TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2024 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları Araştırması’na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakırlıoğlu, söz konusu çalışmanın gelir dağılımı, yoksulluk oranları ve yaşam standartlarını ölçen en kritik araştırmalardan biri olduğunu vurguladı.
Araştırmada kullanılan “eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri”nin hem medyan gelir hesaplamalarının hem de göreli yoksulluk sınırının belirlenmesinde temel gösterge olduğuna dikkat çeken Bakırlıoğlu, 2024 yılına ilişkin medyan gelir değerinin açık ve şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini belirtti.
Şimşek’e iki kritik soru
Bakırlıoğlu, Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu sorulara yanıt istedi:
-
2024 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları Araştırması’nda eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan geliri ne kadardır?
-
2024 yılı medyan geliri, bir önceki yıla göre nominal ve reel olarak yüzde kaç artmış veya azalmıştır?
Bakanlıktan linkli yanıt
Önergeye yanıt veren Şimşek, Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’nin Avrupa Birliği ile uyumlu şekilde yürütüldüğünü, çalışmaların Eurostat koordinasyonunda gerçekleştirildiğini belirtti. Eşdeğerlik ölçeğinde 2006 yılından bu yana metodolojik bir güncelleme yapılmadığını ifade eden Şimşek, gelir dağılımı istatistiklerinin TÜİK’in internet sitesinde yayımlandığını belirterek ilgili bağlantıyı paylaştı.
“Rakamları gizleyerek yoksulluğu ortadan kaldıramazsınız”
Bakanlığın yanıtını değerlendiren Bakırlıoğlu, medyan gelir gibi temel bir verinin açıkça paylaşılmadığını savundu. “Çok basit bir soru sorduk. ‘2024 yılı medyan geliri ne kadar?’ dedik. Ancak sayın Bakan sorumuza doğrudan yanıt vermek yerine link verdi” diyen Bakırlıoğlu, bu tutumu “kaçamak” ve “ciddiyetsiz” olarak nitelendirdi.
Medyan gelirin en temel gelir göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, “Tüm ülkeyi gelirine göre sıralarsınız ve tam ortadaki kişiyi baz alırsınız. İşte o kişi bu ülkenin ortalama yurttaşını temsil eder. Muhtemelen bugün o kişi asgari ücret almaktadır” ifadelerini kullandı.
“En az 17 milyon yurttaş temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor”
Bakırlıoğlu, TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre Türkiye’de en az 17 milyon yurttaşın en temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduğunu öne sürdü. Yoksulluk oranının 2025 yılında yüzde 10,7’ye yükseldiğini, 2024’te ise yüzde 10,1 seviyesinde olduğunu hatırlattı.
Çalışanların yarısının asgari ücretle geçinmeye çalıştığını, emeklilerin durumunun ise daha ağır olduğunu belirten Bakırlıoğlu, “Eğer yoksulluk azalmış olsaydı bu rakamlar günlerce manşet olurdu. Ama yoksulluk derinleştiği için medyan geliri açıkça telaffuz etmekten kaçınıyorlar” dedi.
“Şeffaflıktan uzak bir anlayış”
Bakanlığın tutumunu “şeffaflıktan uzak ve hesap vermekten kaçan bir anlayış” olarak değerlendiren Bakırlıoğlu, ekonomik krizin toplumsal etkilerinin gizlenmeye çalışıldığını savundu.
“Market fiyatları ortada, kiralar ortada, faturalar ortada. Yoksulluk bu ülkenin kaderi değil, yanlış ekonomi politikalarının sonucudur. Gerçekleri karartmalarına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.




