YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ekonomi politikaları üzerinden eleştiriler yöneltti. Emekli aylıkları, çalışanların alım gücü, vergi yükü, gelir dağılımındaki eşitsizlik ve fon krizine dikkat çeken Coşar, “Verilen iyimser rakamlar vatandaşın ne maaşına yansıyor ne gelirine. Halkı yoksulluğa mahkûm eden bu politikalarınıza karşı emeklinin, çalışanın ve üreticinin hakkını savunmaya devam edeceğiz” dedi.
YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin görüşmelerinde konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaklaşık üç buçuk yıldır görevde olduğunu hatırlatan Coşar, uygulanan ekonomi politikalarının yurttaşların yaşam koşullarını iyileştirmediğini savundu.
Türkiye’nin en önemli sorununun önceki yıllarda olduğu gibi bugün de ekonomi olduğunu belirten Coşar, Bakan Şimşek’e şu soruyu yöneltti:
“Üç buçuk yıldır ekonomiyi düzeltememişsiniz, bundan sonra da nasıl düzelteceksiniz?”
“Ekonomi politikalarının başarı ölçütü halkın geçim koşullarıdır”
Ekonomik göstergelerdeki iyileşme iddialarının yurttaşların günlük yaşamında karşılık bulmadığını ifade eden Coşar, ekonomi politikalarının başarısının yalnızca açıklanan istatistiklerle değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Emeklilerin, işçilerin ve kamu çalışanlarının gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini vurgulayan Coşar, şöyle konuştu:
“Emeklinin aylığı, işçinin, memurun maaşı kira, gıda, ulaşım gibi en temel ihtiyaçları karşılayamaz durumdadır. Yüksek enflasyon artık bu ülkenin bir gerçeği olmuş.”
“Derin yoksulluğun mimarı AKP iktidarıdır”
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan ekonomik verilerin halkın yaşadığı geçim sorunlarını yansıtmadığını savunan Coşar, yoksulluk sınırı ile ücretler arasındaki farkın giderek büyüdüğünü belirtti.
Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 128 bin liraya ulaştığını ifade eden Coşar, dört aile üyesinin de asgari ücretle çalışması durumunda dahi bu sınırın aşılamadığını söyledi.
Coşar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Verilen iyimser rakamlar vatandaşın ne maaşına yansıyor ne gelirine. İş, harçları ve vergileri artırmaya gelince vatandaşın üstüne yük bindirmekten de kaçınmıyorsunuz. Gittikçe derinleşen fon vurgununu da eklersek ekonomik bir kriz ortamındayız, bu da sizin eseriniz.”
Gelirler ile temel tüketim harcamaları arasındaki farkın büyüdüğüne dikkat çeken Coşar, “Vatandaşın geliriyle fiyatlar arasında uçurum var. Yaşanan bu duruma derin yoksulluk diyoruz, bu derin yoksulluğun mimarı da AKP iktidarıdır” dedi.
“Ekonomik krizin faturasını vatandaş ödüyor”
En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira, asgari ücretin ise yaklaşık 28 bin lira olduğunu belirten Coşar, ekonomik krizin yükünün dar gelirli kesimlere bırakıldığını savundu.
Fon krizi üzerinden iktidarın ekonomi yönetimini ve yargı uygulamalarını da eleştiren Coşar, şunları söyledi:
“Asrın vurgunu fon krizinin yüz milyarlarca liralık faturasını da halka yüklemekten çekinmeyenler, bu vurguna sessiz kalanlar söz konusu iktidarını korumak olduğunda yargıyı, kolluğu ve MASAK'ı kullanmaktan geri kalmıyor, iş kendi yol arkadaşlarına gelince WhatsApp gruplarından çıkarmak dışında bir yaptırımda da bulunmuyor.”
Hukuk devleti ilkesi ile ekonomik güven arasında doğrudan ilişki bulunduğunu ifade eden Coşar, “Hukukun olmadığı yerde ekonomi de iyi olmaz, siz de bunu çok iyi biliyorsunuz” diye konuştu.
“Halkın geliri eriyor, vergi yükü katlanıyor”
Vergi politikalarının çalışanlar ve dar gelirli yurttaşlar üzerindeki yükünü artırdığını savunan Coşar, kamu kaynaklarının kullanımında sosyal adaletin gözetilmesi gerektiğini belirtti.
Emeklilerin aylıklarının iyileştirilmesi, işçilerin ücretlerinin artırılması, gençlere istihdam sağlanması ve çiftçilere yasal desteklerin verilmesi gerektiğini ifade eden Coşar, Bakan Şimşek’e şu soruları yöneltti:
“Bakanlık ve siyasi iktidar piyasaya bu şekilde mi güven verecek? Peki, halka ne vereceksiniz? Emekliye hak ettiği aylığı, işçiye emeğinin karşılığı maaşı, işsiz gençlere iş, çiftçiye yasal desteği, üretici ve esnafa güven verecek misiniz?”
Coşar, bu soruların ardından mevcut politikaların söz konusu beklentileri karşılamadığını savunarak, çalışanların gelirlerinden ve tüketim harcamalarından vergi alındığını, emeklilerin gelirlerinin artırılması gündeme geldiğinde ise kaynak yetersizliğinin gerekçe gösterildiğini söyledi.
