DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 2027 yılı bütçesinde savunma ve güvenlik harcamalarına 3 trilyon 454 milyar lira ayrılmasını eleştirdi. Silah, mühimmat ve silah sistemleri alımlarında yüzde 229 artış öngörüldüğünü belirten Koçyiğit, “Biz barışı, Kürt sorununun demokratik çözümünü konuşuyoruz. Siz bu kadar silaha, mühimmata para ayırarak neye hazırlık yapıyorsunuz?” diye sordu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hükümete somut adımlar atma çağrısında bulunan Koçyiğit, barışın günlük siyasi hesaplara bırakılamayacağını vurguladı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan kaynakları ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında atılması beklenen adımları değerlendirdi.

Bütçede savunma ve güvenlik harcamalarının büyüklüğüne dikkat çeken Koçyiğit, bir yandan barış ve demokratik çözüm tartışmaları sürerken diğer yandan silah ve mühimmat alımlarına ayrılan kaynakların artırılmasının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Koçyiğit, barış sürecinin yalnızca açıklamalarla ilerleyemeyeceğini, yasal ve kurumsal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek hükümetin ve ilgili kurumların sorumluluk üstlenmesini istedi.

“Savunma ve güvenliğe 3 trilyon 454 milyar lira ayrılıyor”

2027 bütçesindeki savunma ve güvenlik harcamalarını eleştiren Koçyiğit, toplam 3 trilyon 454 milyar liralık kaynağın 2 trilyon 26 milyar lirasının savunmaya ayrıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bütçeye ilişkin açıklamalarına atıfta bulunan Koçyiğit, silah, mühimmat ve silah sistemleri alımlarında yüzde 229 oranında artış öngörüldüğünü belirtti.

Koçyiğit, bütçe tercihleriyle barış sürecinde dile getirilen hedefler arasında çelişki bulunduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Başkan, biz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ndeyiz ama bakın 2027 bütçesinde savunma ve güvenliğe 3 trilyon 454 milyar lira ayrılıyor. Bunun 2 trilyon 26 milyarı savunmaya ayrılmış. Sayın Cevdet Yılmaz kendisi söylüyor. Diyor ki silah, mühimmat, silah sistemleri alımlarında yüzde 229 artış var.”

“Biz Kürt sorununun demokratik çözümünü konuşuyoruz”

Savunma harcamalarındaki artışı barış tartışmaları üzerinden değerlendiren Koçyiğit, hükümete doğrudan seslendi.

“Hayırdır? Hangi savaşa hazırlık yapıyoruz? Biz barışı konuşuyoruz. Biz Kürt sorununun demokratik çözümünü konuşuyoruz. Biz gelecek yüzyılda eşit, özgür bir yaşam inşa etmeyi konuşuyoruz. Siz bu kadar silaha, mühimmata para ayırarak neye hazırlık yapıyorsunuz?”

Koçyiğit'in açıklamalarında öne çıkan temel eleştiri, kamu kaynaklarının kullanımında barış ve demokratik çözüm hedeflerinin öncelikli hale getirilmesi gerektiği oldu.

Savunma ve güvenlik harcamalarının artırılmasına karşı çıkan Koçyiğit, bütçenin silahlanma yerine halkın ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını, barışı ve adaleti önceleyen bir anlayışla hazırlanması gerektiğini savundu.

“Örgüt açıklama yapıyor, burada yaprak kımıldamıyor”

Konuşmasının devamında Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde yaşandığını belirttiği gecikmelere değinen Koçyiğit, sürecin ilerlemesi için hükümetin somut adımlar atması gerektiğini söyledi.

Örgütün gerçekleştirdiğini açıkladığı geri çekilme adımlarına işaret eden Koçyiğit, bu gelişmelerin karşılığında siyasi ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmediğini savundu.

