EM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez'in iş akdinin feshedilmesine ilişkin iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Kordu, Milli Eğitim Bakanı'nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kararın hukuki gerekçelerinin ve akademik özgürlük açısından doğurduğu sonuçların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Kordu, önergesinde Prof. Dr. Bilmez'in 21 yıldır görev yaptığı İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki iş akdinin 3 Temmuz 2026 tarihinde feshedilmesinin kamuoyunda akademik özgürlük, üniversite özerkliği ve bilim insanlarının çalışma güvencesi bakımından ciddi tartışmalara yol açtığını belirtti.

Bilmez'in kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, işten çıkarılmasına gerekçe olarak Türk vatandaşlığından çıkmış olması ve Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) görüş yazısının gösterildiğini hatırlatan Kordu, akademisyenin yaklaşık 26 yıldır Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında aynı hukuki statüyle görev yaptığını, bu durumun uzun yıllar herhangi bir engel oluşturmazken bugün fesih gerekçesi yapılmasının kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu ifade etti.

Önergede, Prof. Dr. Bilmez'in görevine son verilmesinin; Kürtler, Aleviler, azınlıklar, dil hakları ve Türkiye'nin yakın tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla, özellikle de kısa süre önce yayımlanan "Dersim Kırımı Envanteri" adlı kitabıyla bağlantılı olabileceği yönündeki değerlendirmelerine de yer verildi. Aynı yönde açıklamaların, üyesi bulunduğu DİSK/Sosyal-İş Sendikası tarafından da yapıldığı hatırlatıldı.

Anayasa'nın 27. maddesinin bilim ve sanat özgürlüğünü güvence altına aldığına dikkat çeken Kordu, akademisyenlerin araştırma konuları nedeniyle idari yaptırımlarla karşı karşıya kaldıkları yönündeki iddiaların yalnızca bireysel hak ihlali değil, üniversitelerin bilimsel bağımsızlığı açısından da kaygı verici olduğunu vurguladı.

Toplumsal barış, demokratikleşme ve geçmiş hak ihlalleriyle yüzleşme süreçlerinde akademik araştırmaların önemli rol oynadığına işaret eden Kordu, bu alandaki çalışmaların baskı altında yürütüldüğü yönündeki algının demokratikleşme çabalarını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Bakanlığa Yöneltilen Sorular

Ayten Kordu, Milli Eğitim Bakanı'ndan şu sorulara yanıt verilmesini istedi:

Ali Bozan Tarsus Musalla Mahallesi'nden seslendi: "Öğrenciler daha fazla bekleyemez"
Ali Bozan Tarsus Musalla Mahallesi'nden seslendi: "Öğrenciler daha fazla bekleyemez"
İçeriği Görüntüle
  • Prof. Dr. Bülent Bilmez'in iş akdinin feshine dayanak gösterilen YÖK görüş yazısı hangi tarihte ve hangi yasal gerekçeyle hazırlanmıştır? Uzun yıllardır engel teşkil etmeyen hukuki statü neden 2026 yılında görevine devamına engel olarak değerlendirilmiştir?
  • Bilmez'in Kürtler, Aleviler, azınlıklar, dil hakları ve Türkiye'nin yakın tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmaların veya "Dersim Kırımı Envanteri" adlı eserinin iş akdinin feshedilmesi sürecinde doğrudan ya da dolaylı herhangi bir etkisi olmuş mudur?
  • Türkiye'nin yakın tarihi, Kürt meselesi, Aleviler, azınlıklar ve geçmiş hak ihlallerine ilişkin bilimsel araştırmaların hiçbir idari ya da siyasi baskıya maruz kalmadan yürütülebilmesini güvence altına almak amacıyla Bakanlığın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
  • Geçmişte yaşanan hak ihlalleri ve toplumsal travmalarla yüzleşmeye katkı sunan akademik çalışmaların teşvik edilmesine yönelik herhangi bir strateji veya destek programı planlanmakta mıdır?
  • Vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin bilimsel çalışma alanları nedeniyle idari baskıya maruz kaldıkları yönündeki iddiaları inceleyen bir mekanizma bulunmakta mıdır? Son beş yılda bu kapsamda Bakanlığa ulaşan başvuru sayısı kaçtır?
  • İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yaklaşık bir yıldır devam ettiği belirtilen yönetim sürecinde akademik özgürlük, öğretim elemanlarının çalışma güvencesi ve ifade özgürlüğü bakımından Bakanlık tarafından herhangi bir denetim veya değerlendirme yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

Kordu, söz konusu sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasının hem akademik özgürlüğün korunması hem de kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi