Adana Alevi Platformu, Salman-ı Pak Kültür Merkezi’nde yaptığı açıklamada Suriye’de Alevilere ve sivillere yönelik saldırılara dikkat çekerek yaşam hakkının güvence altına alınmasını istedi. Humus’ta Alevi işçi ve mühendisleri taşıyan araca düzenlenen ve 7 kişinin katledildiği saldırının faillerinin ortaya çıkarılması çağrısında bulunan Platform, “Alevilerin yaşam hakkı hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz. Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” dedi.

Whatsapp Image 2026 10 05 At 13.05.11

ADANA – Adana Alevi Platformu, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara ve ülkede devam eden sivil kayıplara dikkat çekmek amacıyla Salman-ı Pak Kültür Merkezi’nde “Suriye’deki Aleviler yalnız değildir! Saldırılar durdurulsun, yaşam hakkı güvence altına alınsın!” başlıklı basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya Yeni Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Av. Yakup Ataş, Yeni Parti Çukurova İlçe Başkanı Av. Ümit Arif Özsoy, Seyhan İlçe Başkanı Alattin Solmaz, Eğitim Sen Adana Şubesi, Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Basın açıklamasını Adana Bulamlılar Derneği Başkanı ve Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Serkan Taşan okudu.

“Suriye’deki Aleviler ve bütün siviller için sesleniyoruz”

Taşan, açıklamaya Suriye’de yaşayan Alevilerin yanı sıra bütün sivillerin yaşam hakkına vurgu yaparak başladı.

“Bugün Selman-ı Pak’tan, Suriye’deki Alevilerin ve bütün sivillerin yaşam hakkını savunmak, devam eden saldırılara karşı sesimizi yükseltmek ve adalet talebimizi kamuoyuyla paylaşmak için sesleniyoruz” diyen Taşan, 30 Eylül’de Humus kırsalında gerçekleştirilen saldırıyı hatırlattı.

Suriye’nin Humus kırsalında Misyaf Köprüsü yakınlarında özel bir şirkette çalışan mühendis ve işçileri taşıyan araç 30 Eylül akşamı silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 7 kişi katledildi, 4 kişi yaralandı. Humus Sağlık Müdürlüğü saldırının bilançosunu doğrularken, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) araçtakilerin Alevi çalışanlar olduğunu bildirdi. Suriye makamları saldırıya ilişkin soruşturma başlatıldığını açıklarken, saldırganların kimliği ve saldırının saiki konusunda kesinleşmiş bir sonuç henüz kamuoyuna açıklanmadı.

Taşan, saldırıya ilişkin şöyle konuştu:

“Evlerine dönmek isteyen emekçilerin yaşamlarının ellerinden alınmasını lanetliyoruz. Katledilen canlarımızı saygıyla anıyor, ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyor, yaralıların sağlığına kavuşmasını diliyoruz. Bu saldırı, Alevilerin can güvenliğine ilişkin kaygıların ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha göstermiştir.”

Whatsapp Image 2026 10 05 At 13.05.10

“Suriye’deki Aleviler yalnız değildir”

Adana Alevi Platformu, insanların işe giderken, evlerine dönerken ya da yaşadıkları topraklarda günlük yaşamlarını sürdürürken ölüm korkusuyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Platform adına konuşan Taşan, “Suriye’deki Aleviler yalnız değildir” diyerek şöyle devam etti:

“Onların acısı bizim acımızdır. Yaşamlarını, inançlarını ve kendi topraklarında güven içinde yaşama haklarını savunmak ortak sorumluluğumuzdur.”

Suriye’de eylülde 207 kişi katledildi

Açıklamada Suriye’deki sivil kayıpların boyutuna ilişkin güncel verilere de yer verildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin 2 Ekim’de yayımladığı Eylül 2026 bilançosuna göre, ülkede bir ay içerisinde 207 kişi katledildi. Bunların 160’ını siviller oluşturdu. Sivil kayıpların 23’ü çocuk, 12’si kadın.

