Arap Alevi Toplumsal Dayanışma Platformu, Adana’da Akkapı Cemil Nardalı Konağı önünde düzenlediği basın açıklamasında Suriye’de Alevilere yönelik saldırıları protesto etti. AKAD Adana Şube Başkanı Gültekin Cavlak, “Arap Alevileri olarak en gür sesimizle haykırıyoruz: Biz varız ve buradayız” dedi.

Whatsapp Image 2026 03 07 At 13.42.38

Adana’da Arap Alevi Toplumsal Dayanışma Platformu tarafından Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenlendi. Akkapı’da bulunan Cemil Nardalı Konağı önünde gerçekleştirilen açıklamaya yurttaşların yanı sıra 24., 25. ve 26. Dönem CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı da katıldı.

ADIYAMAN’IN ULAŞIM GELECEĞİ PLANLANIYOR
ADIYAMAN’IN ULAŞIM GELECEĞİ PLANLANIYOR
İçeriği Görüntüle

Basın açıklamasını AKAD Adana Şube Başkanı Gültekin Cavlak okudu. Cavlak’ın konuşmasının ardından Ahmet Çevrim ise Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun basın bültenini kamuoyuyla paylaştı.

“Biz varız ve buradayız”

Açıklamada Arap Alevilerinin dünyanın birçok bölgesinde yaşayan kadim bir topluluk olduğuna dikkat çeken Cavlak, Suriye’de yaşanan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti.

Cavlak, Arap Alevilerinin yalnızca Türkiye’de değil Suriye’den Lübnan’a, Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada yaşamını sürdürdüğünü vurgulayarak şunları söyledi:

“Dünyanın dört bir yanında kendi inancımız, kültürümüz, yemeklerimiz ve şarkılarımızla varlığımızı sürdürüyoruz. Bulunduğumuz her yerde emeğimiz ve alın terimiz var. Bu topraklarda binlerce yıl geçmişe uzanan köklerimiz var. Arap Alevileri olarak bir kez daha en açık haliyle ve en gür sesimizle haykırıyoruz: Biz varız ve buradayız.

“Suriye’de Alevilere yönelik katliamları reddediyoruz”

Suriye’deki gelişmelerin emperyalist müdahalelerin ve vekalet savaşlarının sonucu olduğunu savunan Cavlak, Arap Alevilerinin hedef alındığını ifade etti.

“Suriye’nin işgal planında emperyalist güçlerin himayesine girmeyen bir halk olan Arap Alevilerinin katliamlarla karşı karşıya bırakılmasını reddediyoruz” diyen Cavlak, Alevi katliamlarının normalleştirilmesine ve göstermelik kınamalarla geçiştirilmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Açıklamada ayrıca kaçırılan ve cinsel saldırıya uğrayan kadınların yaşadıklarına dikkat çekilerek, cihatçı grupların köylere saldırarak Alevileri yaşadıkları topraklardan sürmeye çalıştığı ifade edildi.

Whatsapp Image 2026 03 07 At 13.42.40

Suriye savaşının yarattığı yıkım

Açıklamada Suriye’de 23 Haziran 2011’de başlayan iç savaşın büyük bir yıkıma yol açtığı belirtilerek yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği ve milyonlarca kişinin göç etmek zorunda kaldığı vurgulandı.

Savaşın yalnızca Alevileri değil, Suriye’de yaşayan pek çok halkı etkilediği belirtilerek şu halklar anıldı:

  • Araplar
  • Kürtler
  • Türkmenler
  • Süryaniler
  • Ermeniler
  • Aramiler
  • Maruniler
  • Çerkezler
  • Çeçenler
  • Adigeler
  • Abhazlar
  • Ezidiler

Açıklamada savaş boyunca fabrikaların söküldüğü, yerleşim alanlarının tahrip edildiği ve ülkenin yeraltı ile yerüstü kaynaklarının yağmalandığı ifade edildi.

“Kadınlar kaçırıldı, çocuklar satıldı”

Basın açıklamasında savaş sürecinde yaşanan ağır insan hakları ihlallerine de dikkat çekildi. Kadınların kaçırıldığı, köleleştirildiği ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı; çocukların ise kaçırılarak organ mafyasına satıldığı iddiaları dile getirildi.

Açıklamada, Suriye’de farklı inanç ve kimliklerin birlikte yaşama kültürünün yok edilmek istendiği belirtilerek “Aleviler tabuta, Hristiyanlar Beyrut’a” söyleminin radikal gruplar tarafından propaganda haline getirildiği ifade edildi.

“7 Mart Alevi Soykırımını Anma Günü”

Cavlak, Suriye’de Alevilere yönelik en büyük katliamlardan birinin 6–9 Mart 2025 tarihleri arasında yaşandığını belirterek 7 Mart’ın bundan sonra “Alevi Soykırımında hayatını kaybedenleri anma ve katliamı lanetleme günü” olarak anılacağını söyledi.

Açıklamada, yalnızca Alevilere yönelik olarak 8 Aralık 2025’e kadar 19 ayrı katliam yaşandığı iddia edildi.

“Alevi sorunu eşit yurttaşlık sorunudur”

Açıklamanın sonunda Alevi toplumunun taleplerine de değinildi. Alevilerin temel sorununun eşit yurttaşlık ve yaşam hakkı olduğu ifade edildi.

Cavlak, Alevi toplumuna birlik çağrısı yaparak Şeyh Gazel’in sözlerini aktardı:

“Ey halkımız, bir yol ayrımındayız. Ya mevcut duruma ve bölünmeye teslim olacağız ya da birlik içinde bu karanlığa karşı duracağız. Her biriniz bulunduğunuz yerde birer lider olun; kimliğinizle gurur duyun ve zulme boyun eğmeyen bir toplum inşa edin.”

Whatsapp Image 2026 03 07 At 13.42.32

“7 Mart Kara Cuma unutulmayacak”

Açıklamanın ikinci bölümünde söz alan Ahmet Çevrim ise Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun basın bültenini okudu. Çevrim, 7 Mart 2025’in Suriye’de yaşayan Aleviler için “kara bir gün” olduğunu ifade etti.

Çevrim, o gün cami hoparlörlerinden yapılan çağrılarla radikal grupların Alevi köylerine saldırdığını ve sivillerin hedef alındığını belirterek şunları söyledi:

“Silahlanan kalabalıklar köylere girerek yalnızca Alevi oldukları için insanları katletti, evleri yaktı ve köyleri boşalttı. Bu saldırılar günlerce sürdü ve arkasında büyük bir yıkım bıraktı.”

Uluslararası topluma çağrı

Basın açıklamasında uluslararası topluma da çağrı yapıldı. Açıklamada şu talepler sıralandı:

  • Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların derhal durdurulması
  • Katliamların araştırılması için bağımsız uluslararası soruşturma komisyonlarının kurulması
  • İnsanlığa karşı suç işleyenlerin yargılanması
  • Azınlık halkların güvenliğini sağlayacak uluslararası mekanizmaların oluşturulması

“Unutmayacağız, unutturmayacağız”

Açıklamanın sonunda Alevi toplumunun tarih boyunca Maraş, Çorum, Dersim, Sivas ve Gazi gibi katliamlarla karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı.

“Bugün bir kez daha söylüyoruz” denilen açıklama şu sözlerle tamamlandı:

“Aleviler yalnız değildir.
Aleviler sahipsiz değildir.
Aleviler unutulmayacaktır.
Hafızamız diri, irademiz güçlüdür.
Bizler susmayacağız.
Unutmayacağız, unutturmayacağız.”

Muhabir: Güven BOĞA