada, dil özgürlüğünün bu yaşamın temel ilkesi olduğu ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 02 21 At 12.42.59

“Anadilinde eğitim güvence altına alınmalı”

Toplumsal barışın tekçilikle değil; dillerin, kimliklerin ve kültürlerin eşitlik temelinde tanınmasıyla mümkün olduğu belirtilen açıklamada, tüm halkların kendi anadilini öğrenme, kullanma, geliştirme ve eğitim dili olarak seçme hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.

Kamusal yaşamın çok dilli ve eşitlikçi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanan metinde, Meclis’te yapılacak yasal düzenlemelere ilişkin beklentilerin açık olduğu ifade edildi.

Açıklamada, Abdullah Öcalan başta olmak üzere çeşitli çevrelerin çabalarıyla gündeme gelen “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine atıf yapılarak, hiyerarşik, tekçi ve asimilasyoncu anlayışlara son verilmesi çağrısında bulunuldu.

“Üstünlerin hukuku değil, eşitler arası hukuk tesis edilmelidir. Diller arasında üstünlük değil barış; kimlikler arasında tahakküm değil eşitlik sağlanmalıdır” denilen açıklama, şu vurguyla son buldu:

“21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle bir kez daha ifade ediyoruz: Dil özgürlüğü, demokratik toplumun ve onurlu barışın temelidir. Tüm dillere eşitlik ve özgürlük! Anadili varlığımız, kimliğimiz ve onurumuzdur.”

Muhabir: Güven BOĞA