İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci günü tamamlandı. Duruşmaya yarın sanık savunmalarının alınmasıyla devam edilecek.
Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada 33’ü tutuklu 200 sanık yargılanıyor. Davanın ilk duruşmasının ikinci gününde bazı sanıklar ve avukatları salonda hazır bulundu.
Celal Tekin savunma yaptı
Duruşmada, 4 Haziran’da tutuklanan ve “rüşvet almak” suçlamasıyla yargılanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi, avukat Celal Tekin’in savunması alındı. Tekin, belediye ile idari ya da mali hiçbir bağının bulunmadığını belirterek, eşinin 2024 yerel seçimlerinde Seyhan Belediye Başkanı seçilmesinin ardından kendisiyle dolaylı temaslar kurulduğunu söyledi.
Belediye adına karar alma, yönlendirme ya da ödeme yaptırma yetkisinin olmadığını vurgulayan Tekin, kendisine iletilen talepler karşısında yalnızca ilgili kişileri belediyenin ilgili birimlerine yönlendirdiğini ifade etti.
Celal Tekin savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Eşimle hiçbir zaman ortak bir ofiste çalışmadık. Meslek hayatlarımız boyunca ayrı alanlarda ilerledik. Buna rağmen iddianamede; eşimin talimatıyla hareket ettiğim, bir suç örgütü lideriyle görüştüğüm, anlaşma yaptığım ve para alıp verdiğim iddia ediliyor. Bu iddiaların hukuki ciddiyetten uzak olduğu açıktır.”
“Ailemi koruma refleksiyle hareket ettim”
İddianamede adı geçen Aziz İhsan Aktaş’ı olaylardan önce tanımadığını belirten Tekin, Aktaş’ın eşine ulaşamayınca kendisiyle temas kurmak istediğini söyledi. Görüşmede yalnızca belediyeden tahsil edilemeyen alacakların gündeme geldiğini, kendisinin de belediye işlerine karışmadığını açıkça ifade ettiğini aktardı.
Israrlı aramalar ve tehditkâr tavırlar üzerine aile güvenliği endişesiyle bir görüşmeyi kabul ettiğini belirten Tekin, “Ailemi koruma refleksiyle hareket etmem son derece insani ve meşrudur” dedi.
19 Temmuz 2024’te Ankara’ya önceden planlanmış banka işlemleri nedeniyle gittiğini, bu görüşmelere ilişkin tüm kayıtların bankada mevcut olduğunu vurgulayan Tekin, savcılığın tamamen yasal bir süreci somut delil olmaksızın suçlamaya dönüştürdüğünü savundu. Tekin, tutukluluğunun kaldırılmasını ve beraatini talep etti.
Aktaş ve avukatlar arasında tartışma
Celal Tekin’in savunmasının ardından söz alan sanık Aziz İhsan Aktaş, aracıların kim olduğunu sorarak savunmaya itiraz etti. Tekin’in avukatı ise müvekkilinin belediyede yetkili olmadığını, belediyeye ilişkin ödeme süreçlerini bilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Tekin de “Eşime ulaşamayınca araya siyasiler koydular” dedi.
Aktaş’ın avukatının tehdit iddialarına ilişkin sorusu üzerine Tekin, emniyete başvurmamasını “Adana’nın yapısı belli, yüz yüze görüşmeyi tercih ettim” sözleriyle açıkladı.
Özcan Zenger suçlamaları reddetti
2014–2019 yılları arasında Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri’nde görev yapan ve tutuklu yargılanan Özcan Zenger de savunmasında, İstanbul seyahatleri ile para çekimlerinin rüşvetle ilişkilendirilmesini reddetti. Oğlunun üniversite eğitimi nedeniyle İstanbul’a sık gittiğini belirten Zenger, tüm masrafları kendi imkânlarıyla karşıladığını söyledi.
“Ben kimseden para almadım, kimse bana para teklif etmedi. Zeydan Başkan’dan da bu yönde hiçbir talimat almadım” dedi.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ilk kez hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Karalar, hakkındaki rüşvet ve suç örgütü iddialarını kesin bir dille reddetti; mesleki geçmişini, belediyecilik pratiğini ve mali başarılarını ayrıntılarıyla anlattı.
“Üretimden Gelen Bir Yönetim Anlayışım Var”
Karalar, 1980 yılında makine mühendisi olarak mezun olduğunu, uzun yıllar ÇUKOBİRLİK’te yönetici ve genel müdür muavini olarak görev yaptığını belirterek, mesleki hayatında üretime, verimliliğe ve kaliteye dayalı bir anlayışı benimsediğini ifade etti.
2014 yılında Seyhan Belediye Başkanı seçildiğini hatırlatan Karalar, göreve geldiklerinde belediyenin ağır bir mali tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi:
“Geliri borcunun dörtte biri seviyesindeydi. Yüzlerce haciz dosyası vardı. Belediyenin eli kolu bağlıydı.”
“Borç Batağından Mali Disipline”
2019’da Adana Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini anımsatan Karalar, pandemi ve 6 Şubat depremleri gibi ağır krizlere rağmen belediyenin mali yapısının toparlandığını vurguladı. Karalar, beş yıl içinde yüzlerce haciz dosyasının kapatıldığını, bugün itibarıyla belediye gelirinin borcun 4–5 katına ulaştığını söyledi.
Belediyenin faiz dahil toplam borcunun 200 milyon doların altında olduğunu belirten Karalar, bu tabloyu “şeffaf, disiplinli ve kamu yararını önceleyen belediyecilik” anlayışının sonucu olarak değerlendirdi.
“Belediye Başkanlarının İhalelerde Doğrudan Yetkisi Yok”
Hakkındaki suçlamalara doğrudan yanıt veren Karalar, rüşvet iddialarıyla anılan isimlerin kendisiyle çalışmadığını ifade etti. Belediye başkanlarının ihalelerde doğrudan yetkisi olmadığını vurgulayan Karalar, dosyanın temel iddialarının hukuki ve fiili zeminden yoksun olduğunu savundu.
Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerinin, Seyhan Belediyesi döneminde kendileriyle herhangi bir çalışmasının olmadığını özellikle belirten Karalar, buna rağmen dosyada sanık olarak yer almasını anlamadığını söyledi.
“Ben Kimseye Rüşvet Vermedim, Kimseden Almadım”
Savunmasında sert ve net ifadeler kullanan Karalar, şu sözlerle suçlamaları reddetti:
“Ben kimseye rüşvet vermedim, kimseden rüşvet almadım. Belediye başkanlarının ihale verme ya da alma konusunda rolleri yoktur. İhaleler açıktır, isteyen girer.”
Baki Nugay’ın beyanlarına da değinen Karalar, “Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir” ifadesinin dosyada yer aldığını, ancak bu hususun kamuoyunun dikkatinden kaçırıldığını söyledi.
“Ödemelerin Düzenli Yapıldığı Yerde Kim Niye Gelsin?”
Dosyada yer alan bazı tanık beyanlarına da değinen Karalar, Seyhan Belediyesi döneminde (2014–2019) hiçbir yüklenicinin mağdur edilmediğini vurguladı. Hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığına dair belgelerin mahkemeye sunulduğunu belirten Karalar, iddiaların mantıkla bağdaşmadığını dile getirdi:
“Ödemelerin düzenli yapıldığı bir ortamda, bir yüklenici niye gelip bizden ödeme istesin?”
“Milyonların Güvendiği Bir Belediye Başkanıyım”
Savunmasının en dikkat çeken bölümünde Karalar, toplumsal desteğe ve seçmen iradesine vurgu yaptı:
“Milyonların dürüstlüğünden şüphe etmediği bir belediye başkanıyım. Adanalıyım. Silivri’de ne işim var?”
Karalar, bugüne kadar yürüttüğü kamu görevlerinin ve elde edilen belediyecilik başarılarının kendisini bu noktaya getirdiğini belirterek, yargılamanın sonunda suçsuzluğunun ortaya çıkacağına olan inancını dile getirdi.
İzleyici yasağı tartışması
Duruşmanın sonunda Mahkeme Başkanı, salon içinde görüntü çekildiği gerekçesiyle izleyici alınmayacağını açıkladı. Karara avukatlar ve izleyiciler tepki gösterdi. Tartışmalar sırasında Mahkeme Başkanı, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek uyarılarda bulundu.
Tepkiler üzerine salonda bulunan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, görüntü çıkmaması konusunda sorumluluk alacaklarını ifade etti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Sizden sözü aldık. Bundan sonra tek bir görüntü çıkarsa, duruşmaya kimseyi almayacağım” diyerek kararını geri aldı.
Duruşma, yarın sanık savunmalarıyla devam edecek.