“Bütçesi faize çalışan sistemi de yaratan bizzat sizsiniz” diyen Coşar, kamu kaynaklarının kullanımında önceliklerin değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Antalya için konaklama vergisi çağrısı: “Gelirin bir kısmı yerel yönetimlere aktarılsın”
Konuşmasında Antalya’nın turizm ekonomisindeki yerine de dikkat çeken Coşar, konaklama vergisinden elde edilen gelirlerin bir bölümünün yerel yönetimlere aktarılmasını önerdi.
Antalya’nın yıl boyunca nüfusunun çok üzerinde turist ağırladığını belirten Coşar, artan nüfus hareketliliğinin ulaşım, altyapı, çevre ve belediye hizmetlerinde ek maliyetler oluşturduğuna işaret etti.
Coşar, şöyle konuştu:
“Konaklama vergisini Antalya'dan alıyorsunuz, konaklama vergisinin bir kısmı yerel yönetimlere aktarılabilir, nüfusunun 10 katı turisti ağırlayan Antalya'da yerel yönetimlere altyapı yatırımları için destek bile olmuyorsunuz.”
Turizmden elde edilen kamu gelirlerinin bir bölümünün turizm kentlerinin altyapı ihtiyaçları için kullanılmasının önemine dikkat çeken Coşar, Antalya’daki yerel yönetimlerin desteklenmesini istedi.
“Çiftçi, üretici ve sanayici artan maliyetlerle mücadele ediyor”
Tarım ve sanayi sektörlerinde yaşanan maliyet artışlarını da gündeme taşıyan Coşar, çiftçilerin tohum, fide, mazot ve gübre fiyatları nedeniyle üretim yapmakta zorlandığını belirtti.
Sanayicilerin ise ham madde ve enerji maliyetleri karşısında rekabet güçlerini kaybettiğini savunan Coşar, üretim ve istihdamı destekleyecek finansman olanaklarının yetersiz kaldığını söyledi.
“Sanayici artan ham madde ve enerji maliyetleri yüzünden rekabet edip üretemez hâle geldi. Gerekli kredi ve hibeye çalışan, üreten de ulaşamıyor” diyen Coşar, ekonomi politikalarında üreticilerin ihtiyaçlarının öncelikli olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Fon krizi üzerinden iktidara sorular
Coşar, kamuoyunda tartışılan fon krizine ilişkin iddiaları da Meclis gündemine taşıdı.
Krizin maliyetinin yüz milyarlarca liraya ulaştığı yönündeki iddialara dikkat çeken Coşar, iktidar yetkililerinin krizin sınırlı bir alanda kaldığına ilişkin açıklamalarını eleştirdi.
Coşar, “Asrın vurgunu fon krizinin maliyetinin 100 milyarlarca lira olduğu belirtiliyor. AKP iktidarının yetkilileri ‘Fon krizi sınırlı alanda kaldı’ diyor. Fon krizi sizin belirlediğiniz ve servet kazananların sınırlı alanı mı oldu?” diye sordu.
“Köprü ve otoyolların bedelini vatandaş iki kez ödüyor”
Kamu-özel işbirliği projeleri kapsamında verilen geçiş ve yolcu garantilerini de eleştiren Coşar, bu projelerin kamu bütçesi üzerindeki yüküne dikkat çekti.
Yurttaşların kullandıkları otoyol ve köprüler için doğrudan ücret ödediğini, garanti ödemelerinin ise kamu kaynakları üzerinden finanse edildiğini belirten Coşar, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımız kullandıkları otoyolların ve köprülerin ücretlerini gişede peşin ödüyor. İktidarın şirketlere geçiş ve yolcu garantileri nedeniyle vatandaş bu finansmanı vergileriyle de ödemeye devam ediyor.”
“Zenginin az, dar gelirlinin çok vergi ödediği sistem değişmeli”
Konuşmasının sonunda gelir dağılımındaki eşitsizlik ve vergi adaleti üzerinde duran Coşar, ekonomik büyüme rakamlarının toplumun farklı gelir gruplarının yaşam koşullarını açıklamakta yetersiz kaldığını söyledi.
Yüksek gelirli kesimlerle dar gelirliler arasındaki ekonomik uçurumun büyüdüğünü savunan Coşar, mevcut vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Coşar, iktidarın ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Yönetemiyorsunuz, ekonomiyi de düzeltemiyorsunuz. Piyasaya güven vermiyorsunuz. Emekliye, çalışana vergi veren vatandaşa da artık umut olmuyorsunuz. Milletin sofrasından ve cebinden eksilen her lokmanın ve liranın hesabını vermek zorundasınız.”
Gelir dağılımında adalet sağlanmadan ekonomik sorunların çözülemeyeceğini vurgulayan Coşar, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Büyüme rakamları gelir dağılımındaki adaletsizliği açıklamakta yetersiz kalıyor. Yüksek gelirlileri ve servet sahiplerini koruyan, düşük gelirliyi ezen bir sistem yarattınız. Zenginin az, dar gelirlinin çok vergi ödediği bu zulüm sistemi son bulmadan ekonomi de düzelmeyecek diyorum.”