SOHR verilerine göre 12 sivil mezhepsel saiklerle gerçekleştirilen saldırılarda, 58 kişi cinayet olarak kaydedilen olaylarda yaşamını yitirdi. Rastgele açılan ateş sonucu 7’si çocuk 12 sivil katledilirken, geçiş hükümeti güçlerinin açtığı ateş sonucu 3 sivil öldü. Raporda ayrıca geçiş hükümetine bağlı cezaevlerinde 2 kişinin işkence sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Platform, rakamların yalnızca istatistik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu verilerin her biri bir insanı, bir aileyi, yarım bırakılmış bir hayatı anlatmaktadır. Çocukların öldürüldüğü, insanların inançları nedeniyle hedef alındığı, işkence ve silahlı saldırıların sürdüğü koşullarda sivillerin korunması ertelenemez” açıklamasında bulundu.

Whatsapp Image 2026 10 05 At 13.05.07 (1)

Savaş kalıntıları sivilleri öldürmeye devam ediyor

Basın açıklamasında Suriye’de yıllardır süren savaşın geride bıraktığı mayın, patlamamış mühimmat ve diğer patlayıcıların oluşturduğu tehlikeye de dikkat çekildi.

SOHR verilerine dayandırılan açıklamada, 8 Aralık 2024 ile 3 Ekim 2026 arasındaki dönemde savaş kalıntılarının patlaması sonucu 944 sivilin yaşamını yitirdiği; bunların 301’inin çocuk, 59’unun kadın olduğu belirtildi.

2026 yılı başından ekim ayının ilk günlerine kadar savaş kalıntılarının neden olduğu ölümlerin ise 265’e yükseldiği bildirildi. Bu kişilerin 97’si çocuk, 12’si kadın. Güncel veriler, savaş kalıntılarının özellikle yerleşim alanları, tarım arazileri ve sivillerin kullandığı yollar açısından kalıcı bir tehlikeye dönüştüğünü gösteriyor.

Platform, farklı dönem ve nedenlere ilişkin kayıp rakamlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek ortak tablonun siviller açısından ağır bir güvenlik sorununa işaret ettiğini belirtti:

“Bütün verilerin ortaya koyduğu ortak gerçek açıktır: Suriye’de insanların evlerinde, yollarında, tarlalarında ve çalışma alanlarında güvenle yaşayabilmesi için acil önlemler gerekmektedir.”

“Talebimiz hukuk, adalet, eşitlik ve yaşam hakkıdır”

Adana Alevi Platformu, açıklamasında herhangi bir halkın, inancın veya mezhebin topluca suçlanmasına karşı olduklarını da özellikle vurguladı.

“Bizim talebimiz hukuk, adalet, eşitlik ve yaşam hakkının korunmasıdır” denilen açıklamada, suçlarda bireysel sorumluluğun ortaya çıkarılması ve sorumluluğu delillerle belirlenen kişilerin adalet önünde hesap vermesi istendi.

Platform, Şam yönetiminin Aleviler başta olmak üzere Suriye’de yaşayan bütün halkların ve inanç topluluklarının can güvenliğini ayrım gözetmeden sağlamakla sorumlu olduğunu belirterek, saldırılara ilişkin kamuoyuna açık ve denetlenebilir soruşturmalar yürütülmesi çağrısında bulundu.

Humus saldırısı için bağımsız soruşturma çağrısı

Platform, Humus kırsalındaki saldırının bütün yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi.

Saldırıyı gerçekleştirenlerin yanı sıra varsa saldırganları yönlendiren veya destekleyen yapıların da soruşturulması gerektiği belirtilerek, delillerin korunması, tanık güvenliğinin sağlanması ve bağımsız, tarafsız bir soruşturmanın önünün açılması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, öldürme vakalarının yanı sıra kaçırma, zorla kaybetme ve zorla yerinden etme iddialarının da araştırılması gerektiği belirtilerek şöyle denildi:

“Kayıp insanların akıbeti açıklanmalı; saldırılardan zarar görenlerin ve yakınlarının hakikate, adalete, tedaviye ve destek hizmetlerine erişimi güvence altına alınmalıdır.”

Whatsapp Image 2026 10 05 At 13.05.07

“Hiçbir sivil yaşadığı topraklardan ayrılmaya zorlanmamalı”

Adana Alevi Platformu, insanların inançları veya kimlikleri nedeniyle hedef gösterilmesine karşı etkili önlemler alınmasını istedi.

Hiçbir sivilin evinden, köyünden veya tarihsel olarak yaşadığı coğrafyadan ayrılmaya zorlanmaması gerektiği belirtilirken, yerinden edilenler için gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş koşullarının oluşturulması talep edildi.

Platform ayrıca mayın ve patlamamış mühimmat bulunan bölgelerin belirlenerek işaretlenmesini, uzman ekipler tarafından temizlenmesini ve özellikle yerleşim alanları, çocukların bulunduğu bölgeler, yollar ve tarım arazilerine öncelik verilmesini istedi.

BM’ye ve uluslararası kuruluşlara çağrı

Adana Alevi Platformu, Birleşmiş Milletler’e, uluslararası insan hakları kuruluşlarına, Türkiye’deki yetkililere ve Suriye’nin geleceği üzerinde etkisi bulunan aktörlere de çağrıda bulundu:

“Alevilerin yaşam hakkını gündeminizin dışında bırakmayın. Sivillerin korunması için somut, sürekli ve denetlenebilir adımlar atın.”

Bağımsız gözlem ve soruşturma mekanizmalarının çalıştırılmasını isteyen Platform, insani yardımın ihtiyaç duyan bütün topluluklara ayrım gözetilmeksizin ulaştırılması ve diplomatik ilişkilerde yaşam hakkının korunmasının temel önceliklerden biri haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Barolara, sendikalara ve üniversitelere dayanışma çağrısı

Açıklamada barolar, hukuk örgütleri, sendikalar, meslek kuruluşları, üniversiteler ve demokratik kitle örgütlerine de seslenildi.

Saldırılara ilişkin tarihlerin, bilgilerin ve tanıklıkların güvenli biçimde belgelenmesi, hukuki destek çalışmalarının geliştirilmesi ve uluslararası mekanizmalara yapılacak başvurular konusunda ortak çalışma yürütülmesi istendi.

“Alevilerin güvenliği yalnızca Alevilerin omuzlarına bırakılamaz”

Platform, Suriye’deki bütün halkların ve inançların eşit haklarla ve güven içinde yaşayacağı bir gelecek istediklerini belirterek şu mesajı verdi:

“Alevilerin güvenliği, yalnızca Alevilerin omuzlarına bırakılamaz. İnsan yaşamının değeri kimliğe ve inanca göre değişmez. Alevilerin, Sünnilerin, Hristiyanların, Dürzilerin; Arapların, Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan bütün toplulukların eşit haklarla, korkmadan yaşayabildiği bir gelecek istiyoruz.”

“Alevilerin yaşam hakkı siyasi pazarlık konusu yapılamaz”

Açıklamanın sonunda Alevilerin yaşam hakkının herhangi bir siyasi pazarlığın konusu yapılamayacağı vurgulandı.

“Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” denilen açıklamada, Adana Alevi Platformu mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Hakikat olmadan adalet,
adalet olmadan güven,
güven olmadan barış olmaz.

Suriye’deki Aleviler yalnız değildir!
Alevilerin ve bütün sivillerin yaşam hakkı güvence altına alınsın!
Saldırılar durdurulsun!
Failler ve sorumlular ortaya çıkarılsın!
Cezasızlık sona ersin!
Adalet sağlansın!

Nefret değil kardeşlik!
Ayrımcılık değil eşitlik!
Cezasızlık değil adalet!
Ölüm değil yaşam!”