DEM Parti Adana İl Örgütü’nün 3. Olağanüstü Kongresi’nde açılış konuşmasını Kürtçe yapan İl Eşbaşkanı Yakup Ataş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin başlamasından bu yana önemli adımlar atıldığını ancak devletin somut bir karşılık vermediğini savunan Ataş, Kürt sorununun demokratik, hukuki ve siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarda sürece katılmasının önemine dikkat çeken Ataş, “Bizim güvenimiz halkımızadır, mücadele arkadaşlarımızadır” dedi.

Whatsapp Image 2026 11 08 At 15.46.01 (1)

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adana İl Örgütü, 3. Olağanüstü Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kongrede açılış konuşmasını yapan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Yakup Ataş, katılımcıları Kürtçe selamlayarak barış, demokratik çözüm, eşitlik ve örgütlü mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Kürt halkının özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak başlayan Ataş, geçmişten bugüne mücadeleye emek verenleri saygıyla andığını belirtti.

Ataş, yaşamını yitirenlerin mücadelesini sürdüreceklerini ifade ederek kongrenin Kürt halkının birliğine, özgürlüğüne ve demokratik mücadelesine katkı sunmasını diledi.

“Barış sürecinde tarihi adımlar atıldı ancak devlet somut adım atmadı”

Yaklaşık iki yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Ataş, Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başlayan süreçte önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.

Ancak bu gelişmelerin tek taraflı ilerlediğini savunan Ataş, Türkiye'deki siyasi iktidarın ve devletin bugüne kadar gözle görülür bir adım atmadığını belirtti.

Ataş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bildiğiniz gibi yaklaşık iki yıldır Sayın Öcalan'ın öncülüğünde Barış ve Demokratik Toplum Süreci başladı. Bu iki yıl içerisinde birçok tarihî adım atıldı. Ancak bu adımlar bugüne kadar tek taraflı atıldı. Türkiye'deki iktidar ve devlet tarafından henüz gözle görülür bir adım atılmadı.”

Sürecin ilerleyebilmesi için karşılıklı adımların önemine dikkat çeken Ataş, Kürt sorununun çözümünün Türkiye'nin ve Ortadoğu'nun geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

“Kürt sorunu çözülmeden Ortadoğu’da onurlu bir yaşam kurulamaz”

Kürt sorununun demokratik, hukuki ve siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiğini vurgulayan Ataş, sorunun yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını söyledi.

Ataş, yüz yılı aşkın süredir devam eden sorunun bölge halklarının yaşamını etkilediğini belirterek şöyle konuştu:

“Biz şunu söylüyoruz: Kürt sorunu demokratik, hukuki ve siyasi yöntemlerle çözülmediği sürece ne Türkiye'de ne de Ortadoğu'da onurlu bir yaşam kurulabilir. Bu durum yüz yıldır yaşanıyor. Bu bir gerçekliktir ve gözler önündedir.”

Ataş, demokratik çözümün yalnızca Kürt halkı için değil, Ortadoğu'da yaşayan bütün halklar için önem taşıdığını ifade etti.

Abdullah Öcalan'ın ortaya koyduğu perspektifin bütün Ortadoğu halklarının özgürlüğünü hedeflediğini savunan Ataş, “Bizim istediğimiz yalnızca Kürt halkı için değildir. Özellikle bütün Ortadoğu halkları ve dünya halkları için özgür ve onurlu bir yaşam istiyoruz” dedi.

Whatsapp Image 2026 11 08 At 15.46.01

“Öcalan’ın sürece katılabilmesi için özgür koşullar sağlanmalı”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ilerlemesinde Abdullah Öcalan'ın rolüne dikkat çeken Ataş, Öcalan'ın sürecin mimarı ve siyasi koordinatörü olduğunu söyledi.

Sürecin siyasi ve toplumsal sonuçlar doğurabilmesi için Öcalan'ın çalışma ve yaşam koşullarının değiştirilmesi gerektiğini savunan Ataş, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Abdullah Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin mimarı ve siyasi koordinatörüdür. Sürecin siyasi ve toplumsal bir sonuca ulaşabilmesi için Sayın Öcalan'ın özgür şart ve koşullarda tarihî rolünü yerine getirmesi gerekmektedir.”

Ataş, demokratik çözüm sürecinin yalnızca açıklamalarla değil, somut siyasi ve hukuki adımlarla ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

“Devlete değil, halkımıza ve mücadelemize güveniyoruz”

Barış sürecine ilişkin toplumda yürütülen tartışmalara da değinen Ataş, devletin geçmişteki politikaları nedeniyle güvensizlik yaşandığını ifade etti.

Bazı kesimlerin sürece ilişkin güven sorunu dile getirdiğini belirten Ataş, bu kaygıların tarihsel deneyimlerden kaynaklandığını söyledi.

Ataş, şöyle konuştu:

“Bazı arkadaşlarımız devlete güvenmediklerini söylüyor. Bu doğrudur. Bizim de Türkiye'deki iktidara ve devlete güvenimiz yok. Kürt özgürlük hareketi mücadelesinin başlangıcında devlete güvenmiyordu, bugün de aynı noktadadır.”

Ancak bu durumun barış ve demokratik çözüm mücadelesinden vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Ataş, halkın örgütlü gücüne duydukları güveni vurguladı.

“Bizim güvenimiz halkımızadır. Hapishanelerde direnen arkadaşlarımızadır. Sayın Öcalan'adır. Her şeyden önce her Kürt bireyinin kendisine ve kendi gücüne güvenmesi gerekir.”

“Sürgün, cezaevi ve inkâr Kürt halkının kaderi değildir”

Konuşmasının devamında Kürt halkının tarihsel mücadelesine değinen Ataş, sürgün, tutuklama, inkâr ve katliamların Kürt halkının kaderi olarak kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kürtlerin kimliklerini, varlıklarını ve onurlarını korumak için uzun yıllardır mücadele ettiğini belirten Ataş, şöyle devam etti:

“Bundan sonra sürgün edilmek, cezaevine konulmak, yok sayılmak ve katliamlara uğramak Kürt halkının kaderi değildir. Kürt halkı varlığı, kimliği ve onuru için yüz yıldır direniyor. Hiçbir zaman başını eğmedi, bundan sonra da eğmeyecektir.”

Ataş, özellikle son 50 yılda yürütülen mücadelenin Kürt halkının varlığının uluslararası alanda tanınmasına katkı sunduğunu savundu.

“Kongremiz birlik ve özgürlüğe vesile olsun”

Konuşmasının son bölümünde DEM Parti Adana İl Örgütü'nde bugüne kadar görev yapan yöneticilere ve emek verenlere teşekkür eden Ataş, kongrede göreve gelecek yeni yönetime başarılar diledi.

Parti örgütünün çalışmalarında emeği bulunanların katkılarının önemli olduğunu belirten Ataş, örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ataş, “Bugüne kadar örgütümüzde emek veren bütün arkadaşlarımızın emeğine sağlık diyor, kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu kongreyle göreve gelecek arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz” dedi.

Kongrenin Kürt halkının birliğine ve özgürlüğüne katkı sunmasını temenni eden Ataş, konuşmasını katılımcıları selamlayarak ve üç kez “Serkeftin” (Başarı/Zafer) diyerek tamamladı.