“Kader Değil Katliam”: Adana’da ‘Olası Kast’ Kararına Sahip Çıkma Çağrısı
Adana Deprem Dayanışması, Duygu Cafe önünde düzenlediği basın açıklamasında, 6 Şubat depremlerine ilişkin davalarda verilen “olası kast” kararının emsal olması için toplumsal mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Açıklamaya DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, hukukçular ve depremde yakınlarını kaybeden aileler katıldı. Etkinlikte yapılan tüm konuşmalarda ortak vurgu, yaşanan yıkımın “kader” değil, ihmaller zinciri sonucu gerçekleşen bir katliam olduğu yönündeydi.

Meryem Esmer: “Bu dava sadece 96 canın değil, herkesin yaşam hakkı davasıdır”
Adana Deprem Dayanışması adına basın metnini okuyan Meryem Esmer, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve Hasan Alpargün Apartmanı davasında verilen “olası kast” kararına sahip çıkmak için bir araya geldiklerini vurguladı:
“Bugün Hasan Alpargün Apartmanı davasında çıkan olası kast kararına sahip çıkmak ve bu kararı tüm mücadelemize yaymak için buradayız. Üç yıldır yargılamalar devam ediyor. Şimdiye kadar tek bir deprem davasında bu karar çıktı. Bu kararın onaylanması, sadece 96 canın değil, yüz binlerce insanın hesabının sorulması anlamına geliyor.”
Esmer, davanın yalnızca bir bina ya da bir müteahhit meselesi olmadığını belirterek, bunun doğrudan yaşam hakkıyla ilgili olduğunu ifade etti:
“Bu dava, bu ülkede yaşayan herkesin yaşam hakkı davasıdır. Kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkıyoruz. Çünkü adalet ancak bu mücadeleyle gelecek. Gücümüz dayanışmamızdan geliyor.”
Yargı paketlerinden deprem davalarının çıkarılmasının da toplumsal baskı sayesinde gerçekleştiğini hatırlatan Esmer, bundan sonraki sürecin daha kritik olduğuna dikkat çekti:
“Şimdi görevimiz bu kararın emsal olmasını sağlamak. Soma’da, Ermenek’te verilen kararlar bugünleri etkiledi. Alpargün davası da diğer davaları etkileyecek. Mücadelemiz sonuç veriyor, büyüterek devam edeceğiz.”
Depremde yaşanan kayıpların yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını vurgulayan Esmer, ihmaller zincirine dikkat çekti:
“Biz sevdiklerimizi sadece depremde değil; ihmallerde, denetimsiz binalarda, liyakatsiz kararlarda kaybettik. Eksik bırakılan her demirin, çalınan her malzemenin hesabını sormak bizim borcumuzdur.”
Kamu görevlilerinin de sorumluluğuna işaret eden Esmer, yalnızca müteahhitlerin yargılanmasının yeterli olmadığını söyledi:
“Ruhsat verenler, denetlemeyenler, sahte rapor düzenleyenler, depremde halkı yalnız bırakanlar… Hepsinin peşini bırakmayacağız. Sizin kâr hırsınız bizim yaşam hakkımızdan büyük değil.”
Açıklamasını çağrıyla tamamlayan Esmer:
“20 Nisan Pazartesi günü Adana Adliyesi önünde olacağız. Unutmadık, affetmeyeceğiz, vazgeçmeyeceğiz. Hesap sorana dek buradayız.”
Gizem Çetin: “Bu bir kader değil, denetimsizlik sonucu yaşanan toplumsal yıkımdır”
Depremde yakınlarını kaybeden aileler adına konuşan Gizem Çetin, üç yılı aşkın süredir gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını belirtti:
“6 Şubat’tan bu yana geçen sürede sorumlular ya yargılanmadı ya da ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilerek ödül gibi cezalar aldı. Biz sadece adalet istedik. O adalet gelecek.”
Çetin, yaşananların doğal afet değil, sistematik ihmal sonucu meydana geldiğini vurguladı:
“Depremin yarattığı yıkım kader değildir. Bu, denetimsizlik sonucu oluşmuş toplumsal bir yıkımdır. Yargı bunu görünmez kılamaz.”
Sorumluların korunmaya çalışıldığını ifade eden Çetin, sert eleştirilerde bulundu:
“On binlerce insanın ölümüne neden olan müteahhitleri, kamu görevlilerini yargıdan kaçırmaya çalıştılar. Üç kuruş daha fazla kazanmak için insanların hayatına kast edenlerden hesap soruyoruz.”