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin gereklerini yerine getirmek için de hükümetin adım atması gerekiyor. Bakın örgüt açıklama yaptı. Şu kamptan çekildim, şunu yaptım, bunu yaptım. E hani burada yaprak kımıldamıyor. Meclis 1 Ekim'de açılmış.”

Koçyiğit, sürecin tek taraflı açıklamalarla sürdürülemeyeceğini, devlet kurumlarının ve siyasi iktidarın da sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.

İzleme kurulu ve yasal düzenlemeler için adım çağrısı

Barış sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli gördüğü kurumsal mekanizmalara da değinen Koçyiğit, özellikle izleme kuruluna ilişkin adım atılmamasını eleştirdi.

Meclisin 1 Ekim'de çalışmalarına başlamasına rağmen bu konuda ilerleme sağlanmadığını savunan Koçyiğit, Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) da sürecin gerektirdiği adımları atmadığını ifade etti.

“Yasada olan izleme kurulu için adım atan yok, cümle kuran yok. MGK hiç adım atmıyor. Yasa nasıl yürürlüğe girecek? Biz bu barışı nasıl ilerleteceğiz?”

Koçyiğit, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ilerleyebilmesi için izleme mekanizmalarının oluşturulmasını, gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve siyasi iradenin somut biçimde ortaya konulmasını istedi.

“Barışa ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyacımız var”

Barışın yalnızca siyasi partilerin ya da hükümetin gündemindeki bir konu olmadığını vurgulayan Koçyiğit, meselenin toplumun ortak geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bizim ekmek kadar, su kadar, hava kadar barışa ihtiyacımız var. Ve bu barış hiç kimsenin güncel siyasetinin, hiç kimsenin iç politikasının eseri olamaz ya da ona içkin olamaz.”

Barış sürecinin seçim hesaplarından ve iktidar mücadelesinden bağımsız biçimde ele alınması gerektiğini savunan Koçyiğit, kalıcı çözüm için tarihsel sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Barış, iktidar ve oy hesabına indirgenemez”

Barışın siyaset üstü niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, bunun siyasetten bağımsızlık anlamına gelmediğini, günlük siyasi çıkarların ötesinde bir sorumluluğa işaret ettiğini anlattı.

“Bu siyaset üstüdür derken şunu söylüyoruz: Güncel siyasetin üstündedir. Her şey siyasetin konusudur. Ama bunu benim iktidarım için, benim oyum hesabıyla yapacağımız bir şey değil. Tarihsel bir süreçten bahsediyoruz. Herkesin de bu ağırlıkla yaklaşması gerek.”

Koçyiğit, Kürt sorununun demokratik çözümü ve toplumsal barışın sağlanmasının kısa vadeli siyasi kazanımlara göre şekillendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Bütçe silaha değil, ekmeğe, barışa ve adalete ayrılmalı”

Gülistan Kılıç Koçyiğit, açıklamasında 2027 bütçesinin savunma ve güvenlik politikaları üzerinden şekillenmesini eleştirirken barış sürecinin gerektirdiği siyasi ve hukuki adımların gecikmeden atılmasını istedi.

Barış ve Siyasallaşma Kurulunun oluşturulması yönündeki çağrısını da yineleyen Koçyiğit, sürecin ilerlemesi için somut düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Koçyiğit'in değerlendirmeleri, 2027 bütçesindeki savunma ve güvenlik harcamalarının büyüklüğü ile barış sürecine ilişkin siyasi hedeflerin nasıl bağdaştırılacağı sorusunu gündeme taşıdı.

DEM Parti'nin yaklaşımına göre kalıcı barışın sağlanması, yalnızca çatışmasızlık ortamının sürdürülmesine değil, Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik hukuki ve siyasi düzenlemelerin hayata geçirilmesine de bağlı.

Koçyiğit, kamu kaynaklarının halkların eşit ve özgür geleceğini, toplumsal refahı ve adaleti önceleyen bir anlayışla kullanılmasını isteyerek hükümete barışın gereğini yerine getirme çağrısında bulundu.