CHP Kocaeli teşkilatıyla bölgede incelemelerde bulunan Avşar, Kocaeli’nin tarım ve su kaynakları açısından en verimli ve en zengin yerinde -Akçakese’de- katı atık bertaraf tesisinin kurulmasının kabul edilebilir olmadığını ve konunun takipçisi olacaklarını belirtti.
‘Akçakese’ye bir çöp yıkmadığınız kalmıştı’
Avşar, açıklamalarına şöyle devam etti; “Kandıra’nın tarımsal üretim potansiyeli en yüksek ve su kaynakları açısından en zengin bölgesi olan Akçakese’de tarım altyapısı hariç her şeye izin verilmiş. Cezaevi yapılmış, yetmemiş; mermer ocağı yapılmış, yetmemiş; hayvan barınağı yapılmış, yetmemiş; organize sanayi bölgesi yapılıyor, yetmiyor. Bütün bunlar yetmediği gibi bir de deniliyor ki; ‘Köylünün bir katı atık bertaraf tesisi eksik onu da buraya yapalım. İzmit’in, Kocaeli’nin çöpünü getirelim bu da buraya yıkalım.’ Biz bu sürecin başından beri karşısındayız, vatandaşımızın yanındayız.”
‘Bu mücadelenin parçasıyız’
Vatandaşların bu tesisin Akçakese’ye yapılmasına karşı olduklarını anlatan Avşar, “Burası Türkiye’nin en verim tarım ve su kaynaklarından bir tanesidir. Partimizle, arkadaşlarımızla bu mücadelenin parçasıyız. Doğayı, suyu, tarımı ve Akçakese’yi savunmaya devam edeceğiz. Bu katı atık bertaraf tesisinin buraya yapılmasını Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ortadan kaldıracağız.”, şeklinde konuştu.
‘Doğanın bağrına bir çöp dağı dikiliyor’
Avşar söz konusu tesisin yalnızca bir çevre felaketi değil; aynı zamanda tarımsal üretimi, hayvancılığı ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit eden bir girişim olduğunu; ormanın tam ortasına, su kaynaklarının başına ve tarım arazilerinin kalbine kurulmak istenen bu projenin, halkın deyimiyle doğanın bağrına bir çöp dağı dikmek olduğunu belirtti ve binlerce ağacı kesmek, su ve toprağı kurban etmek istendiğini söyledi.
‘Mesele yalnızca çevre değil; soframıza gelen ekmektir.’
Bölgenin önemine değinen Avşar, bu tesisin yapılmak istendiği alan, Sarısu Deresi’ni besleyen su kaynaklarıyla birlikte Kandıra’nın en değerli tarım topraklarını ayakta tuttuğunu, ‘Kandıra Biberi’, ‘Kandıra Karpuzu’ gibi coğrafi işaretli ürünlerin %80’nin bu bölgeden çıktığını ve üstelik Sarısuyun, 45 kilometre boyunca birinci sınıf tarım arazilerini suladığını ifade etti. Avşar, meselenin yalnızca çevre değil; soframıza gelen ekmeğin, domatesin, karpuzun da geleceği olduğunu belirtti.
‘Son kalan mera da yok olacak’
Hayvancılığın da etkileneceğini söyleyen Avşar, sözlerine şöyle devam etti; “Kandıra’da halkın büyük bölümü hayvancılıkla geçiniyor; süt ve et üretimi, temiz suya ve meralara bağlıdır. Oysa Akçakese’nin 100 dönümlük merası bugün 16 dönüme kadar düşmüş durumda, şimdi o son 16 dönüm de çöpe kurban edilmek isteniyor. Hayvanların suya erişimi zorlaşacak, meralar yok olacaktır.”