Mücadelenin yalnızca depremzedelerin değil, tüm toplumun geleceği için verildiğini belirten Çetin:
“Bu sadece bizim davamız değil. Bu, bu ülkede yaşayan herkesin geleceği için verilen bir mücadeledir.”
Konuşmasını çağrıyla tamamlayan Çetin:
“Sorumluların tamamı olası kast ile yargılansın. 20 Nisan’da saat 09.00’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi önünde olacağız. Susmayacağız.”
Ali Bozan: “Deprem, çürümüş bir sistemin sonucudur”
DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, konuşmasında deprem gerçeğinin yalnızca bireysel hatalarla açıklanamayacağını belirtti:
“Depremde yaşananlar birkaç müteahhidin sorumluluğu değildir. Bu, 24 yıllık iktidarın yarattığı çürümüş sistemin ürünüdür. Bu sistem çürük binalar üretti, biz de o binalarda canlarımızı kaybettik.”
Bozan, deprem davalarının yalnızca geçmişin hesabı olmadığını, geleceği de belirleyeceğini vurguladı:
“Aileler sadece yakınları için değil, 86 milyonun güvenli binalarda yaşaması için mücadele ediyor.”
Hasan Alpargün Apartmanı davasındaki kararın kritik olduğunu belirten Bozan:
“Eğer bu karar onanırsa, artık müteahhitler ve kamu görevlileri iki kez düşünmek zorunda kalacak. Bu karar emsal olacak.”
Bozan, adaletin ancak “olası kast” ile sağlanabileceğini belirterek çağrıda bulundu:
“20 Nisan’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi önünde olacağız. Tüm halkımızı adalet arayan ailelerle dayanışmaya çağırıyoruz. Adalet olası kast ile gelecek. Unutma, affetme, hesap sor.”
Av. Baran Taygun Metin: “Bu mücadele bir daha kimsenin ölmemesi içindir”
Çağdaş Hukukçular Derneği adına konuşan ve deprem ailelerinin avukatlığını üstlenen Av. Baran Taygun Metin, üç yıldır süren adalet mücadelesine dikkat çekti:
“Depremden sonra insanlar can derdindeyken, kararnamelerle mallarına el kondu. Rezerve alan ilan edildi. İnsanlar hem canını hem malını kaybetti.”
1999 depremi örneğini hatırlatan Metin, cezasızlık kültürünün devam ettiğini belirtti:
“17 bin insan öldü ama sorumlular birkaç yıl ceza alıp çıktı ve tekrar müteahhitlik yaptı. Bugün hâlâ o binalarda insanlar yaşıyor.”
Alpargün davasında verilen cezanın önemine dikkat çeken Metin:
“96 kişi için 62 kez müebbet ve yüzlerce yıl hapis cezası verildi. Bu karar önemli çünkü diğer davalara örnek olacak.”
Metin, mücadelenin temel amacını şu sözlerle ifade etti:
“Bizim mücadelemiz bir daha kimsenin ölmemesi için. Bir sonraki oturacağınız evi yine bu sorumsuz müteahhitler yapmasın diye mücadele ediyoruz.”
“Olası kast” kararının hukuken mümkün olduğunu ve uygulanması gerektiğini vurgulayan Metin:
“Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi bu kararı iki kez verdi. Bu mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesi’nin de bu kararı onaylaması gerekir.”
Metin, kamuoyuna çağrıda bulunarak konuşmasını tamamladı:
“20 Nisan’da saat 09.00’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nde olacağız. Herkesi kendi hayatı ve çocuklarının geleceği için bu davaya sahip çıkmaya çağırıyoruz. Adalet halkın elleriyle gelecek. Affetmek yok, unutmak yok, helalleşmek yok.”
Ortak mesaj: “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesap soracağız”
Duygu Cafe önünde yapılan açıklamada konuşan tüm isimler, depremde yaşananların bir “doğal afet” değil, ihmal ve sistemsel çürümenin sonucu olduğu konusunda birleşti.
Katılımcılar, Hasan Alpargün Apartmanı davasında verilen “olası kast” kararının emsal olması için 20 Nisan’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi önünde buluşma çağrısı yaptı.
Açıklama, sık sık atılan şu sloganlarla sona erdi:
“Unutma, affetme, hesap sor!”
“Adalet halkın elleriyle gelecek!”



