YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, teklifin çocukları suçtan koruyacak önleyici politikalar yerine cezaları ağırlaştırmayı esas aldığını savundu.

Coşar, Meclis'te oy birliğiyle kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu raporunun henüz değerlendirilmediğini, Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu çalışmalarının ise devam ettiğini hatırlatarak, böylesine önemli bir düzenlemenin araştırma komisyonlarının sonuçları beklenmeden hazırlanmasının doğru olmadığını söyledi.

"Sorun cezaları artırarak çözülemez"

Kanun teklifinin çocukları suçtan korumaya yönelik bütüncül bir yaklaşım içermediğini belirten Coşar, çocuk suçluluğunun temelinde yoksulluk, eğitimden kopuş, ihmal, istismar, bağımlılık ve örgütlü suç ağları gibi yapısal nedenlerin bulunduğunu ifade etti.

Çocuklara verilen cezaların yıllar içinde artırıldığını ancak buna rağmen çocukların suça sürüklenme oranlarının azalmadığını dile getiren Coşar, şunları söyledi:

"Çocuklar suç işledikten sonra daha ağır biçimde cezalandırılarak değil, suça sürüklenmeleri önlenerek korunur. Cezalar artıyor ancak suç oranı da artıyor. Asıl mücadele edilmesi gereken alan; yoksulluk, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği, bağımlılık, şiddet ve örgütlü suç ağlarıdır."

"Teklif Anayasa'ya aykırılıklar içeriyor"

Teklifte yer alan bazı düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne süren Coşar, çocukların doğrudan eğitimevlerine gönderilmesi ilkesinden vazgeçilmesini eğitim hakkına aykırı olarak değerlendirdi.

Dijital cihazların iki yıl süreyle takip yazılımlarıyla izlenmesini öngören düzenlemenin de özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini savunan Coşar, Anayasa'nın çocukların üstün yararını esas aldığını vurguladı.

"Uluslararası çocuk hakları ilkeleriyle çelişiyor"

Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi, Pekin Kuralları ve Riyad İlkelerinin çocuk adaletinde cezalandırmadan çok rehabilitasyon ve topluma kazandırmayı esas aldığını belirten Coşar, teklifin bu ilkelerle uyumlu olmadığını söyledi.

Çocuk suçluluğunun önlenmesi için daha fazla cezaevi yerine aile, okul ve mahalle merkezli sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Çocuk yoksulluğu yapısal bir kriz"

Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğunda üst sıralarda yer aldığını söyleyen Coşar, çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği, eğitimden kopuş, uyuşturucu ve çeteleşme sorunları çözülmeden cezaların artırılmasının sorunu ortadan kaldırmayacağını belirtti.

Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu çalışmalarında da çocuk yoksulluğu ile suça yönelme arasında doğrudan ilişki tespit edildiğini ifade eden Coşar, sosyal devlet politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

"Mahallelerde çocuk merkezleri kurulmalı"

Çocuk Koruma Kanunu'nun öngördüğü önleyici ve destekleyici tedbirlerin etkin biçimde uygulanması gerektiğini belirten Coşar, mahallelerde çocuk merkezlerinin kurulmasını ve çocukları suça sürükleyen nedenleri ortadan kaldıracak sosyal politikaların geliştirilmesini istedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinde önleyici sosyal politikalara ayrılan payın artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

"Topluma kazandırma esas alınmalı"

Çocuk adalet sisteminde sosyal inceleme raporlarının bütün çocuklar için zorunlu olması gerektiğini savunan Coşar, 15 yaş üstü çocuklarda bu raporun hâkim veya savcının takdirine bırakılmasını eleştirdi.

Nevroz Uysal Aslan: "Çocuğu Daha Ağır Cezalandırmak Değil, Devletin Koruma Sorumluluğunu Güçlendirmek Gerekir"
Nevroz Uysal Aslan: "Çocuğu Daha Ağır Cezalandırmak Değil, Devletin Koruma Sorumluluğunu Güçlendirmek Gerekir"
İçeriği Görüntüle

Çocuk hükümlüler için kapalı ceza infaz kurumlarının esas hâline getirilmesini de yanlış bulan Coşar, eğitimevlerinin güçlendirilmesi ve hak ihlallerini önleyecek etkin denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini söyledi.

"Rehabilitasyon ve eğitim öncelikli olmalı"

Çocuk mahkemelerinin yaygınlaştırılması, uzman personel eksikliğinin giderilmesi ve çocukların tahliye sonrası eğitim, barınma ve sosyal hayata uyum süreçlerinin takip edilmesi gerektiğini ifade eden Coşar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Çocuk adalet sisteminde eğitimle topluma kazandırma esas alınmalıdır. Mesele çocuk suç işledi diye cezayı artırmak değildir. Esas amaç, çocuğun suçla karşı karşıya gelmesini önlemek, yeniden suç işlemesini engellemek ve onu topluma kazandırmaktır. Geçmiş uygulamalar ve mevcut veriler cezaların artırılmasının çocukların suça sürüklenmesi sorununu çözmediğini açıkça göstermektedir."

Muhabir: Haber Merkezi