DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Bolu F Tipi Cezaevi’nde yaşanan işkence vakası üzerinden cezasızlık politikasını Meclis gündemine taşıdı. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına rağmen faillerin korunmasına ve işkence tazminatının “iaşe bedeli” adı altında geri alınmasına sert tepki gösterdi.

“İşkence Tekil Değil, Süreklilik Arz Eden Bir Uygulama”

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamada, Türkiye’de ceza infaz kurumlarının hukukun askıya alındığı, işkence ve kötü muamelenin sıradanlaştırıldığı kapalı rejim alanlarına dönüştürüldüğünü belirtti.

Aslan, bugün paylaşılan başvuruların, yaşananların münferit bir ihlal değil; bilinçli, sistematik ve süreklilik arz eden bir uygulama olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde İşkence: Belgeli Ama Cezasız

Açıklamada, Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Naif Bal’ın, 17 Ocak 2008 tarihinde infaz ve koruma memurlarının işkencesine maruz kaldığı hatırlatıldı. Olayın adli muayene raporlarıyla açıkça belgelenmiş olmasına rağmen, cezaevi idaresinin failler hakkında herhangi bir disiplin cezası vermediği vurgulandı.

Yargı sürecinde ise fiilin “işkence” olarak tanımlanmasından özellikle kaçınıldığına dikkat çeken Aslan, mağdurun cezalandırıldığını, kamu görevlilerinin ise sistematik biçimde korunduğunu ifade etti. Şiddetin, “zor kullanma yetkisinde sınırın aşılması” gibi dar ve hafifletici kavramlarla ele alınmasının, yaşananların ağırlığını görünmez kıldığı belirtildi.

AYM İhlal Tespit Etti, Ancak İşkencenin Adı Konulmadı

Anayasa Mahkemesi’nin, söz konusu olayla ilgili yapılan iki ayrı bireysel başvuruda, kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma ve yargılamaların Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağını” ihlal ettiğine karar verdiği hatırlatıldı.

Ancak Aslan, en yüksek yargı merciinin ihlal tespitine rağmen, iç hukuk pratiğinde işkence kavramının bir kez daha kurulmadığını belirtti. Yeniden yapılan yargılamalarda faillerin orantısız ve caydırıcılıktan uzak cezalarla karşılaştığını ifade eden Aslan, son aşamada verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının halen istinaf incelemesinde olduğunu kaydetti.

İHD Adana Taşköprü’de Barış Zinciri Oluşturdu: “Israrla Barış, Demokrasi ve İnsan Hakları”
İHD Adana Taşköprü’de Barış Zinciri Oluşturdu: “Israrla Barış, Demokrasi ve İnsan Hakları”
İçeriği Görüntüle

“Sorun Cezanın Düşüklüğü Değil, İşkencenin Tanınmaması”

Bu tablonun yalnızca cezanın düşüklüğünü değil, işkencenin adını koymaktan imtina eden bir yargısal zihniyeti ortaya koyduğunu vurgulayan Aslan, “Fiil işkence olarak tanınmadığı sürece verilen her karar eksik, her yaptırım sembolik kalmaktadır” dedi.

İşkence Tazminatı ‘İaşe Bedeli’ne Mahsup Edildi

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Anayasa Mahkemesi’nin ihlalin giderimi amacıyla hükmettiği tazminata ilişkin oldu. Aslan, söz konusu tazminatın cezaevi idaresi tarafından “iaşe bedeli” adı altında çıkarılan bir amme borcuna mahsup edildiğini belirtti.

Buna göre, işkenceye uğradığı Anayasa Mahkemesi kararıyla sabit olan bir mahpusun tazminatı, devletin başka bir kurumu eliyle fiilen geri alındı. Aslan, bu uygulamanın hak arama özgürlüğünü caydırdığını, cezasızlığı derinleştirdiğini ve Anayasa Mahkemesi kararlarını fiilen etkisizleştirdiğini söyledi.

Meclis ve Komisyonlara Başvuru Yapıldı

Nevroz Uysal Aslan, bu kapsamda Adalet Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdiklerini, ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na ayrıntılı bir başvuru yaptıklarını açıkladı.

Başvurularda şu taleplerin yer aldığı belirtildi:

  • İşkence ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağına ilişkin tazminatların amme borcuna mahsup edilemeyeceğinin açıkça kabul edilmesi

  • İşkence fiillerinin sistematik biçimde daha hafif hukuki nitelendirmelerle ele alınmasının cezasızlığın asli araçlarından biri olduğunun kabul edilmesi

  • Ödeme gücü bulunmadığı belgelerle sabit olan mahpuslara çıkarılan borçların hangi kriterlerle “ödenebilir” sayıldığının açıklanması

  • Anayasa Mahkemesi kararlarının idari işlemler yoluyla boşa düşürülüp düşürülmediğinin araştırılması

“Cezasızlık Sürdükçe Adalet Kâğıt Üzerinde Kalır”

Açıklamasını sert ifadelerle sonlandıran DEM Partili Aslan, “Cezasızlık sürdükçe adalet yalnızca kâğıt üzerinde kalır. Biz susmayacağız. Hakikati de, hesabı da bu ülkenin gündeminde tutmaya devam edeceğiz” dedi.

Muhabir: Güven BOĞA